‘Restaking’, yani yeniden stake etme süreci, merkeziyetsiz finans (DeFi) dünyasında yeni bir gelir yöntemi olarak öne çıkıyor. Ancak uzmanlar, bu yapının aslında *riskleri artıran* bir kırılganlık barındırdığı görüşünde. Özellikle büyük yatırımcılar ve risk sermayesi şirketlerinin yön verdiği bu sistemin, *riski sıradan kullanıcılara yükleyebileceği* belirtiliyor.
Restaking, önceden stake edilmiş varlıkların — genellikle Ethereum(ETH) — yeniden teminat olarak kullanılmasıyla çalışıyor. Bu sayede birden fazla protokolün güvenliğine katkı sağlanabiliyor ve kullanıcı ek ödüller elde edebiliyor. Teorik olarak verimli bir model gibi görünse de, uzmanlara göre bu yapı aslında *kaldıraçlı finans* sistemine benziyor ve yapısal kırılganlıklar barındırıyor.
Birden fazla protokolde varlıkların tekrar kullanılması, potansiyel kazanç yerine *biriken riski* artırıyor. Örneğin bir doğrulayıcı aynı anda üç ayrı protokole restaking yaparsa, üç kat daha fazla ödül değil, *üç kat fazla başarısızlık ihtimali* ile karşı karşıya kalıyor. Bu doğrulayıcılardan biri yanlış yönetim kararı alır ya da ağda bir slashing (cezalandırma) olursa, tüm teminatın zincirleme etkilerle kaybolması gündeme gelebilir.
Teknik karmaşıklığı nedeniyle restaking ancak büyük doğrulayıcılar tarafından güvenli bir şekilde sürdürülebiliyor. Bu da restaking yaygınlaştıkça, doğrulama gücünün *merkezi bir grupta toplanmasına* yol açabilir. Bu da DeFi'ın temel vizyonu olan "merkeziyetsizlik" ilkesine zarar verebilir.
Nitekim, Hyperliquid gibi merkeziyetsiz borsalar (DEX’ler) ya da önde gelen borç verme platformları bu teknolojiyi aktif olarak sistemlerine dahil etmemiş durumda. Bunun ana nedeni ise restaking’in henüz *ürün-pazar uyumunu* net bir şekilde kanıtlayamamış olması.
Restaking’in daha derin bir sorunu ise, *kârın gerçek kaynaklardan değil, finans mühendisliğiyle oluşturulan yapılardan* gelmesi. Geleneksel DeFi gelirleri genellikle kredi, likidite sağlama ya da staking gibi ağın kendi ekonomisinden üretilen süreçlerden doğar. Ancak restaking, aynı teminatı tekrar tekrar kullanarak sanal ödüller yaratan bir tür finansal “paketleme” mantığına dayanıyor. Bu yapı, geleneksel finans dünyasındaki ‘yeniden teminatlandırma’ stratejisini andırıyor.
Bu sistemde elde edilen kazançlar sıklıkla üç ana kanal üzerinden geliyor: yeni token basımıyla oluşan enflasyon, girişim sermayesinin sağladığı likidite teşvikleri ve oynak yapılı yerel token ücretleri. Kısaca bu gelir modeli, gerçek kullanım yerine *spekülasyona dayalı* fon akışlarını esas alıyor.
Bu model doğrudan ‘kötü’ olarak nitelenemez. Ancak sürdürülebilirlik açısından bakıldığında, doğrulayıcının aldığı risk ile ondan beklenen güvenlik katkısı arasında net bir ekonomik bağ yok. Dolayısıyla sağlanan ödüller, daha çok *spekülasyon primi* olarak değerlendirilebilir.
Bugün itibarıyla restaking sistemlerine aktarılan toplam varlık değeri (TVL), 21 milyar doları geçmiş durumda. Ancak kısa vadeli teşviklere ve dengesiz risk dağılımına dayalı bu yapıların, *uzun vadede hayatta kalabilmesi* sorgulanıyor. Karşılığında açık bir hizmet sunmayan bir gelir sistemine olan güvenin sınırlı kalması bekleniyor.
DeFi sektörünün sağlıklı büyümesi için öncelik, *hızdan ziyade sürdürülebilirlik* olmalı. Bu da daha az karmaşık, daha şeffaf ve doğrudan zincir üstü faaliyetlere bağlı gelir modellerine geçişi gerektiriyor. Kullanıcı güveni, sermaye verimliliği ve ekonomik teşviklerin aynı potada eritildiği örnek yapılar ihtiyaç duyulan yönü gösteriyor.
Hem Bitcoin(BTC) tabanlı finans sistemleri, hem de Layer 2 staking çözümleri ve zincirler arası likidite ağları bu bağlamda en çok dikkat çeken seçenekler arasında. Bu modeller, gerçek ağ aktivitesinden doğan gelirlere dayanıyor ve tüm kullanıcılar için *uyumlu çıkar yapıları* sunuyor.
DeFi’ın geleceği, yeni riskleri “paketleyerek” sunmakta değil. *Açık ve güvenilir sistemler* ile herkesin anlayabileceği bir değer sunumuna dönmekte yatıyor. Restaking seçenekleri kalıcı hale gelmek istiyorsa, içinde barındırdığı ekonomik modelin kökten değişmesi ve asıl faydaya odaklanması kaçınılmaz görünüyor.
Yorum 0