Çin'in 1,2 trilyon dolarlık dış ticaret fazlası, ABD'nin baskısını tekil gümrük tarifelerinden G20 çapında ortak adım çağrısına taşıdı. Ancak yeni bir G20 ortak tarife önlemi ya da tarife paketi henüz kesinleşmedi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent(Scott Bessent), 30 Ağustos'ta (yerel saatle) Reuters'e verdiği röportajda "dünyanın 1,2 trilyon dolarlık Çin ticaret fazlasını kaldıramayacağını" söyledi. Bessent, Çin'in ihracata bağımlılığını azaltıp iç talebi büyütmesi gerektiğini savundu.
Bessent, G20 üyesi ülkelerin Çin ile ticaret koşullarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini vurguladı. ABD'nin Çin'e karşı ticaret açığı azalırken Çin mallarının Avrupa ve Latin Amerika gibi başka pazarlara yönelme eğiliminin güçlenmesi bu çağrının arka planında yer alıyor.
ABD Hazine Bakanlığı, 1'inde (yerel saatle) yayımladığı G20 başkanlık bildirisinde 'aşırı ve kalıcı dengesizliklerin' ekonomik bozulma ve tedarik zinciri kırılganlığını artırabileceğini belirtti. Bildiride tüm ülkelere dengesizliği büyüten 'piyasa dışı politika ve uygulamaları' azaltmaları, ihracata bağımlılığı yüksek ülkelere ise iç tüketimi kısıtlayan etkenleri hafifletmeleri çağrısı yapıldı.
Çin, bildirinin bazı maddelerine karşı çıktı. Bildiride Çin'in 4, 10, 11 ve 13. maddelere itiraz ettiği belirtildi.
Tartışma Mayıs ayından bu yana sürüyor. Bessent, 19 Mayıs'ta G7 maliye bakanları toplantısının ardından Çin'in ihracat genişlemesinin diğer ülke ekonomilerine yük bindirebileceğini söyleyerek Uluslararası Para Fonu(IMF) verilerine dayanarak konuyu gündeme getirmişti.
G20, büyük ekonomilerin maliye bakanları ve merkez bankası başkanlarının makroekonomi, finansal istikrar ve ticaret dengesizlikleri gibi konuları görüştüğü bir platform. Doğrudan bir ülkeye gümrük tarifesi uygulama yetkisi olmasa da ortak bir sorun algısı oluşması, üye ülkelerin ticaret politikası tartışmalarına siyasi zemin sağlayabiliyor.
Çin ise uzlaşı ve çok taraflılığı öne çıkararak karşı çıktı. Çin Dışişleri Bakanlığı, 2'sinde (yerel saatle) G20'nin nesnel, adil ve dengeli hareket etmesi gerektiğini açıkladı.
Reuters, Çin Merkez Bankası Başkanı'nın Çin'in ticaret fazlasını kasıtlı olarak hedeflemediğini, iç talebi büyütmeye ve dışa açıklığı yüksek düzeyde sürdürmeye devam edeceğini söylediğini aktardı. Çin tarafı, ticaret dengesinden çok ekonominin genel dengesine ve iş birliğine bakılması gerektiği görüşünde.
Çin Ticaret Bakanlığı, 4'ünde G20'de ekonomik dengesizlik ve aşırı üretim kapasitesinin öne çıkarılmasının korumacılığı gizlemek için bir bahane olduğunu savundu. ABD'nin Çin'in sanayi politikasını sorun etmesinin ticaret baskısını meşrulaştırma girişimi olduğunu öne sürdü.
Çin gümrük idaresi, 8'inde açıkladığı resmi verilere göre Ocak-Ağustos döneminde ihracatın yıllık bazda yüzde 14,6 artışla 20,17 trilyon yuana, ithalatın ise yüzde 22 artışla 14,61 trilyon yuana ulaştığını bildirdi. Ağustos ayında ihracat yüzde 18,6, ithalat yüzde 21,7 arttı.
ABD'nin Çin'e karşı ticaret açığı da tartışmanın bir diğer boyutu. Reuters, bu yılın ilk yarısında ABD'nin Çin'e karşı ticaret açığının 73,9 milyar dolara gerileyerek geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık üçte bir azaldığını aktardı.
Piyasalar, ticaret gündeminin faiz oranları, enflasyon ve mali istikrarsızlıkla kesişme olasılığına dikkat çekti. Reuters, 1'inde G20 toplantısı sırasında küresel tahvil satışlarının derinleştiğini ve Japonya'da 10 yıllık tahvil faizinin 1996'dan bu yana ilk kez yüzde 3'e ulaştığını bildirdi.
Bazı Avrupa ülkeleri de Çin'in düşük fiyatlı ihracatı ve sübvansiyon uygulamaları konusunu gündeme getirdi. Çin ise ABD ve Avrupa'nın bu eleştirilerinin korumacılığa dönüşebileceğini belirterek mevcut çok taraflı görüşme ve uzlaşı ilkelerinin altını çizdi.
Bu gelişme, gümrük tarifeleri, döviz kurları ve tedarik zincirine doğrudan bağlı bir ticaret meselesi. Kripto para piyasalarında doğrudan bir fiyat tepkisi doğrulanmadı; Çin'in ticaret politikası ve G20 görüşmelerinin Bitcoin(BTC) ya da başka tokenlara yönelik bir düzenleme veya arz-talep adımına dönüştüğüne dair bir bilgi de bulunmuyor.
Yorum 0