Hong Kong bankacılık sektörünün kuantum bilişim risklerine hazırlık seviyesi 10 üzerinden 2,3 puan olarak ölçüldü. Bankaların yaklaşık yarısının post-kuantum kriptografiye geçiş planını henüz yazılı hale getirmediği ortaya çıktı.
CoinDesk’e göre Hong Kong Para Otoritesi(HKMA), 27’sinde (yerel saatle) 8. FiNETech konferansında bankaların kuantum çağına hazırlık durumunu ele alan bir beyaz kitap yayımladı. Belgede HKMA’nın ilk kez hesapladığı Kuantum Hazırlık Endeksi(Quantum Preparedness Index) de yer aldı. Endeks, bu yılın başında bankalarla yapılan ankete dayanıyor.
Kuantum Hazırlık Endeksi bankaların durumunu farkındalık, planlama, pilot uygulama ve fiili hazırlık olmak üzere dört aşamada izliyor. Hong Kong bankalarının aldığı 2,3 puan, sektörün büyük ölçüde ilk aşama olan ‘farkındalık’ seviyesinde kaldığını gösteriyor. Başka bir ifadeyle risk biliniyor ancak gerçek dönüşüm çalışmaları hâlâ başlangıç düzeyinde.
Ayrıntılı veriler de aynı tabloyu destekledi. Ankete katılan bankaların yaklaşık yüzde 68’i en azından temel farkındalık seviyesine ulaştı ya da planlama ve pilot uygulama aşamasına geçti. Buna karşılık geri kalan bankalar kuantum risklerine karşı henüz adım atmadı. Yaklaşık yarısı ise kuantuma dayanıklı şifreleme olarak bilinen post-kuantum kriptografiye(PQC) geçiş planını belgeleyemedi.
Konuyu yönetim kurulu düzeyinde ele alan bankaların oranı yaklaşık yarıda kaldı. Kuantumla ilgili teknolojileri gerçekten inceleyen veya test eden bankalar ise üçte bir seviyesinde kaldı. Bu durum, düzenleyici kurumun kuantum riskini finans sektörü için güncel bir başlık haline getirmesine rağmen bankaların iç uygulamalarında hızın henüz yeterli olmadığını gösteriyor.
Finans sektörünün kuantum bilişimi bir güvenlik meselesi olarak görmesinin nedeni, modern finans altyapısının büyük ölçüde kriptografiye dayanması. Bankalar özellikle ‘şimdi topla, sonra şifresini çöz’ anlamına gelen Harvest Now, Decrypt Later saldırılarına açık olabilir. Bu yöntemde saldırgan, bugün şifreli verileri ele geçirip saklıyor; ileride kuantum donanımı yeterince geliştiğinde bu verilerin şifresini çözmeyi hedefliyor. Uluslararası Ödemeler Bankası’nın(BIS) Proje Leap(Project Leap) çalışması, bu riski finansal sistem için acil bir tehdit olarak tanımladı.
Blokzincir ağları da aynı sorundan tamamen bağımsız değil. Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH), açık anahtarlı kriptografiye dayanıyor. Banka güvenliğini ve blokzincir ağlarını fiilen kırabilecek ölçekte büyük bir kuantum bilgisayar henüz mevcut değil. Ancak bazı tahminler, riskin en erken 2029’da somutlaşabileceğine işaret ediyor.
HKMA, Kuantum Hazırlık Endeksi’ni 2030’a kadar tam puan olan 10’a çıkarmayı hedefliyor. Bu kapsamda Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi(HKUST) İşletme Okulu ile birlikte bir post-kuantum kriptografi araç seti geliştiriliyor. Banka çalışanlarının yetkinliğini artırmak ve ‘kripto çevikliği’ olarak bilinen crypto agility kapasitesini iyileştirmek için atölyeler de düzenlenecek. Kripto çevikliği, mevcut şifreleme yöntemlerinin ihtiyaç halinde hızlı biçimde değiştirilebilmesi anlamına geliyor.
ABD de benzer bir takvim üzerinde ilerliyor. ABD Başkanı Donald Trump kısa süre önce iki başkanlık kararnamesine imza attı. Bunlardan biri 2028’e kadar bilimsel araştırmalarda kullanılabilecek düzeyde bir kuantum bilgisayara sahip olmayı hedefliyor. Diğeri ise federal hükümet sistemlerinin 2030-2031 dönemine kadar post-kuantum kriptografiye geçirilmesini gerektiriyor.
HKMA’nın beyaz kitabı, asıl belirsizliğin kuantum tehdidinin ne zaman geleceğinden çok dönüşümün ne kadar süreceğinde olduğunu gösteriyor. Büyük finans kuruluşlarında şifreleme altyapısını değiştirmek yıllar alabilen bir süreç. Hong Kong’un 2,3 puanı, tehdidin bugün gerçekleştiğine dair bir işaret değil; hazırlığı ertelemenin giderek zorlaştığına yönelik güçlü bir uyarı niteliği taşıyor. Bu nedenle hem finans sektörü hem de kripto varlık piyasası için post-kuantum kriptografiye geçiş hızı önümüzdeki dönemin ana gündemlerinden biri olmaya aday.
Yorum 0