ABD’de ‘enflasyon’ verilerinin yavaşlaması ve Japonya’da ‘Bitcoin ETF’ beklentisinin güçlenmesiyle Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) fiyatları aynı anda yukarı yönlü hareket etti. Daha yumuşak para politikası beklentisi ve ‘düzenleyici belirsizlik’ riskinin azalması, kripto piyasasında ‘risk iştahı’nı yeniden canlandırdı.
ABD tarafında açıklanan son enflasyon verilerinin piyasa beklentilerinin altında kalması, Fed’in agresif ‘sıkılaşma’ adımlarına devam etmeyeceği yönündeki beklentileri artırdı. Aynı gün, Japonya’da ‘Bitcoin ETF’yi de içeren yasa tasarısının parlamentonun üst kanadı olan *참의원*de (Senato) kilit bir komisyondan geçmesi, kripto piyasasının odağını Tokyo’ya çevirdi. Söz konusu tasarı, ‘kripto paraların finansal ürün’ olarak sınıflandırılmasını ve bu varlıklara uygulanacak vergi oranının tek seferde ‘%20’ seviyesinde sabitlenmesini öngörüyor. Yasa nihai onayı alırsa, ‘2027’de Tokyo Menkul Kıymetler Borsası’nda spot Bitcoin ETF’lerin’ işlem görmeye başlaması ihtimali tartışılıyor. Aynı dönemde Güney Kore, Hindistan, Avrupa ve ABD gibi büyük ekonomiler de kendi hızlarında ‘kripto düzenlemeleri’ni şekillendirmeye devam ediyor.
Japonya’nın bu yeni hamlesi, uzun süredir devam eden ‘muhafazakâr regülasyon’ çizgisinden kısmi bir geri adım olarak yorumlanıyor. Özellikle ‘Bitcoin ETF’ olasılığı ile birlikte gelen ‘vergi kolaylıkları’, hem ‘kurumsal yatırımcı’ hem de ‘bireysel yatırımcı’ tarafında yeni fon girişleri beklentisini büyütüyor. Piyasa yorumcularına göre bu çerçeve yasalaşırsa, Japonya’nın ‘Asya’nın önde gelen kripto merkezlerinden’ biri haline gelmesi mümkün olabilir. *yorum: Bu tür bir statü, hem yerli hem yabancı borsalar ve saklama kuruluşları için önemli bir rekabet avantajı yaratabilir.*
Diğer büyük ekonomilerde ise tablo daha karmaşık. Hindistan, kriptoya yönelik ‘sert vergi’ ve ‘sıkı raporlama’ hattını korurken, resmi düzeyde açık bir destek vermekten kaçınıyor. ABD ve Birleşik Krallık, özellikle ‘stabil kripto paralar (stablecoin)’ alanında inovasyon ihtiyacına vurgu yapıyor ve ödeme sistemlerine entegrasyon tartışmalarını öne çıkarıyor. Avrupa cephesinde ise Avrupa Merkez Bankası, ‘dijital euro’ projesinde pilot çalışmalarını sürdürüyor. Küresel ölçekte bu derece geniş bir ‘politika yelpazesi’ oluşurken, yatırımcılar da yavaş yavaş ‘yasaklama’ ihtimalinden çok ‘mevzuata dayalı entegrasyon’ senaryosunu fiyatlamaya başlıyor.
Bu gelişmeler eşliğinde Bitcoin(BTC) fiyatı, kısa süreliğine ‘65.000 dolar’ (yaklaşık 96,9 milyon won) seviyesini aştıktan sonra ‘64.000 dolar bandında’ dalgalanmaya devam etti. Son iki haftadır dar bir bantta seyreden fiyat hareketi, bu hamleyle birlikte ‘konsolidasyon bölgesinin kırıldığı’ şeklinde değerlendiriliyor. ABD’de ‘enflasyon baskısının hafiflemesi’ ve bununla birlikte ‘riskli varlıklara dönüş’ iştahının artması, BTC tarafındaki yükselişin ana katalizörü olarak öne çıkıyor.
‘Kurumsal para girişi’ tarafında da tablo güçleniyor. ABD’de işlem gören ‘spot Bitcoin ETF’ ürünlerine ‘181 milyon dolar’ (yaklaşık 270,2 milyar won) net giriş kaydedildi ve bu girişte ‘BlackRock(BLK)’ tarafından yönetilen fonların önemli bir pay aldığı bildirildi. On-chain veriler, büyük cüzdanların Bitcoin biriktirmeye devam ettiğini gösterirken, bu durum ‘orta-uzun vadeli güvenin korunduğu’ şeklinde yorumlanıyor. *yorum: Kurumsal alım iştahının sürmesi, olası düzeltmelerde bile dip seviyelerin daha yukarı taşınmasına neden olabilir.*
Ethereum(ETH) cephesinde ise tablo daha da güçlü. Ethereum, Bitcoin’e kıyasla ‘daha sert bir tepki yükselişi’ sergilerken, ‘ETH/BTC oranı’ da toparlanma eğilimine girdi. Son haftalarda zayıf performansıyla dikkat çeken ETH, bu hareketle birlikte ‘piyasadaki ağırlığını’ yeniden hissettirmeye başladı. Yatırımcılar, ‘Ethereum ekosisteminin uzun vadeli potansiyeline’ yönelik inancın kademeli olarak geri döndüğünü dile getiriyor.
ABD’deki ‘spot Ethereum ETF’ ürünlerine de yaklaşık ‘58 milyon dolar’ (yaklaşık 86,6 milyar won) net giriş oldu. Bu rakam, Ethereum’a yönelik satış baskısının azaldığı ve yeni alım dalgalarının oluştuğu şeklinde okunuyor. ‘Morgan Stanley(MS)’in, Ethereum ve Solana(SOL) tabanlı ETF başvurularına ilişkin belgeleri güncellemesi ve ‘Coinbase(COIN)’i hem ‘saklama (custody)’ hem de ‘staking’ ortağı olarak göstermesi, regülasyon çerçevesi içinde ‘yeni ürün çeşitliliği’ beklentisini de güçlendiriyor.
Ethereum fiyatı, kritik ‘destek bölgesini’ yeniden kazandıktan sonra ‘1.900 dolar’ seviyesine yaklaşmış durumda. Piyasa analistleri, mevcut ‘yukarı yönlü ivmenin’ korunması halinde ‘2.000 dolar direncinin’ yeniden test edilebileceğini ifade ediyor. Bu noktada, ‘ETF ürünlerine istikrarlı fon girişi’ Ethereum’un fiyat dinamikleri için en kritik belirleyicilerden biri olarak öne çıkıyor.
Genel çerçevede hem Bitcoin(BTC) hem de Ethereum(ETH), bir yandan ‘makroekonomik sıkılaşma baskısının’ zayıflaması, diğer yandan da ‘güçlenen regülasyon ve ETF beklentileri’ sayesinde destek buluyor. Özellikle Japonya’daki ‘Bitcoin ETF’ adımı, bu yılın en net ‘kripto dostu sinyallerinden’ biri olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde ‘ABD ekonomik verileri’, ‘Japonya’daki yasama sürecinin seyri’ ve ‘kurumsal fon akımlarının’ yönü, kripto piyasasında ‘yeni bir yükseliş dalgası’ gelip gelmeyeceğini belirleyecek temel faktörler olacak.
Yorum 0