ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75-4,00 aralığına yükseltti. Kararın ardından ABD hisse senetleri ve kripto para piyasalarında oynaklık görülürken, Phinance Technologies finans analisti Ed Dowd, arz şokuna karşı faiz artırılmasının istihdam ve konut piyasası üzerinde baskı oluşturabileceğini savundu.
Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), 16 Eylül'de yerel saatle politika faizi hedef aralığını 25 baz puan artırarak %3,75-4,00 seviyesine çıkardı. Karar, Türkiye saatiyle 17 Eylül saat 03.00'te açıklandı ve oylama 12-0 oyla oy birliğiyle sonuçlandı. Fed açıklamasında ekonomik faaliyetlerin sağlam şekilde genişlediği, yurt içi harcamaların, verimliliğin ve sermaye yatırımlarının güçlü olduğu belirtildi. Bununla birlikte enflasyonun yüksek kalmaya devam ettiği ifade edildi.
Bu artış, Temmuz 2023'ten bu yana yapılan ilk faiz artırımı oldu. Fed, arz şokunu kararın resmi gerekçesi olarak göstermedi; yüksek enflasyon ve güçlü ekonomik faaliyete işaret etti. Banka ayrıca jeopolitik belirsizliklere dikkat çekti.
Fed'in Eylül ekonomik projeksiyonunda federal fon oranı medyanı 2026 ve 2027 sonu için %4,1, 2028 sonu için %3,9 olarak açıklandı. Ancak bunlar yetkililerin projeksiyonları ve kesinleşmiş bir faiz patikası değil.
Ed Dowd, 21 Eylül'de yayımladığı Substack yazısında kararı 'arz şoku sırasında faiz artırımı' olarak nitelendirdi. Dowd, “Faiz artırımı petrolü veya taşımacılık kapasitesini artırmaz, yalnızca talebi zayıflatabilir” görüşünü savundu. Bu değerlendirme, Fed'in resmi görüşü değil, kişisel bir analizdir.
Arz şoku; enerji ve hammadde arzındaki yetersizlik gibi üretim maliyetlerini artıran unsurları ifade eder. Dowd'un itirazına göre böyle bir ortamda faiz artırımı mal arzını doğrudan artırmak yerine tüketim ve yatırımları yavaşlatabilir. Fed ise enflasyonun uzun süre yüksek kalmasının enflasyon beklentilerini ve satın alma gücünü etkileyebileceğini değerlendiriyor.
ABD'de ağustos tüketici fiyat endeksi (CPI) yıllık bazda %3,4 arttı. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu, enerji fiyatlarının %16,3 ve benzin fiyatlarının %27,4 yükseldiğini açıkladı. Bu veriler, Dowd'un arz kaynaklı fiyat baskısına ilişkin değerlendirmesiyle kısmen örtüşse de enflasyonun tamamını arz şokuyla açıklamak için yeterli kanıt bulunmuyor.
İstihdam verileri, ekonomide belirgin bir yavaşlama yaşandığı yönündeki görüşlerle tam olarak örtüşmüyor. Ağustosta tarım dışı istihdam 162 bin kişi arttı ve işsizlik oranı %4,1 seviyesinde kaldı. Restoran ve barlar ile yerel yönetimlerin eğitim birimlerinde istihdam artarken bilgi sektöründeki istihdam geriledi.
Dowd, üç aylık ABD Hazine tahvili getirisinin 2 Eylül'den bu yana kendi federal fon oranı ve T-bill modelinin üzerinde seyrettiğini öne sürdü. Piyasanın enerji ve hammadde şokunu geçici değil, yapısal bir gelişme olarak fiyatladığını savundu. Söz konusu modelin ayrıntılı hesaplama yöntemi ve doğrulama sonuçları kamuya açık kaynaklarda bulunmuyor.
Konut verileri de genel bir zayıflığa işaret etmiyor. Ağustosta konut başlangıçları yıllıklandırılmış bazda 1 milyon 275 bin adet oldu ve önceki aya göre %2,6 geriledi. Yapı izinleri 1 milyon 394 bine düşerek %2,7 azaldı. Buna karşın müstakil konut başlangıçları %7,6 arttı.
NAHB-Wells Fargo'nun eylül konut piyasası endeksi 32 seviyesine gerileyerek önceki aya göre 3 puan düştü. Endeks, müteahhitlerin yeni müstakil konut piyasasına ilişkin güvenini ölçüyor. Ancak bu veri tek başına konut piyasasının geçmiş finansal kriz seviyelerine ulaştığı sonucunu desteklemiyor.
Faiz artırımının ardından S&P500 %0,4, Dow Jones Sanayi Endeksi %1,2 geriledi. Piyasa, Fed'in enflasyona ilişkin temkinli açıklamalarının ardından ek faiz artırımı ihtimalini fiyatladı. İki yıllık Hazine tahvili getirisi %4,67'den %4,74'e yükseldi.
Kripto para piyasasında Bitcoin (BTC) ve Ethereum (ETH), faiz kararının hemen ardından dalgalandı ancak ani bir piyasa çöküşü yaşanmadı. Hisse senetleri ve kripto paralar, faiz artırımı ve enflasyona ilişkin uyarıların ardından oynaklık gösterdi. Bitget analistlerinin Bitcoin'in kısa vadeli şokları hisse senetlerinden daha iyi absorbe edebileceği yönündeki değerlendirmesi de aktarıldı; ancak bu, sektör temsilcilerinin görüşü niteliğinde.
Dowd, yapay zekâ bağlantılı hisselerin S&P500 piyasa değerindeki payının %40-45'e ulaştığını, özel kredi piyasasındaki sorunlar ile Çin'deki gayrimenkul problemlerinin risk oluşturduğunu öne sürdü. Ancak bu oranı ve sorunların büyüklüğünü destekleyen ayrı bir kanıt sunmadı. Çin'e ilişkin değerlendirmelerde kripto para veya çip sektörüyle doğrudan bağlantı da doğrulanmadı.
Dowd, faiz artırımının gecikmeli etkilerinin 12-18 ay sonra istihdam, konut ve kredi piyasalarında görülebileceğini öngördü. Ayrıca 25 baz puanlık ek artış ihtimalini ve sonrasında ekonomik yavaşlama yaşanabileceğini gündeme getirdi. Bunlar, 21 Eylül tarihli Substack yazısında yer alan kişisel analizlerdir. Bu nedenle kararın gerçek etkisinin ilerleyen dönemde açıklanacak enflasyon ve istihdam verileriyle ortaya çıkması bekleniyor.
Yorum 0