Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

15 trilyon won'luk olası cezada ilk duruşmada görüşler ayrıştı

Duruşma salonundaki masada dosyalar ve bir bardak su / TokenPost.ai

Devlet tahvili ihalesinde fiyat sabitleme (kartel) iddiasına ilişkin ilk duruşmada aralarında aracı kurumlar ve bankaların bulunduğu 15 finans kuruluşunun tutumu birbirinden ayrıştı. Pişmanlık başvurusu (leniency) yapan aracı kurumlar kartel iddiasını kabul edip yumuşatma talep ederken, diğer kuruluşlar kartelin ön koşulu olan 'anlaşmanın' hiç bulunmadığını öne sürdü.

Kore Adil Ticaret Komisyonu (Fair Trade Commission, FTC), devlet tahvili birincil bayileri (Primary Dealer, PD) arasındaki kartel iddiasını görüştüğü ilk genel kurul toplantısını 27'sinde (yerel saatle) Sejong'daki duruşma salonunda topladı; toplantı Yonhap Infomax'a göre gerçekleşti. Soruşturma kapsamında 10 aracı kurum ve 5 banka olmak üzere toplam 15 finans kuruluşu bulunuyor.

İlk gün duruşmasına Kyobo Securities, Daishin Securities, Mirae Asset Securities, Samsung Securities, Shinhan Investment Corp, Korea Investment & Securities, NH Investment & Securities ve Meritz Securities olmak üzere 8 aracı kurum ile KB Kookmin Bank, NH Nonghyup Bank ve Hana Bank olmak üzere 3 banka katıldı. KB Securities, Kiwoom Securities, IBK Industrial Bank of Korea ve KDB Korea Development Bank ise savunmalarını 31'inde sunacak.

FTC soruşturma yetkilileri, bu kuruluşların Ocak 2020 ile Haziran 2023 arasında devlet tahvili ihalelerinde teklif faiz oranı gibi bilgileri önceden paylaştığını tespit ettiklerini belirtti. İddialar 'ihale karteli' ve 'bilgi paylaşımı karteli' olmak üzere iki başlıkta toplanıyor. Yetkililer bu sürecin ihale faiz oranını yükselttiğini ve devlete zarar verdiğini değerlendirdi.

İlgili devlet tahvili ihalelerinin toplam büyüklüğü 76,2 trilyon won olarak açıklandı. Yasal azami ceza oranı doğrudan uygulanırsa para cezasının 15 trilyon won'a kadar çıkabileceği konuşuluyor. Ancak bu rakam kesinleşmiş bir ceza değil; soruşturma yetkililerinin değerlendirmesi ve yasal üst sınır esas alınarak yapılan bir hesaplama olarak öne çıkıyor.

Devlet tahvili birincil bayileri, hem ihalelere katılan hem de ikincil piyasada alım satım fiyatı veren finans kuruluşlarını tanımlıyor. Bu kuruluşlar tahvil ihraç piyasasında talebi destekleyen 'piyasa yapıcılığı' işlevi üstlenirken, karşılığında ihaleye katılım ve ikincil piyasa işleyişiyle ilgili belirli yükümlülükler de taşıyor.

Söz konusu dava tek tek kuruluşlara yönelik yaptırımın ötesinde, devlet tahvili ihraç piyasasının işleyişiyle de doğrudan bağlantılı. TokenPost daha önce devlet tahvili karteli soruşturmasının kilit tartışma noktalarının bilgi paylaşımı ve ceza hesaplama yöntemi olduğunu aktarmıştı.

Tartışma esas olarak iki eksende ilerliyor. Birincisi, ihale öncesi ve sonrasında yapılan bilgi paylaşımının kartel sayılıp sayılamayacağı. İkincisi ise ceza hesaplama tabanının kazanılan ihale tutarı mı yoksa fiili işlem geliri mi olması gerektiği.

Pişmanlık başvurusu yaptığı bilinen Daishin Securities, Samsung Securities ve Shinhan Investment Corp'un, kartel eylemini kabul edip pişmanlık dile getirdiği aktarıldı. Leniency, kartelden şüphelenilen şirketlerin kendiliğinden bildirimde bulunması hâlinde cezanın hafifletilmesini ya da tamamen kaldırılmasını sağlayan bir düzenleme.

Buna karşılık diğer finans kuruluşları kartelin oluşmadığını savundu. İddiaya göre ortada birden fazla şirketin bir araya geldiği toplu bir görüşme değil, şirketler arasında ikili ve parçalı bilgi alışverişi bulunuyor.

Bir aracı kurum yetkilisi duruşmada, "biz kartel yapmadık" dedikten sonra "bilgiyi sadece pasif biçimde aldık, bu bile kartel mi" sorusunu yöneltti. Bilgi alışverişi yaşanmış olsa bile bunun rekabeti kısıtlama amacı taşıyan bir anlaşma sayılamayacağı öne sürülüyor.

Rekabeti kısıtlayıcı etki üzerinden de tartışma sürdü. Bazı aracı kurumlar, bilgi paylaşımı öncesi ve sonrasında devlet tahvili faiz oranlarının anlamlı biçimde değişip değişmediğinin incelenmesi gerektiğini savundu. FTC soruşturma yetkilileri ise doğrudan yazışma kaydı olmasa dahi çeşitli emarelerin bir araya gelmesinin dolaylı kanıt oluşturduğu görüşünü korudu.

Ceza hesaplama yönteminde finans kuruluşları büyük ölçüde ortak bir tavır sergiledi. Kuruluşlar, kazanılan ihale tutarının tahvil alımı karşılığında devlete ödenen para olduğunu, bu nedenle alım satım kârı ve faiz gibi fiili işlem gelirinin ilgili ciro olarak kabul edilmesi gerektiğini savundu.

FTC soruşturma yetkilileri ise yönetmelik hükümlerini ve önceki emsal kararları göstererek kazanılan ihale tutarının esas alınmasının uygun olduğu görüşünü sürdürdü. Finans kuruluşları tarafında, cezanın kazanılan ihale tutarı üzerinden belirlenmesi hâlinde idari dava sürecinin kaçınılmaz olacağı yönünde bir iddia da dile getirildi.

Duruşma, 31'inde yapılacak ikinci oturumun ardından gelecek ayın 2'sine kadar sürecek. Son günde üyelerin sorularının ve şirketlerin son savunmalarının yer alması bekleniyor. Genel kurul, soruşturma raporunu ve kuruluşların görüşlerini değerlendirdikten sonra yasa ihlali olup olmadığına ve yaptırım düzeyine karar verecek.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1