‘Clarity Act’ askıya alındı: Washington’da kripto para egemenliği savaşı büyüyor
ABD Kongresi’nde ilerlemekte olan ‘Dijital Varlık Netlik Yasası (Clarity Act)’, beklenmedik bir şekilde çıkmaza girdi. Nedeni ilk bakışta Coinbase’in desteğini açıkça çekmesi gibi görünse de, perde arkasında bankacılık sektörü ile kripto endüstrisi arasında derin bir çıkar çatışması bulunuyor.
Yasa tasarısı, bu hafta Senato Bankacılık Komitesi’nde oylanacaktı. Ancak Senatör Tim Scott son anda oylamayı erteleyerek süreci durdurdu. Gelişmelerin fitilini ise Coinbase CEO’su Brian Armstrong'un ifadeleri ateşledi. Armstrong, taslağı inceledikten sonra “mevcut yasalardan bile kötü” olduğunu söyleyerek, yalnızca birkaç saat içinde desteğini geri çekti ve Kongre'de görüş ayrılıklarına neden oldu.
Coinbase’in desteğini çekmesi süreci tıkadı
Armstrong, 270 sayfalık taslağın kendilerine ulaştırılmasından yalnızca 36 saat sonra, yasa içerisinde tüketiciler için ciddi riskler barındırdığını savundu. Özellikle üç maddelik bazı hükümler büyük tepki topladı:
- Coinbase gibi borsaların kullanıcılarına faiz ve ödül dağıtmasının yasaklanması
- Reel varlıkların (real-world asset) tokenleştirilmesine dair SEC’in yetkisinin kısıtlanması
- CFTC’nin genel kripto para piyasasını denetleme yetkisinin azaltılması
Ripple CEO’su Brad Garlinghouse ise bu sert çıkışın dikkat çekici olduğunu belirterek, “Coinbase’in bu kadar karşıt tutum sergilemesini şaşkınlıkla izledim” dedi. Garlinghouse’a göre çoğu şirket hala bir uzlaşı arayışı içinde görüşmelere katılmaya devam ediyor.
6.600 trilyon wonluk mevduat ve ‘faiz savaşı’
Tartışmaların merkezinde ise ‘stablecoin faiz dağıtımının yasaklanması’ yer alıyor. Görsel ve sosyal medya analizlerine göre, ABD’deki büyük bankalar bu düzenlemeyle stablecoin'lerin getirdiği rekabet riskini ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Tasarının 404’üncü maddesinde, faiz ödemeleri yalnızca stablecoin ihraççılarına değil; borsa, iş ortakları ve diğer tüm kanallar üzerinden de tamamen yasaklanıyor.
Bu madde, bankaların düşük faizli gelir modelini korumaya yönelik bir ‘savunma hattı’ olarak değerlendiriliyor. ABD'de ortalama banka mevduat faizi %0.01 iken, stablecoin projeleri hazine bonoları gibi varlıklar sayesinde %4–5 arası getiri sağlayabiliyor. Bu fark, kullanıcıların bankalardan stablecoin'e yönelmesine neden olabilir.
Kansas City Merkez Bankası’nın bir raporuna göre, stablecoin’ler ciddi bir rekabet gücü kazanırsa, toplam banka mevduatlarının %25.9’u yani yaklaşık 1.5 trilyon dolar (yaklaşık 2.213 trilyon won) banka sisteminden çıkabilir. Bu da özellikle bölgesel bankaların kredi kapasitesini ciddi şekilde zayıflatabilir. JP Morgan ve Bank of America gibi büyük bankaların CEO’ları da, “faiz getirisi sunan stablecoin’lerin sistemsel risk oluşturabileceği” uyarısında bulunmuştu.
‘Büyük Birader’ tartışması büyüyor
Yasayla ilgili bir diğer itiraz noktası ise ‘gizlilik’ meselesi. Tasarıda, zincir üstü işlemlerin gerçek zamanlı izlenmesi, kişisel cüzdanlara (non-custodial wallet) yönelik yeni düzenlemeler ve yabancı merkez bankalarıyla veri paylaşımı gibi maddeler bulunuyor. Eleştirmenler, bu durumu ‘dijital finans gözetim ağı’ olarak nitelendiriyor.
Bir yorumcu, Hazine Bakanlığı'na kripto varlıkları dondurma yetkisinin genişletilmesinin keyfi uygulamalara yol açabileceğini belirterek, bunun bireysel yatırımcılar için büyük risk oluşturacağı uyarısında bulundu. Özellikle DeFi kullanıcıları ve kişisel cüzdan sahipleri, bu yasa teklifi karşısında ciddi biçimde endişeli.
Kongre görüşmeleri sürüyor ama piyasa ikna olmadı
Senato’dan Tim Scott, Cynthia Lummis ve Bill Hagerty gibi yasa üzerinde çalışan isimler, “görüşmelerin devam ettiği” mesajını verdi. Onlara göre bu bir kopuş değil, sadece müzakerelerin bir parçası. Ne var ki kripto para sektörü ve kullanıcı topluluğunun tepkileri genel olarak olumsuz.
Bazı yorumcular, bu tasarıyı “dijital varlıklar için yeni bir Dodd-Frank Yasası” olarak nitelendiriyor. Eleştiriler, Wall Street etkisinin düzenleyici kurumlara yansıdığı ve bunun bir ‘düzenleyici esaret’ örneği olduğu yönünde yoğunlaşıyor. Hatta, “Çin’in faiz veren dijital yuanı test ettiği bir ortamda, ABD’nin stablecoin faizini yasaklamasının kendi ayağına kurşun sıkmak olacağı” yorumları da yapılıyor.
Gündem: Dijital çağda kim kazandıracak?
Tüm bu gelişmeler, yalnızca bir düzenleme tartışmasının ötesine geçerek, dijital ekonomi çağında finansal kazançların kim tarafından sunulacağına dair temel bir rekabeti yansıtıyor.
Eğer bir uzlaşı sağlanamazsa, stablecoin tabanlı on-chain finansal ekosistemler devlet regülasyonlarıyla bastırılabilir ya da bankacılık sistemine entegre edilebilir. Bu sebeple, söz konusu yasa tasarısının nasıl şekilleneceği, dijital finansta oyun alanlarını belirleyecek kritik bir kırılma noktası olabilir.
Yorum 0