Japon yatırımcıların yurt dışındaki varlıklarının sadece yüzde 5'ini ülkeye geri çekmesi bile 55 milyar dolarlık bir hacme ulaşabilir. Japonya tahvil faizlerindeki yükselişin ABD tahvillerine olan talebi zayıflatabileceği, ABD faizlerindeki artışın da yeniden yenin değer kaybına ve Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırımına gitmesine baskı yapabileceği bir döngüden söz ediliyor.
BlackRock Yatırım Enstitüsü, 8'inde (yerel saatle) yayımladığı haftalık değerlendirmede Japonya'daki faiz dengesinin yeniden şekillenmesinin sınır ötesi etkiler doğurarak küresel tahvil piyasasını etkileyebileceğini belirtti. Kurumun aktardığına göre Japonya yaklaşık 1,1 trilyon dolarlık ABD tahvili tutuyor; bu tutarın yüzde 5'i geri dönse dahi rakam 55 milyar dolara ulaşıyor.
Bu miktar, yabancı yatırımcıların son bir yılda ABD tahvillerinde biriktirdiği artışın yaklaşık dörtte birine denk geliyor. Ancak gerçekleşmiş bir fon hareketinden çok, Japon sermayesinin olası yönelişinin ABD tahvil piyasasına yapabileceği etkiyi ölçmek için kurulmuş bir varsayım olarak değerlendiriliyor.
BlackRock'un analizine göre Japonya'nın 10 yıllık tahvil getirisi yaklaşık yüzde 3'e çıkarak 30 yılın en yüksek seviyelerine yaklaştı. Yen üzerinden kur riskinden korunmuş ABD 10 yıllık tahvil getirisi ise yaklaşık yüzde 2 seviyesinde bulunuyor; bu da Japon yatırımcılar açısından yurt içi tahvillerin görece cazibesinin arttığı anlamına geliyor.
Japonya, on yıllardır düşük faiz ortamını sürdürerek dünyaya sermaye ihraç eden başlıca ülkelerden biri oldu. Yurt içi faizlerin yükselmesi, Japon yatırımcıların yabancı tahviller yerine kendi ülkelerinin tahvillerine yönelme olasılığını artırıyor; bu durum ABD tahvillerine olan talebi azaltarak ABD'nin borçlanma maliyetini yükseltebilecek bir etken olarak öne çıkıyor.
Bu yapı, Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırım hızının küresel tahvil faizlerini etkileyebileceğine dair önceki bir değerlendirme ile de örtüşüyor. Japonya'daki faiz seyri ve yenin hareketinin, ABD tahvil talebi ve borçlanma maliyetlerine yansıyabileceği ifade ediliyor.
BlackRock, ABD faizlerindeki yükseliş ile yendeki değer kaybının Japonya Merkez Bankası'nın politika normalleşmesi üzerinde baskı oluşturabileceğini değerlendiriyor. Japonya Merkez Bankası'nın faizleri daha hızlı artırması durumunda, ülke içi sermayenin yurt dışına çıkışının yavaşlayabileceği veya fonların ülkeye geri dönebileceği belirtiliyor.
Bu süreçte ABD tahvillerine olan talebin zayıflaması, ABD faizlerinin yeniden yükselmesine yol açabilecek bir döngü yaratabilir. BlackRock bu yapıyı ABD ve Japonya tahvil piyasaları arasında oluşabilecek bir 'geri besleme döngüsü' olarak tanımlıyor.
Geri besleme döngüsü, bir değişimin başka bir değişimi tetiklediği ve ortaya çıkan sonucun ilk değişimi yeniden güçlendirdiği bir yapıyı ifade ediyor. Bu analizde söz konusu olan, ABD faizleri ile yen, Japonya faizleri ile sermaye geri dönüşü ve ABD tahvil talebinin birbirini karşılıklı olarak etkilediği bir akış.
Yendeki güçlenme ve ABD tahvil faizlerindeki yükseliş, piyasada zaten önemli değişkenler haline geldi. Reuters'in 7'sinde (yerel saatle) aktardığına göre dolar/yen paritesi 154,05 seviyesine kadar geriledi ve Şubat ayından bu yana en düşük seviyeyi gördü; bu sırada ABD 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 5'e yaklaştı.
ABD uzun vadeli tahvil faizlerinin yükselmesi, Japon yatırımcıların kur riskinden korunma sonrasında elde edebilecekleri yurt dışı tahvil getirisinin görece cazibesini de değiştiriyor. Buna karşılık Japonya'daki tahvil getirilerinin yükselmesi, sermayenin yurt içi varlıklara yönelme eğilimini güçlendiriyor.
BlackRock, Japonya Merkez Bankası'nın bu ay faiz artırımına gitme olasılığının piyasaya yansıdığını değerlendirirken, Japon hükümetinin yüksek borç yükünün faiz artırımı önünde bir sınırlayıcı etken olduğunu da vurguladı. Faiz artırımı hem enflasyon ve ücret gelişmelerine karşı bir araç hem de hükümetin faiz giderlerini artıran bir etken olarak öne çıkıyor.
Japon sermayesinin yönelimi yalnızca ABD tahvil piyasasını değil, küresel likiditeyi de etkileyebilir. Ancak 55 milyar dolarlık geri dönüş rakamının bir varsayıma dayandığı, gerçek yurt dışı varlık satış hacminin ya da ABD tahvil faizleri üzerindeki nihai etkinin henüz belirsiz olduğu belirtiliyor.
Kripto para piyasasıyla bağlantı ise ABD faizleri ve küresel likidite üzerinden kuruluyor. ABD tahvil faizlerinin yükselmesi Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) gibi riskli varlıkların görece cazibesini azaltabilir; ancak bu veriler tek başına fiyat yönü konusunda kesin bir sonuç ortaya koymuyor.
Japonya Merkez Bankası'nın ek faiz artırımına gidip gitmeyeceği, yenin seyri ve Japon yatırımcıların ABD tahvil sahipliğindeki değişim, ABD-Japonya tahvil piyasaları arasındaki bağlantıyı önümüzdeki dönemde ortaya koyacak başlıca göstergeler olarak öne çıkıyor.
Yorum 0