Kore'de halka açık şirketler üzerinde yapılan yeni bir araştırma, temettüyü daha sık dağıtan şirketlerin sistematik riskini gösteren 'beta' değerinin daha düşük çıktığını ortaya koydu. Yılda bir temettü dağıtan şirketlerle karşılaştırıldığında, altı ayda bir veya daha sık temettü ödeyen şirketler farklı analiz modellerinde tutarlı şekilde daha düşük beta sergiledi.
Kore Finans Araştırma Enstitüsü (Korea Institute of Finance, KIF), Mayıs 2026'da yayımladığı 'Temettü Sıklığı ve Sistematik Risk (Beta) İlişkisi: Kore'de Halka Açık Şirketler Üzerine Bir İnceleme' başlıklı raporda, 2010-2024 döneminde KOSPI ve KOSDAQ borsalarında işlem gören finans dışı 1.640 şirketi incelediğini açıkladı. Analizde 10.715 şirket-yıl gözleminden oluşan dengesiz panel veri seti kullanıldı.
Raporda OLS panel regresyon analizi, çift farklar yöntemi (difference-in-differences) ve eğilim skoru eşleştirmesi (propensity score matching) birlikte uygulandı. Analiz hipotezinin dayanağı, bilgi etkisi teorisi, işlem maliyeti teorisi ve yatırım vadesi teorisinin üçünün de temettü sıklığı arttıkça betanın düşebileceğini öngörmesiydi. Beta, bir hissenin fiyatının piyasanın genel hareketine ne kadar duyarlı tepki verdiğini gösteren bir gösterge olarak tanımlanıyor.
Araştırmanın öne çıkan bulgusu, altı ayda bir veya daha sık temettü dağıtan şirketlerin betasının, yılda bir temettü dağıtan şirketlere kıyasla daha düşük olmasıydı. Bu eğilim hem KOSPI hem de KOSDAQ piyasalarında doğrulandı. Özellikle bilgi asimetrisinin görece yüksek olduğu KOSDAQ'ta, üç ayda bir temettü dağıtan şirketlerin betasının daha da düşük çıktığı gözlemlendi.
Ancak rapor, üç aylık temettü dağıtan şirketlerin örneklem içindeki payının yalnızca yüzde 0,6 olduğuna dikkat çekerek bu bulgunun 'ön bulgu' niteliğinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Üç aylık temettü dağıtan şirket sayısının yetersizliği, istatistiksel olarak gözlemlenen ilişkinin daha geniş bir şirket grubuna doğrudan genellenmesini zorlaştırıyor.
Temettü verimi kontrol altına alındıktan sonra da temettü sıklığı ile beta arasındaki negatif ilişki korundu. Bu durum, şirketlerin ne kadar temettü dağıttığından bağımsız olarak, ne sıklıkla dağıttığının da kendi başına bir kurumsal politika değişkeni olarak işlev görebileceğine işaret ediyor. Kore borsasındaki temettü politikası tartışmalarının yalnızca temettü büyüklüğüyle değil, temettü periyoduyla da genişleyebileceği bir nokta olarak öne çıkıyor.
Rapor politika açısından bazı öneriler de sundu. 'Kore iskontosu' olarak bilinen düşük değerleme sorununu gidermek ve değer artırma (value-up) politikasının etkinliğini yükseltmek için altı aylık ve üç aylık temettü uygulamalarının yaygınlaşmasını destekleyecek kurumsal bir çerçeve oluşturmanın etkili bir politika aracı olabileceği belirtildi. İncelenmesi gereken adımlar arasında temettü kayıt tarihinin iyileştirilmesi, mali yıl sonu esnekliğinin artırılması, temettü sıklığını artıran şirketlere yönelik teşvikler ve kurumsal yönetim değerlendirmelerinde temettü sıklığının dikkate alınması sayıldı.
Buna karşılık rapor, temettü sıklığı ile sistematik risk arasındaki ilişkiyi doğrudan bir nedensellik olarak sunmadı. Paralel eğilimler varsayımının tam olarak sağlanıp sağlanmadığının ve üçüncü faktörlerin etkisinin de göz önünde bulundurulması gerektiği belirtildi. Şirketlerin temettüyü sık dağıttığı için mi betasının düştüğü, yoksa zaten istikrarlı olan şirketlerin daha sık temettü dağıtabildiği mi sorusunun ek doğrulama gerektirdiği ifade edildi.
Bu araştırma, Kore'deki şirketlerin temettü politikasını yalnızca yatırımcıya sunulan bir getiri unsuru olarak değil, piyasa riski ve kurumsal yönetim tartışmasının bir parçası olarak ele alması bakımından dikkat çekici. Ancak bulguların bireysel şirketlerin hisse senedi performansına ya da yatırım kararına doğrudan uyarlanabilmesi için her şirketin finansal durumunun, sektör özelliklerinin ve piyasa koşullarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
Yorum 0