Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

ECB'den Schnabel: Merkez bankaları zincir üstüne geçmeli

Isabel Schnabel (AI illüstrasyon) / TokenPost.ai

Avrupa Merkez Bankası (ECB), tokenizasyona uğramış finansal piyasalarda merkez bankası parasının doğrudan ödeme varlığı olarak kullanılmasına yönelik bir yaklaşım ortaya koydu. Kurumun değerlendirmesine göre toptan finansal ödemelerin istikrarını özel sektör kaynaklı stabil koinlerden ziyade merkez bankası parası daha sağlam biçimde destekleyebilir.

Isabel Schnabel(Isabel Schnabel), ECB Yönetim Kurulu Üyesi, Kore saatiyle 29'unda Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada "merkez bankaları dağıtık defter teknolojisini benimsemeli ve kendileri de zincir üstüne geçmeli" dedi. Schnabel, merkez bankası parasının zincir üstüne taşınmasının yalnızca ödeme altyapısını korumakla kalmayıp para politikası uygulamasını, teminat yönetimini ve likidite sağlamayı da modernize edebileceğini anlattı.

Schnabel, tokenize finansmanın öne çıkan avantajları olarak eşzamanlı takas ve programlanabilirliği gösterdi. Eşzamanlı takasta işlemin her iki tarafındaki koşullar ya birlikte gerçekleşiyor ya da birlikte iptal ediliyor. Programlanabilirlik ise akıllı sözleşmeler aracılığıyla teminat değişimi, marj yönetimi ve geri ödeme süreçlerinin otomatikleştirilebilmesi anlamına geliyor.

Bu yapının özellikle toptan finansal piyasalarda önemli olduğu değerlendiriliyor. Sınır ötesi işlemlerde ve zaman farkı bulunan işlemlerde teminatın önceden konumlandırılması gerekiyor, bu da ek bir yük yaratıyor. Programlanabilir ödeme yapısı bu sürtünmeyi azaltarak teminat hareketliliğini artırabiliyor.

Schnabel, stabil koinlerin merkez bankası parasının yerini almasının zor olduğunun altını çizdi. Stabil koinlerin merkez bankası parasını tamamlayıcı bir unsur olarak görülebileceğini, ancak finansal piyasaların istikrarlı biçimde büyüyebilmesi için kredi riski ve likidite riski taşımayan bir ödeme varlığına ihtiyaç olduğunu belirtti. Merkez bankalarının stres dönemlerinde likiditeyi esnek biçimde sağlayabildiğini de vurguladı.

Tokenize finansman, finansal varlıkları ve parayı dijital token biçiminde temsil edip işlem ve takas süreçlerini dağıtık defter teknolojisi (DLT) tabanlı platformlarda yürüten bir yapı. Bugüne kadar varlık ihracı ve işlem denemeleri öne çıkarken, ödeme varlığının ne olacağı sorusu ana tartışma konusu olarak kaldı. Schnabel'in açıklamaları, merkez bankası parasının bu ödeme katmanına doğrudan dahil olması gerektiği görüşüne ağırlık verdi.

ECB'deki tartışma Pontes ve Appia projelerine uzanıyor. Pontes, piyasanın dağıtık defter platformlarını Avro Sistemi'nin gerçek zamanlı brüt takas sistemi TARGET ile bağlayarak merkez bankası parası ödemelerini destekleyen kısa vadeli bir proje. Schnabel, Pontes'in devreye alınmasında nakit ödemelerin yasal kesinliğinin şimdilik TARGET2'de kalacağını, ancak nihai olarak ödeme kesinliğinin Avro Sistemi'nin kendi dağıtık defter platformunda gerçekleşeceğini söyledi.

ECB'nin açıklamasına göre Pontes, adından da anlaşılacağı gibi bir köprü işleviyle başlıyor ancak sadece bir bağlantı aracı olarak kalmıyor. Avro Sistemi'nin işlettiği dağıtık defter platformunda merkez bankası parası ödemeleri işlenecek, ilk lansmanın ardından akıllı sözleşme ve 7/24 çalışma özellikleri de kademeli olarak eklenecek.

Appia ise daha uzun soluklu bir proje. ECB, Appia kapsamında tek defter, merkez bankası tarafından işletilen defter ve birden fazla birlikte çalışabilir defter gibi çeşitli yapıları değerlendiriyor. Avro Sistemi, Appia'nın uzun vadeli çözüm yol haritasını 2028 yılına kadar hazırlamayı hedefliyor.

Schnabel, tek defter yapısının birlikte çalışabilirlik ve parçalanma sorunlarını azaltabileceğini belirtti. Ancak dayanıklılık, yönetişim ve inovasyon açısından zorluklar doğabileceğini de söyledi. Tek bir defterin piyasa altyapısında darboğaza dönüşebileceğine veya teknolojik bağımlılığı artırabileceğine de değindi.

Kore'li okuyucular için dikkat çekici nokta ise Güney Kore örneği. Schnabel, Güney Kore'nin Project Hangang(Project Hangang) girişiminin tek defter yapısını uygulamaya koyup test ettiğini aktardı. Merkez bankası parası, ticari banka parası ve finansal varlıkların aynı altyapıda ele alınmasının iki katmanlı para sistemini nasıl yeniden üretebileceğini gösteren bir örnek olarak sunuldu.

İki katmanlı para sisteminde merkez bankası nihai ödeme varlığını sağlarken, ticari bankalar mevduat gibi özel sektör ödeme araçlarını sunuyor. Schnabel'in vurgusu, teknoloji değişse de bu kurumsal ayrımın ortadan kalkmayacağı yönünde. Tokenize ortamda da merkez bankası parasının nihai takas referansı olarak kalması gerektiği anlatılıyor.

Sektördeki çıkarlar farklılaşabilir. Piyasa altyapısı şirketleri ve bankalar için merkez bankası parası ödeme ağı, tokenize işlemlere güven kazandıran bir temel olabilir. Buna karşılık özel stabil koinleri veya kendi ödeme tokenlerini öne çıkaran şirketler için bu, toptan finansal ödemelerin merkezinin kamu ödeme varlığına kayabileceği anlamına da geliyor.

Bu açıklamalar, kripto para fiyat hareketlerinden çok ödeme altyapısı ve düzenleme tasarımıyla ilgili bir konu. ECB'nin belgeleri Pontes ve Appia'yı ayrı girişimler değil tek bir strateji olarak tanımlıyor. Pontes kısa vadeli bağlantı çözümünü üstlenirken, Appia birlikte çalışabilirlik, standartlar, teminat yönetimi ve para politikası uygulamasının uzun vadeli yapısını ele alıyor.

Avro Sistemi, 2026'nın üçüncü çeyreğinde Pontes'in ilk ürününü devreye almayı, Appia çalışmasıyla da 2028'e kadar uzun vadeli çözüm yol haritasını sunmayı planlıyor. Schnabel'in bu konuşması, merkez bankası parasının tokenize finansmanın dışında kalmayıp ödeme altyapısının içine girmesi gerektiği yönündeki ECB tutumunu netleştirdi.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1