Fransa, 2027’den İtibaren ‘Kuantuma Dayanıklı Şifreleme’ Olmayan Güvenlik Ürünlerini Sertifikalandırmayacak
Fransa Ulusal Siber Güvenlik Ajansı ANSSI, ‘kuantuma dayanıklı şifreleme’ içermeyen güvenlik ürünlerine verilen sertifikaları 2027’den itibaren durduracağını açıkladı. Hükümet ve kritik altyapı için fiili ‘giriş bileti’ sayılan bu sertifikasyon kriterlerinin değişmesi, ‘kuantum bilgi işlem’ çağını dikkate alan şifreleme teknolojilerinin sanayi standardı haline gelişini hızlandıracak bir adım olarak görülüyor.
13’ünde (yerel saatle), Reuters’e göre ANSSI genelkurmay başkanı Sami Souissi, France Quantum 2026 Zirvesi’nde şirketlerin 2030’a kadar sadece ‘kuantuma güvenli’ ürünler satın alması gerektiğini söyledi. ANSSI sertifikası, Fransız devlet kurumları ve kritik altyapı operatörlerinde kullanılacak ürünler için zorunlu olduğundan, 2027’ye kadar ‘kuantuma dayanıklı şifreleme’ desteğini kanıtlayamayan tedarikçilerin devlet ihalelerinde ciddi şekilde dezavantajlı duruma düşmesi bekleniyor.
Souissi, “Bu mesele yalnızca teknik bir konu değil” diyerek, “aynı zamanda yönetişim, sanayi planlaması, regülasyon ve egemenlik meselesi” vurgusunu yaptı. Sektör temsilcileri, verilen mesajın bir ‘öneri’ ya da ‘rehberlik’ seviyesini aşıp fiili bir zorunluluk niteliği kazandığı görüşünde. Danışmanlık şirketi Applied Quantum’dan Marin Ivezic, “ANSSI yıllardır bu çizgiyi işaret ediyordu” derken, “Artık kamuya açık bir ortamda, üstelik Reuters izlerken verilen net bir taahhüde dönüştü” değerlendirmesini yaptı.
Fransa’nın takvimi, ABD Ulusal Güvenlik Ajansı NSA’in yayımladığı ‘CNSA 2.0’ geçiş planıyla da örtüşüyor. NSA, 2027’den itibaren ulusal güvenlik sistemlerine yeni alınacak ekipmanların onaylı kuantuma dayanıklı algoritmaları desteklemesini, mevcut ve uyumsuz sistemlerin ise 2030’a kadar kademeli biçimde değiştirilmesini ve 2031’e kadar tam geçişin tamamlanmasını öngörüyor. Böylece büyük ekonomilerin benzer tarihlerde ‘kuantuma dayanıklı şifreleme’ şartı getirmeye başlaması, küresel güvenlik pazarında temel çıtanın yukarı taşındığı anlamına geliyor.
Bu eğilim, kripto para piyasası için de doğrudan ‘uyarı’ niteliğinde okunuyor. Zincir içi analiz platformu Glassnode, Mayıs ayında yayımladığı çalışmada toplam Bitcoin(BTC) arzının yaklaşık %10’unun, yani yaklaşık 1,92 milyon BTC’nin, kuantum hesaplama kapasitesinin belirli bir eşiği aşması durumunda ‘yapısal olarak güvensiz’ hale gelebileceğini tahmin etti. Daha önce Coinbase de Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) gibi hisse ispatı (PoS) konsensüsüne sahip blokzincirlerin, doğrulayıcı imza yapıları nedeniyle kuantum tehdidine karşı daha kırılgan bir pozisyonda olabileceğine dikkat çekmişti.
Buna karşın sektör genelinde hiçbir şey yapılmıyor da değil. Coinbase, Algorand(ALGO) ağını kuantuma hazırlık konusunda yol haritasını en erken ortaya koyan projelerden biri olarak değerlendirirken, Aptos(APT) için de olası geçiş sürecinde avantajlı bir konumda olduğu yorumunu yaptı. Solana(SOL) ve Ethereum(ETH) tarafında da imza şemalarının ‘kuantuma dayanıklı’ algoritmalarla değiştirilmesine yönelik planlar kamuoyuna açıklanmış durumda. Piyasa, ‘kuantum tehdidi’ni artık uzak geleceğin teorik bir tartışması yerine, sertifikasyon ve benimsenme süreçlerini doğrudan etkileyen somut bir parametre olarak okumaya başlıyor.
Yorum 0