ABD'de iflas başvuruları, 30 Haziran'da sona eren 12 aylık dönemde 608.511'e ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 12,2 arttı. Şirket iflasları ve tahvil faizlerindeki seyir, ABD ekonomisinde resesyon ihtimalini yeniden gündeme taşıyor.
Business Insider'ın haberine göre, Fin ekonomist Tuomas Malinen(Tuomas Malinen), ABD ekonomisine dair üç temel göstergeyi inceledi ve şirket iflasları ile özel sektör getiri eğrisinin resesyon ihtimaline işaret ettiğini belirtti. Malinen resesyonun ne zaman başlayacağına dair net bir tarih vermedi, ancak "ABD ekonomisinin tabanının pratikte her an çökebileceğini kabul etmemiz gerekiyor" dedi. Bu sözler, borsalardaki güçlü seyre rağmen ekonominin iç dinamiklerinde kırılganlığın arttığına işaret ediyor.
Malinen'in incelediği üç değişken ABD iflasları, tahvil getirileri ve imalat sektöründeki yeni siparişlerdi. Bunlardan iflaslar ve tahvil getirileri 'uyarı sinyali', imalat siparişleri ise 'olumlu sinyal' olarak öne çıktı. Malinen, ABD borsalarındaki yükseliş ve görünürdeki büyümeye rağmen ekonominin iç yapısında kırılganlığın büyüdüğünü savundu.
ABD Mahkemeler İdaresi'nin 28 Temmuz'da paylaştığı verilere göre, 30 Haziran'da sona eren 12 aylık dönemde iflas başvuruları 608.511'e ulaşarak bir önceki yılın aynı dönemindeki 542.529 başvurunun yüzde 12,2 üzerinde gerçekleşti. Şirket iflasları yüzde 16,9 artışla 26.941'e, şirket dışı iflaslar ise yüzde 12 artışla 581.570'e yükseldi. Toplam iflas başvuruları, 2022 yılının Haziran ayında 380.634 ile dip yaptıktan sonra her çeyrekte artış gösterdi.
İflas başvurularındaki artış, hane halkı ve şirketlerin borç yükünü gösteren gecikmeli (lagging) bir gösterge olarak kullanılıyor. Genellikle ekonomik yavaşlama zaten yaşandıktan sonra yükselse de, finansal koşulların hızla bozulduğu dönemlerde kredi piyasasındaki huzursuzluğu büyüten bir sinyal olarak da yorumlanabiliyor.
Tahvil piyasasında ise özel sektör getiri eğrisi uyarı göstergesi olarak öne çıkıyor. Malinen, vadesi 20 yıl ve üzeri Baa dereceli şirket tahvillerinin faiziyle bankaların prim faizi arasındaki farkı inceledi. Bu getiri eğrisinin Kovid-19 resesyonu, küresel finans krizi, 2000'lerin başındaki resesyon ve 1990'ların başındaki resesyon öncesinde pozitife döndüğünü belirtti.
Şirket tahvili faizlerinin banka prim faizinin üzerine çıkması, şirket kredi riskinin daha güçlü fiyatlandığı ya da piyasanın faiz artış beklentisinin yükseldiği şeklinde okunabiliyor. Business Insider, söz konusu eğrinin tersine dönmeye yaklaştığını aktardı; Malinen ise bunu ABD'de resesyonun 'yakın bir başlangıcının' habercisi olarak değerlendirdi.
Karşıt bir sinyal de var. ABD Tedarik Yönetimi Enstitüsü (ISM), temmuz ayına ait imalat sektörü yeni siparişler endeksinin 56,7 ile haziran ayındaki 56,0'ın 0,7 puan üzerinde gerçekleştiğini açıkladı. İmalat siparişleri, Malinen'in incelediği üç değişken arasında tek olumlu gösterge olarak öne çıktı.
ISM yeni siparişler endeksi, imalatçı firmaların sipariş akışını gösteren bir gösterge. Genellikle 50 üzeri genişlemeyi, 50 altı ise daralmayı işaret ediyor sayılıyor. Yeni siparişlerin genişleme bölgesinde kalması, üretim ve istihdamın kısa vadede sert şekilde gerilemeyebileceği yönündeki karşı görüşe dayanak oluşturuyor.
Malinen, imalat siparişlerindeki bu artışın yapay zeka (AI) veri merkezi patlamasına dayanıyor olabileceğini düşünüyor. ABD ekonomisinde yalnızca belirli alanların canlandığını, bu alanlardaki başarının aniden tersine dönebileceğini söyledi. Ayrıca AI'ya dayalı işlemlerin çökmesi halinde, dot-com balonunun patlamasından sonrakine benzer bir şekilde resesyonun aniden başlayabileceğini öne sürdü.
AI yatırımları son dönemde ABD şirket bilançolarını ve tahvil piyasasını birlikte hareket ettiren temel değişkenlerden biri olarak öne çıkıyor. TokenPost daha önce AI yatırım yükünün şirket tahvili ihracını ve spread genişlemesini nasıl tetiklediğini aktarmıştı. Veri merkezi ve grafik işlem birimi (GPU) rekabeti, gelir büyümesi beklentisini artırırken borçlanma yükünü ve nakit akışı baskısını da büyütüyor.
Ancak Malinen'in analizi Wall Street'teki genel görüşten uzak duruyor. Business Insider, Malinen'in yıllardır ABD ekonomisine dair karamsar uyarılarda bulunan bir isim olduğunu, çoğu tahmin kuruluşunun ise büyümenin süreceğini ve AI patlamasının da devam edeceğini öngördüğünü aktardı.
Atlanta Fed'in GDPNow modeli, 6 Ağustos itibarıyla üçüncü çeyrek ABD reel gayrisafi yurt içi hasıla büyümesini yıllıklandırılmış yüzde 5,8334 olarak tahmin ediyor. Bu rakam, Malinen'in öne sürdüğü kredi ve iflas göstergelerindeki uyarı ile reel büyüme tahminlerinin birbirinden ayrıştığını gösteriyor.
Türk yatırımcılar için asıl önemli nokta, ABD'deki büyüme tartışmasının faizlere ve riskli varlık fiyatlarındaki oynaklığa yansıyabilmesi. İflaslar ve şirket tahvili faizleri kredi koşullarını, ISM yeni siparişler endeksi ise reel talebi ölçüyor. Bu analiz resesyonun kesinleştiğini değil, kredi piyasası ile imalat verilerinin birbirinden ayrıştığı bir dönemi gösteriyor.
Yorum 0