İngiltere Merkez Bankası (Bank of England, BoE), uyguladığı niceliksel sıkılaştırmanın (QT) 10 yıllık İngiliz devlet tahvili (gilt) getirisini 20-30 baz puan yukarı çektiğini tahmin ettiğini açıkladı. Ancak QT başladığından bu yana yaşanan toplam faiz artışıyla kıyaslandığında, bu etkinin piyasa üzerinde 'sınırlı' kaldığı değerlendirmesi yapıldı.
BoE, Temmuz ayında yayımladığı Para Politikası Raporu'nda, Şubat 2022'den Haziran 2026 sonuna kadar 10 yıllık gilt getirisinin yaklaşık 350 baz puan yükseldiğini belirtti. Bu artışın içinde QT'nin payı 20-30 baz puan olarak hesaplandı; bu oran, geçen yılın Ağustos raporunda açıklanan 15-25 baz puanlık tahminin üzerinde.
QT, merkez bankasının elindeki devlet tahvillerini satması ya da vadesi dolan tahvilleri yeniden yatırıma sokmayarak bilanço büyüklüğünü küçültmesi anlamına geliyor. Politika faizini doğrudan değiştiren adımların aksine, QT merkez bankasının bilançosunu ve tahvil arz-talep dengesini etkiliyor.
BoE, QT'nin gelecekteki politika faizi rotasına dair bir 'sinyal' işlevi görmediğini vurguladı. Kuruma göre politika faizi hâlâ para politikasının temel aracı konumunda ve tahvil satışları, piyasa işleyişini bozmamak için kademeli ve öngörülebilir şekilde yürütülüyor.
Rapor, QT'nin uzun vadeli faizler üzerinde 'ılımlı' bir yukarı yönlü baskı yarattığını değerlendirdi. Son bir yılda gerçekleştirilen QT ihalelerinin de genel olarak sorunsuz şekilde piyasa tarafından karşılandığı belirtildi.
Buna karşın QT'nin etkisini diğer faktörlerden kesin olarak ayrıştırmanın zor olduğu ifade edildi. Uzun vadeli tahvil faizlerinde hükümetin tahvil ihraç hacmi, yurt içi emeklilik fonlarının talebi ve küresel politika belirsizliği gibi unsurlar da aynı anda etkili oluyor.
BoE, 350 baz puanlık artışın yaklaşık 200 baz puanlık kısmının, uzun vadeli tahvil tutmanın karşılığında talep edilen ek getiri olan 'vade primi'ndeki yükselişten kaynaklandığını hesapladı. Kalan kısmın ise gelecekteki politika faizine dair piyasa beklentilerindeki değişimi yansıttığı belirtildi.
QT'nin vade primine etkisinin bu tutarın yalnızca bir bölümü olduğu tahmin ediliyor. Buna göre QT'nin uzun vadeli faizleri etkilediği kabul edilse de, faiz artışının asıl nedeni olarak görülmesinin güç olduğu yorumu yapılabilir.
Rapor, mevcut tahminin gerçekte olduğundan büyük çıkmış olabileceği ihtimaline de yer verdi. BoE, 2022'den bu yana yapılan açıklamalar ve tahvil ihalelerinde gözlenen faiz tepkilerinin bundan sonra da aynı şekilde süreceği varsayımıyla bu tahminleri hesapladığını açıkladı.
QT'nin etkisi zamanla zayıflarsa, mevcut faiz seviyesi üzerindeki gerçek etkinin tahmin edilenden daha küçük çıkabileceği belirtildi. Tersine, tahvil arz-talep dengesi veya politika beklentileri değişirse QT'nin fiili etkisinin de farklılaşabileceği kaydedildi.
Piyasa tepkisi sınırlı kaldı. Reuters'e göre, BoE'nin politika faizini sabit tutmasının hemen ardından İngiltere'nin 2 yıllık tahvil faizi 7 baz puan geriledi, sterlin ise yüzde 0,1 değer kazandı.
Ancak yalnızca QT verisine bağlı fiyat tepkisini ayrıştırmak güç. Faiz kararı, tahvil arz-talep dengesi ve küresel tahvil piyasalarındaki genel seyir aynı anda fiyatlara yansıyor.
BoE, Eylül 2025'teki toplantısında, Ekim 2025'ten Eylül 2026'ya kadar Varlık Alım Programı (APF) kapsamındaki tahvil stokunu 70 milyar sterlin azaltma kararı almıştı. Temmuz 2026'da yapılan piyasa katılımcıları anketinde ise önümüzdeki 12 aylık azaltım tutarının 50 milyar sterlin olacağı öngörüldü.
Daha önce BoE'nin QT'yi sona erdirme seçeneklerini değerlendirdiği gündeme gelmişti; ancak bu son rapor, QT'yi hemen durdurmak yerine piyasa işleyişini gözeterek kademeli şekilde sürdürme yönündeki mevcut ilkeyi yineledi. Azaltım hızına ilişkin piyasa ilgisinin sürmesinin arka planında bu durum bulunuyor.
BoE'nin bir sonraki QT değerlendirmesi Eylül ayında yapılacak. Önümüzdeki dönemde asıl merak edilen konu, gelecek 12 ay içinde gerçekleşecek tahvil azaltım miktarının, piyasa katılımcılarının öngördüğü 50 milyar sterlinlik tahminden ne ölçüde farklılaşacağı olacak.
Yorum 0