DeFi (merkeziyetsiz finans) çevresindeki tartışma artık kavramın kendi ismine sıçradı. Büyük protokoller akıllı sözleşme tabanlı finans görünümünü korusa da, gerçek işleyişin şirketlerin ve komitelerin söz sahibi olduğu 'zincir üstü finans'a kaydığı öne sürülüyor.
Cointelegraph'ın 13'ünde (yerel saatle) aktardığına göre, Flying Tulip kurucusu Andre Cronje(Andre Cronje) bu değerlendirmeyi Chain Reaction adlı X Space yayınında yaptı. Cronje, Fantom(FTM) ağının yanı sıra Yearn.finance(YFI) ve Keep3r Network(KP3R) projelerini hayata geçirmesiyle tanınıyor; DeFi camiasında etkili geliştiricilerden biri olarak görülüyor.
Cronje şöyle konuştu: "Çok küçük bir niş dışında, DeFi'nin artık var olduğunu düşünmüyorum." Ona göre gerçek DeFi için merkeziyetsizlik, değiştirilemezlik ve aracısızlık şart.
Sözlerine şöyle devam etti: "Bugün faaliyette olan diğer protokollerin neredeyse tamamı için bu artık geçerli değil." Yani ilk dönem DeFi'nin savunduğu 'kod kuraldır' anlayışıyla bugünün büyük protokollerinin işleyiş biçimi arasında bir uçurum oluştu.
DeFi, mevduat, kredi ve takas gibi finansal işlemleri akıllı sözleşmeler üzerinden yürüten bir yapı olarak büyüdü. Kullanıcılar, merkezi bir borsa ya da banka hesabı olmadan cüzdanlarını protokollere bağlayarak finansal hizmetlere erişebilmeyi temel değer olarak benimsedi.
Ancak piyasa büyüdükçe hack'ler, açık istismarları, yönetişimin belli ellerde toplanması ve acil durdurma mekanizmaları etrafındaki tartışmalar da büyüdü. Kullanıcıyı koruyacak mekanizmalar arttıkça merkeziyetsizlik zayıflıyor, tüm yetki sadece koda bırakıldığında ise olaylara müdahale zorlaşıyor; bu ikilem defalarca gündeme geldi.
Cronje'ye göre DeFi, özündeki merkeziyetsizlikten uzaklaşarak 'zincir üstü finans' ya da 'açık finans' denen yeni bir kategoriye kaydı. Kendisi şöyle dedi: "Artık aracılar; şirketler, karar vericiler, küratörler ve risk komiteleri, yani bankacılıkta gördüğümüz geleneksel unsurlar."
Bu açıklama yalnızca bir isimlendirme tartışmasından ibaret değil. Protokoller kendilerini DeFi olarak adlandırsa da, gerçek risk yönetimi yetkisinin, yönetişim yetkisinin ve acil müdahale yetkisinin kimde olduğunun ayrıca incelenmesi gerektiğine dair bir eleştiri niteliğinde.
DefiLlama verilerine göre, DeFi'deki toplam kilitli değer (TVL) 13'ü itibarıyla yaklaşık 75,15 milyar dolar (yaklaşık 106,5 trilyon Güney Kore Wonu karşılığı) olarak kaydedildi. Cointelegraph, DeFi TVL'sinin Ekim 2025 başındaki 167 milyar dolarlık seviyesinden on ayda yarısının altına indiğini aktardı.
TVL, protokollere yatırılan varlık büyüklüğünü gösteren başlıca gösterge. Fiyat dalgalanmaları ile yeni mevduat ve çekim hareketleri birlikte yansıdığından, sektörde DeFi piyasasının genel görünümünü ölçmek için kullanılıyor.
Düzenleyiciler de benzer noktalara odaklanıyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB), Mart ayında yayımladığı "Who to regulate? Identifying actors within DeFi's governance" başlıklı çalışma raporunda Aave(AAVE), Maker(MKR)·Sky(SKY), Ampleforth(AMPL) ve Uniswap(UNI) yönetişim yapılarını inceledi.
Rapora göre, Kasım 2022 ve Mayıs 2023 tarihli varlık anlık görüntüleri (snapshot) baz alındığında, incelenen her protokolde en büyük 100 yönetişim token sahibi arzın yüzde 80'inden fazlasını kontrol ediyordu. ECB araştırmacıları, bu sonucun merkeziyetsiz otonom organizasyonların (DAO) öz merkeziyetsizliğini sorgulattığını belirtti.
ECB raporu, en üst sıradaki oy kullanıcılarının büyük bölümünün vekil (delegate) olduğunu, bir kısmının ise token sahipleriyle bağlantısının kurulmasının ya da kimliklerinin belirlenmesinin zor olduğunu açıkladı. Bu durum, geliştiriciler, borsalar ve yönetişim token sahipleri arasından kimin düzenleyici referans noktası alınacağını belirlemeyi zorlaştıran bir etken.
Yine de Cronje, gerçek DeFi'nin tamamen ortadan kalktığını iddia etmedi. Bazı protokollerde hâlâ gerçek bir yenilikçilik gördüğünü söyledi.
Daha önce ele aldığımız Ethereum'un gizlilik ve zincir üstü finans tartışması da aynı eğilimin bir parçası. Zincir üstü finans, finansal işlevleri blok zinciri üzerine taşıması bakımından DeFi ile örtüşüyor; ancak işletme sahipleri ve risk yönetimi mekanizmaları devreye girdiğinde 'aracısız finans' tanımından uzaklaşıyor.
Yatırımcılar için de bu ayrım önem taşıyor, çünkü yalnızca 'DeFi' adı bir protokolün risk yapısını anlamaya yetmiyor. Yatırılan varlıklar, yönetişim yetkileri, acil durdurma mekanizmaları ve işletme sahibinin rolü ayrı ayrı değerlendirilmeli.
Doğrulama kaynakları: Cointelegraph, DefiLlama, ECB Working Paper Series No. 3208
Yorum 0