Çin'in 2026'nın ikinci çeyreğinde ham petrol ithalatı önceki çeyreğe göre %32 azaldı. Bu düşüşün, Hürmüz Boğazı'ndaki arz kesintisinin küresel petrol fiyatları üzerindeki yükseliş baskısını kısmen hafiflettiği değerlendirildi. Çin'in ithalattaki açığı mevcut stratejik rezervleriyle karşılamış olabileceği öne sürülse de gerçek salım miktarı açıklanmadı.
ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA), Çin'in ikinci çeyrek ham petrol ithalatının günlük 8,1 milyon varile gerilediğini 31 Temmuz'da açıkladı. Çin'in mayıs ve haziran aylarındaki ithalatı, 2016'dan bu yana ilk kez günlük 8 milyon varilin altında kaldı. EIA, ithalattaki düşüşün küresel ham petrol talebini azaltarak arz kesintisinin fiyatlar üzerindeki etkisini sınırladığını belirtti.
Çin'in ithalatındaki düşüş, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ham petrol arzının sarsıldığı dönemde küresel piyasadaki ek talebi azalttı. Çin'in uluslararası piyasalardan tedarik etmesi gereken miktarın düşmesi, diğer bölgelerdeki tedarik rekabetini ve fiyat baskısını da kısmen hafifletti.
EIA, Çin'in 2025'te günlük ortalama 1,1 milyon varil ham petrolü stratejik rezervlerine eklediğini tahmin etti. Aralık 2025'teki rezerv miktarı yaklaşık 1,4 milyar varil olarak tahmin edilirken Çin hükümeti resmi stratejik rezerv verilerini açıklamıyor. EIA'nın rezerv tahmini ithalat, ihracat ve rafineri üretimi gibi verilere dayanıyor.
Çin'in mevcut arz şokuna karşı ne kadar stratejik rezerv saldığı doğrulanmadı. Bu nedenle Çin'in müdahalesini petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlayan kesin neden olarak nitelendirmek yerine, talep düşüşü ve rezerv kullanımı ihtimalinin fiyat baskısını azaltan faktörler arasında gösterildiği söylenebilir.
Rosemary Kelanic, Defense Priorities Orta Doğu Programı Direktörü, “ABD, Pekin'in tepkisinden tuhaf bir şekilde bedavaya yararlanıyor” dedi. Kelanic, Çin'in petrol fiyatlarındaki sert yükselişin hem küresel ekonomi hem de Çin ekonomisi için yük oluşturduğunu anladığını söyledi. Bu değerlendirme, Çin'in ekonomik çıkarları doğrultusunda hareket etmiş olabileceğine işaret ediyor.
Strategic Energy & Economic Research Başkanı Michael Lynch, “Çin'in piyasayı yönetme biçimi şaşırtıcı” diyerek “rezervleri kullanıma geçirip herkes için fiyatları düşürdü” ifadelerini kullandı. Ancak bu sözler, Çin'in gerçek rezerv salımını kanıtlayan bir veri değil, bir analistin değerlendirmesi niteliğinde.
Brent petrolü 17 Eylül'de varil başına 104,82 dolardan işlem gördü. Fiyat hafta başında yaklaşık 110 dolara yükselirken, 18 Eylül'de bir ara 102 doların altına geriledi ve ardından yeniden 103 doların üzerine çıktı.
Bank of America, Hürmüz Boğazı'ndaki arz kesintisinin sürmesi halinde Brent petrolünün 2026'nın ikinci yarısındaki ortalama fiyatını varil başına 83 dolar olarak öngördü. Kesintinin uzun sürmesi halinde fiyatın 95-120 dolara, başlıca enerji altyapısının zarar görmesi durumunda ise 150 dolara kadar çıkabileceğini analiz etti. Bunlar koşullu senaryolar.
Stratejik petrol rezervleri, arz şoku yaşandığında ithalat kesintisini veya fiyatlardaki sert yükselişi hafifletmek amacıyla tutulan ham petrol stoklarıdır. İthalat azalsa bile rafineri faaliyetleri ve yurt içi arz sürdürülebileceği için kısa vadeli talep ile gerçek tüketim akışı birbirinden farklılaşabilir.
EIA, Çin'in uluslararası petrol fiyatlarının görece düşük olduğu 2025'te ham petrol ithalatını artırarak stratejik rezervlerini genişlettiğini tahmin etti. Ardından Orta Doğu'daki savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki arz kesintisi yaşanınca Çin'in ithalatı azaltıp mevcut stoklarını kullanmış olabileceği öne sürüldü.
Çin'in rezervlerini genişletme amacını yalnızca İran savaşına hazırlık olarak nitelendirmek mümkün değil. Uzmanlar, Tayvan Boğazı'nda çatışma gibi potansiyel askeri ve tedarik zinciri krizlerine yönelik acil durum planlarının da etkili olmuş olabileceğini belirtti. Ancak Çin hükümeti bu ihtimali resmi olarak doğrulamadı.
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in 24 Eylül'de Washington'da zirve düzenlemesi bekleniyor. İran savaşı ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması konularının gündeme gelmesi ihtimali bulunuyor. Ancak petrol rezervleri veya Çin'in İran üzerindeki etkisinin resmi gündem maddesi olarak kesinleştiğine ilişkin bir açıklama yapılmadı.
Associated Press, Trump ile Şi Cinping'in Washington zirvesinin 24 Eylül'de yapılmasının planlandığını ve İran savaşı ile Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması konularının görüşülebileceğini bildirdi.
Yorum 0