Yapay zeka altyapı yatırımlarının büyümesiyle birlikte büyük teknoloji şirketlerinin kredi riski artık tahvil ve türev piyasalarının en çok tartışılan konusu haline geldi. Bu yıl yapay zekayla bağlantılı borç ihracının yaklaşık 500 milyar dolara ulaştığı ortaya çıktı.
Goldman Sachs(GS), 5 Ağustos'ta (yerel saatle) yayımladığı 'Goldman Sachs Exchanges' bülteninde 2026'da yapay zekayla bağlantılı borç ihracının yaklaşık 500 milyar dolara ulaştığını duyurdu. Aynı raporda, hiper ölçekli (hyperscaler) şirketlerin tahvil ihracının 2025'te 108 milyar dolardan 2026'da şimdiye kadar 194 milyar dolara yükseldiği belirtildi.
Asıl mesele yapay zeka yatırımının kendisinden çok, bu yatırımların nasıl finanse edildiği. Veri merkezi, yarı iletken ve enerji altyapısı harcamaları büyüdükçe, elinde bol nakit bulunan teknoloji devleri bile tahvil piyasasına daha sık başvurmaya başladı. Goldman Sachs, hiper ölçekli şirketlerin toplam ihraç tutarının 2026'da 250 milyar dolara, 2027'de ise 400 milyar dolara çıkabileceğini öngördü.
Hiper ölçekli kavramı, büyük ölçekli bulut ve yapay zeka bilişim altyapısı işleten şirketleri tanımlıyor. Amazon(AMZN), Alphabet(GOOGL), Meta(META) ve Oracle(ORCL) gibi veri merkezi, sunucu ve enerji kapasitesine devasa sermaye ayıran şirketler bu grupta yer alıyor.
Reuters'e göre Goldman Sachs, şirket tahvillerini ve kredilerini hedef alan bir toplam getiri swapı (TRS) önerisini hedge fonlara sundu. TRS, yatırımcının bir varlığı doğrudan satın almadan fiyat dalgalanmasına ve faiz getirisine maruz kalmasını sağlayan bir türev sözleşmesi türü. Yani elinde tahvil bulunmayan yatırımcılar da bu sözleşmeler sayesinde kredi riskini hedge edebiliyor ya da yönlü işlem yapabiliyor.
Ancak büyük teknoloji şirketlerinin kredisine özel ayrı bir sentetik toplam getiri swapı paketinin var olduğu, Goldman Sachs'ın resmi açıklamasıyla doğrudan teyit edilmiş değil. Şu ana kadar kamuya açık şekilde doğrulanan tek şey; şirket tahvili ve kredisine yönelik TRS önerisi, yapay zeka borcu büyümesine dair analiz ve hiper ölçekli şirketlerin kredi marjlarındaki genişleme.
Kredi piyasasındaki baskı ihraç rakamlarına da yansıyor. Reuters, Amazon, Alphabet, Meta ve Oracle'ın 7 Temmuz'a (yerel saatle) kadar yaklaşık 194 milyar dolarlık tahvil ihraç ettiğini aktardı. İhraçtaki bu artışın, yatırım yapılabilir seviyedeki şirketlerin borçlanma marjını genişleten bir etken olduğu belirtiliyor.
Marj (spread), bir şirketin borçlanırken referans faiz oranı ya da devlet tahvili getirisi üzerine eklediği risk primi anlamına geliyor. Aynı kredi notuna sahip şirketler arasında bile, belirli bir sektörün ihraç hacmi hızla arttığında yatırımcılar daha yüksek faiz talep edebiliyor. Yapay zeka yatırımlarının hisse senedi piyasasındaki büyüme hikâyesinin ötesine geçip kredi piyasasında bir fiyatlama meselesine dönüşmesinin arka planında da bu var.
Oracle(ORCL), bu eğilimin en çok konuşulan örneği oldu. Quartz'a göre Oracle'ın 5 yıllık kredi temerrüt swapı (CDS) marjı, bir yıl önce 40 baz puan seviyesindeyken 2026 Ağustos itibarıyla 200 baz puanın üzerine çıktı. CDS, tahvil temerrüt riskinin alınıp satıldığı bir sözleşme; marj yükseldikçe ilgili şirketin kredi riskini hedge etmenin maliyeti de artıyor.
Bununla birlikte CDS marjındaki genişleme, gerçek temerrüt olasılığının aniden yükseldiği anlamına gelmiyor. Reuters'in yeniden yayımlanan bir köşe yazısına göre 12 Ağustos itibarıyla ABD'li hiper ölçekli şirketler için temerrüt hedge talebi arttı, fakat gerçek bir kredi olayı yaşanma olasılığı hâlâ düşük görülüyor. Piyasa şu anda temerrüdün kendisinden çok, bu büyük borçlanmanın hangi fiyattan sindirileceğine odaklanıyor.
Goldman Sachs(GS) ve Nvidia(NVDA), 10 Ağustos'ta (yerel saatle) yapay zeka altyapısı için bir finansman platformu kurmak amacıyla 500 milyar doların üzerinde üçüncü taraf sermaye harekete geçireceklerini duyurdu. Bu adım, yapay zeka altyapı yatırımı tartışmasının hisse senedi piyasasının sınırlarını aşıp sermaye piyasası yapısına dair bir soruna dönüştüğü sürecin parçası olarak değerlendiriliyor.
Nvidia, Apollo, BlackRock, Blackstone, Brookfield, Goldman Sachs ve KKR ile stratejik iş birliği duyurdu. Goldman Sachs Başkanı ve CEO'su David Solomon(David Solomon), "Nvidia'nın hesaplama gücünün desteklediği bir kredi piyasası yaratmak için yeni bir fırsat doğdu" dedi. Bu açıklama, yapay zeka altyapısının uzun vadeli nakit akışı ve teminatı olan bir kredi ürünü gibi ele alınmaya çalışıldığı şeklinde yorumlanıyor.
Bu yapı sayesinde büyük teknoloji ve yapay zeka altyapı şirketleri, dev yatırım harcamalarını çok daha geniş bir sermaye piyasasından karşılayabiliyor. Buna karşılık tahvil yatırımcıları ve hedge fonlar, aynı kredi riskini spot tahvil, TRS ve CDS gibi farklı araçlar üzerinden farklı biçimlerde üstlenmiş oluyor. Yapay zeka yatırım döngüsü uzadıkça finansman maliyeti ve risk transferinin yapısı, kârlılık değerlendirmesinin en kritik değişkeni haline geliyor.
Konu Kore piyasasında da yarı iletken tedarik zinciri, veri merkezi yatırımları ve yurt dışı kredi ürünlerine yapılan yatırımlarla bağlantılı görülüyor. Yatırımcılar artık Nvidia ve bulut şirketlerinin sadece finansal performansını değil, bu şirketlerin uzun vadeli sermayeyi hangi koşullarla topladığını da izliyor. Yapay zeka borcundaki büyümenin gerçek bir kredi olayına dönüşüp dönüşmeyeceği ayrı bir tartışma; ancak piyasanın şu anda takip ettiği şey, yapay zekanın para kazanıp kazanmadığından çok, yapay zeka yatırım harcamalarının hangi piyasadan ve hangi fiyattan finanse edildiği.
Yorum 0