Yabancı yatırımcılar 9-15 Ağustos haftasında Japonya'nın uzun vadeli tahvillerinden 1 trilyon 249,9 milyar yenlik net satış yaptı, Japon hisse senedi ve yatırım fonu paylarında ise 621,2 milyar yenlik net alım gerçekleştirdi.
Japonya Maliye Bakanlığı bu verileri, 20'sinde (Türkiye saatiyle 02.50, Japonya saatiyle 08.50) yayımladığı haftalık uluslararası menkul kıymet işlemleri istatistiğinde açıkladı. Söz konusu istatistik, belirlenmiş büyük yatırım kuruluşlarının raporlarına dayanan, ödemeler dengesi türünde bir fon akışı verisi.
'Net alım' edinimin elden çıkarmayı aştığı, 'net satım' ise tam tersi durumu ifade ediyor. Bu veride tahvil satışı ifadesi tüm tahvilleri değil, yalnızca uzun vadeli tahvil kalemini kapsıyor.
Aynı dönemde kısa vadeli tahvillerde de 1 trilyon 207,5 milyar yenlik net satış görüldü. Kısa vadeli kağıtlar da hesaba katıldığında yabancı yatırımcılar Japon tahvil piyasasında hem uzun hem kısa vadeli enstrümanları elden çıkarmış oldu; buna karşın hisse senedi ve yatırım fonu paylarında alım ağır bastı.
Tablo bir önceki haftanın tam tersiydi. 2-8 Ağustos döneminde yabancı yatırımcılar Japon hisse senedi ve yatırım fonu paylarında 368,6 milyar yenlik net satış yaparken, uzun vadeli tahvilde 558,9 milyar yenlik net alım yapmıştı. Bir hafta içinde hisse tarafı alıma, uzun vadeli tahvil tarafı ise satışa döndü.
Bu hareketin arka planında yen kuru ve Japon tahvil faizlerindeki dalgalanmalar var. Japonya Maliye Bakanlığı 3'ünde yaptığı açıklamada, 31 Temmuz'da ABD Hazinesi ile koordineli şekilde yen aldığını, bu adımın aşırı ve düzensiz kur hareketlerine karşı atıldığını belirtti.
Söz konusu fon akışı, Maliye Bakanlığı'nın 3'ünde açıkladığı yen alımı bildirisinin ardından Japon makamlarının kur savunma konusunda tetikte kaldığı bir dönemde gerçekleşti. Bakanlık o açıklamada, gerekirse ek ortak müdahaleden çekinmeyeceğini de vurgulamıştı.
Japonya Merkez Bankası (BOJ) da uzun vadeli faizlerdeki yükselişi piyasa yapısındaki değişimle birlikte açıkladı. BOJ, 4'ünde yayımladığı değerlendirmede 2024 yazından bu yana uzun vadeli Japon devlet tahvili alımlarını kademeli olarak azalttığını, son dönemdeki faiz yükselişinde ise çekirdek enflasyondaki artış gibi etkenlerin de bir ölçüde rol oynadığını belirtti.
BOJ, bankaların ve hanehalklarının devlet tahvili sahipliğini kademeli olarak artırdığını ancak portföy uyumunun zaman alabileceğini aktardı. Merkez bankasının alımlarını kıstığı bu dönemde özel sektörün tahvilleri ne ölçüde absorbe edeceği, uzun vadeli faizlerin seyri için kilit değişken olarak öne çıkıyor.
Piyasa fiyatları da aynı eğilimi yansıttı. MarketWatch, Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 2,895 seviyesinde hareket ederek 30 yıl aradan sonra yüzde 3 sınırına yaklaştığını aktardı.
Barron's ise Nikkei endeksinin yüzde 3,2 gerileyerek 65.326,42 puandan kapandığını duyurdu. Yükselen faizler ve azalan risk iştahının Japon hisse senedi piyasası üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi.
Yabancı fon akışı Japonya içinde varlık sınıfına göre ayrıştı. Uzun vadeli tahvil satışı, faiz yükselişi döneminde tahvil fiyatları üzerindeki baskıyı yansıtan bir hareket olarak okunabilir. Hisse tarafındaki net alım ise bir önceki haftaki satışın kısmen tersine döndüğü bir eğilim olarak değerlendirilebilir.
Ancak yalnızca Maliye Bakanlığı verilerine bakarak yabancı yatırımcıların neden uzun vadeli tahvili satıp hisseye yöneldiğini kesin olarak söylemek mümkün değil. İstatistik yalnızca işlem yönünü gösteriyor; kur beklentisi, faiz değerlendirmesi, kâr realizasyonu veya risk iştahı tercihi gibi bireysel motivasyonları ayırt etmiyor.
Yatırımcılar için önemli olan nokta, yen kuru ile Japon faizlerinin eş zamanlı hareket etmesi. Yendeki değer kaybı derinleştikçe Japon makamlarının müdahale ihtimaline dair tetikte olma hâli güçleniyor; uzun vadeli faizler yükseldikçe de bu baskı küresel tahvil piyasaları ve teknoloji hisselerinin değerlemesine sıçrayabiliyor.
Maliye Bakanlığı, haftalık istatistik rakamlarına revizyon işareti eklenebileceğini ve yuvarlamalar nedeniyle toplamların tutmayabileceğini belirtti. Bir sonraki haftalık istatistik, 16-22 Ağustos dönemine ait verileri kapsayacak şekilde 27'sinde açıklanacak.
Yorum 0