ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu ve çok sayıda geminin boğazdan geçiş yaptığını söyledi. Açıklama, ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukasının sürdüğü bir dönemde geldi ve petrol arzı, dolar hareketleri ile Bitcoin(BTC) gibi riskli varlıklara yönelik piyasa iştahını etkileyebilecek jeopolitik bir gelişme olarak öne çıkıyor.
CryptoBriefing, 19'unda (yerel saatte) yayımladığı haberde Trump'ın açıklamasının, Hürmüz Boğazı'nın tamamen kapanacağı senaryosunu fiyatlayan tahmin piyasalarını etkileyebileceğini aktardı. Habere göre 31 Ağustos'a kadar boğazdan geçen gemi sayısının sıfıra inme ihtimali yüzde 42,2 olarak fiyatlanıyor.
Açıklamanın asıl önemi, boğazın tamamen normale döndüğünün ilan edilmesinde değil, abluka ile kısıtlı geçişin aynı anda sürmesinde yatıyor. Trump boğazın açık olduğunu söylese de habere göre ABD ile İran arasındaki gerilim sürerken deniz üzerindeki baskı da artmaya devam ediyor.
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ile Umman Körfezi'ni birbirine bağlayan deniz geçidi konumunda. Orta Doğu kaynaklı ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın uluslararası piyasalara ulaştığı en kritik güzergahlardan biri olduğu için, geçişte yaşanacak aksama petrol fiyatını, navlun bedellerini, sigorta primlerini ve dolar hareketlerini aynı anda etkileyebiliyor.
Tahmin piyasasında öne çıkan yüzde 42,2'lik oran, gerçek geçiş istatistiklerini değil, belirli bir senaryonun gerçekleşme olasılığının piyasa fiyatına yansımasını gösteriyor. Dolayısıyla bu rakam boğazın kapanacağının kesinleştiği anlamına gelmiyor; katılımcıların Ağustos sonuna kadarki riski ne ölçüde fiyata dahil ettiğini gösteren bir gösterge olarak okunmalı.
Kripto para piyasasıyla bağlantı da bu noktadan kuruluyor. Hürmüz kaynaklı risk, küresel petrol fiyatlarını ve doları güçlendirip risk iştahını azaltırsa, Bitcoin başta olmak üzere kripto paralar da bu değişimden etkilenebilir.
Yine de Trump'ın açıklamasının BTC veya diğer büyük tokenların fiyatına ne ölçüde yansıyacağını bugünden net rakamlarla ortaya koymak güç. Bu gelişme, kripto varlıklara özgü bir arz-talep değişiminden çok, makro ve jeopolitik risklerin tüm riskli varlıklara yayıldığı bir aktarım kanalına daha yakın duruyor.
TokenPost daha önce Hürmüz geçişlerinin azaldığı ve bazı yüklemelerin yeniden başladığı gelişmeyi aktarmıştı. O dönemki tartışma, gemi hareketlerindeki azalma ile yüklemelerin yeniden başlamasının aynı anda görülmesi nedeniyle gerçek arz kesintisinin boyutunu belirlemenin zorlaştığı yönündeydi.
Bunun yanında Hürmüz geçiş güzergahları ve boğazın tam olarak yeniden açılmasına yönelik koordinasyon süreci de devam ediyor. Bu tür süreçlerde genellikle yalnızca boğazın açık ya da kapalı olması değil; rota tahsisi, gemi güvenliği, maliyet paylaşımı ve çevre ülkelerle yürütülen görüşmeler de birlikte hareket ediyor.
Güney Kore piyasası açısından da bir bağlantı noktası bulunuyor. Orta Doğu kaynaklı enerjiye bağımlılığı yüksek bir ithalatçı ülke olan Güney Kore için Hürmüz geçiş koşullarındaki değişim, enerji ithalat maliyetlerini, deniz taşımacılığı riskini ve yerel finans piyasalarındaki risk iştahını etkileyebilir.
Piyasa açısından bakıldığında artık tek başına 'kapalı mı, açık mı' sorusundan çok, fiili geçiş hacmi ve güvenliğin sağlanıp sağlanmadığı öne çıkıyor. Şu an için kesinleşen bilgi, Trump'ın geçişin sürdüğünü söylemesi ve tahmin piyasalarının 31 Ağustos'a kadar sıfır gemi geçişi ihtimalini yüzde 42,2 olarak fiyatlamasından ibaret.
Yorum 0