Güney Kore borsasında bankacılık endeksi geçen hafta yüzde 0,1 gerileyerek, yüzde 1,5 değer kaybeden Kospi endeksinin oldukça üzerinde bir performans sergiledi. ABD'de faiz artışı ihtimali ve döviz kurundaki oynaklık artarken banka hisseleri görece dayanıklı kaldı.
Hana Menkul Değerler'den analist Choi Jung-wook(Choi Jung-wook), 7'sinde yayımladığı raporda "geçen hafta banka endeksi yalnızca yüzde 0,1 düştü ve yüzde 1,5 gerileyen Kospi'nin üzerinde bir performans gösterdi" dedi ve "dolar/won kurunun 1.350 won bandına inmesiyle üçüncü çeyrekte bankaların kâr-zarar tablosuna ve çekirdek sermaye oranına (CET1) olan olumlu etkinin daha da genişleyeceği öngörülüyor" diye ekledi. Faiz ve kur hareketlerinin banka hisselerini yeniden gündeme taşıdığı görülüyor.
Banka hisselerine ilginin artmasının arkasında dolar/won kurundaki gerileme ve ABD tahvil faizlerindeki yükseliş var. Eylül ayında ABD'de faiz artırımı ihtimali belirsizliğini korurken tahvil faizlerindeki yükseliş sürdü, dolar/won kuru ise 1.350 won seviyesine kadar indi.
Faizlerdeki yükseliş genellikle bankaların net faiz marjında (NIM) iyileşme beklentisiyle ilişkilendiriliyor. Ancak mevduat ve kredi faizleri aynı hızda hareket etmediği için gerçek kârlılık artışının boyutu fonlama maliyeti ve kredi büyümesine göre değişebilir.
Kur düşüşü bankaların sermaye oranlarını da etkiliyor. Kur yükseldiğinde döviz varlıklarının won karşılığı büyüyor ve riske göre ağırlıklandırılmış varlıklar artıyor; bu durum çekirdek sermaye oranı üzerinde baskı yaratıyor. Kur gerilediğinde ise aynı mekanizma sermaye oranını korumaya yardımcı olabiliyor.
Geçen hafta ABD tahvil faizleri, Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını yükseltmesiyle önce arttı, ardından Federal Rezerv (Fed) yetkililerinin güvercin açıklamalarıyla geriledi. Beklentilerin üzerinde gelen istihdam verilerinin ardından faizler yeniden yükseldi.
Raporda yer alan verilere göre ABD 2 yıllık tahvil faizi 1 baz puan artışla yüzde 4,37'ye, 10 yıllık tahvil faizi ise 5 baz puan artışla yüzde 4,78'e yükseldi. Kısa ve uzun vadeli faizlerin birlikte yükselmesiyle banka hisseleri yeniden 'faize duyarlı sektör' olarak değerlendirilmeye başlandı.
Won'un güçlenmesi de bankacılık sektörünün kâr-zarar tablosunda bir değişken olarak öne çıktı. Hana Menkul Değerler, mevcut kur seviyesinin korunması durumunda IBK'nın(Industrial Bank of Korea) yaklaşık 250 milyar won, Hana Financial Group'un yaklaşık 200 milyar won, Woori Financial Group'un ise yaklaşık 130 milyar won tutarında döviz çevrim kârı kaydedebileceğini öngördü.
Büyük finans holdinglerinin üçüncü çeyrek çekirdek sermaye oranının 20-40 baz puan kadar yükselebileceği de raporda belirtildi. Çekirdek sermaye oranı, bir bankanın zararları karşılayabilecek temel sermaye gücünü gösteren bir gösterge.
Choi, "tahvil faizlerindeki yükselişe kıyasla net faiz marjındaki (NIM) iyileşme daha yavaş olabilir, ancak kredi büyümesinin beklentilerin üzerinde gerçekleşme ihtimaliyle NIM'in yine de olumlu seyredeceği tahmin ediliyor" dedi. Bu açıklama, banka hisselerindeki hareketin yalnızca faizi değil kredi büyümesi, kur ve sermaye oranını birlikte yansıttığını gösteriyor.
Banka hisseleri geçen hafta yerli kurumsal yatırımcıların net alım yaptığı hisseler arasında da yer aldı. Yonhap Infomax, 7'sinde faiz ve kur oynaklığının arttığı dönemde banka hisselerinin savunma özelliğinin öne çıktığını bildirdi.
Güney Kore borsasında dış faiz ve kur hareketleri, sektörler arası fon akışını belirleyen bir etken olagelmiştir. TokenPost daha önce Kospi'deki oynaklığın bu yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla iki kattan fazla arttığını aktarmıştı.
Fed'in politika seyri de banka hisselerinin değerlemesini etkileyen bir diğer değişken. TokenPost daha önce eylül ayı faiz artırım ihtimalinin bir hafta içinde gerilediğini aktarmıştı.
Ancak faizlerdeki yükselişin doğrudan banka kârlılığında iyileşmeye dönüşeceğini şimdiden kesin olarak söylemek zor. Finans holdinglerinin gerçek kâr-zarar tabloları ve sermaye oranları üçüncü çeyrek bilançolarında netleşecek.
Yorum 0