Bitcoin(BTC) yatırımcılarının önündeki asıl sınav artık ‘enflasyon korkusu’ değil. Fiyat düzeltmesi ve bozulan piyasa psikolojisiyle birlikte ‘ne kadar süre inançla elde tutabilecekleri’, yani *inanç* ve *sabır* kilit değişkenler haline geliyor.
Son dönemde Bitcoin fiyatı, daha önce test ettiği 70 bin dolar zirvesinden geri çekilmeye devam ediyor. Anlık verilere göre Bitcoin(BTC) şu anda 60 bin doların üst bandında dalgalanıyor ve son bir ayda belirgin bir düzeltme eğrisi oluşmuş durumda. Enflasyon oranlarının gerilemesi ve riskli varlıklara yönelik iştahın soğumasıyla, yatırımcılar yeniden “Bitcoin’i neden elde tutmalıyım?” sorusunu yüksek sesle sormaya başladı.
Bitcoin’in ‘değer kaybeden para birimlerine karşı *koruma* (hedge)’ anlatısı, son açıklanan tüketici fiyat endeksi(CPI) verileriyle yeniden tartışmaya açıldı. Açıklanan rapora göre ocak ayı tüketici fiyat artışı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,4 oldu ve aralık ayındaki yüzde 2,7 seviyesinden geri geldi. Manşet enflasyondaki bu yavaşlama, Bitcoin’in ‘para birimi değer düşüşüne karşı kalkan’ rolünü sorgulatan bir zemin oluşturdu.
Bitcoin destekçisi ve yatırımcı girişimci olarak tanınan Anthony Pompliano, mevcut tabloyu yatırımcılar için bir tür ‘*inanç sınavı*’ olarak tanımlıyor. Pompliano, “Market fişi ya da fatura geldiğinde artık aşırı bir pahalılık hissedilmeyen bu ortamda, yatırımcılar gerçekten kıt bir dijital varlığı aynı kararlılıkla elde tutmayı sürdürebilecek mi?” sorusunu gündeme getirdi.
Pompliano’ya göre enflasyon yüzeyde sönümlenmiş görünse de, daha derindeki fiyat baskıları ileride *farklı bir biçimde* geri dönebilir. Bu durumu ‘*parasal sapan* (monetary slingshot)’ olarak tarif eden Pompliano, doların satın alma gücündeki erozyonun, para politikaları ve likidite koşulları nedeniyle bir süreliğine perdelenmiş olabileceği görüşünde. yorum: Burada ima edilen, kısa vadeli rahatlamanın uzun vadeli parasal genişleme riskini ortadan kaldırmadığı.
Bu çerçevede bakıldığında, merkez bankalarının büyümedeki yavaşlamayı sınırlamak amacıyla faiz indirimlerine yönelmesi veya yeniden likidite pompalaması, orta-uzun vadede yeniden bir ‘*kıt varlık arayışı*’ sürecini tetikleyebilir. Sınırlı arz yapısına sahip Bitcoin ile genişleyen para arzı arasındaki zıtlık, bu senaryoda yeniden ön plana çıkabilir.
Yıllardır Bitcoin piyasasını destekleyen ana anlatılardan biri, ‘*sınırlı arzlı varlıklar*’ ile ‘*sürekli genişleyen itibari para*’ arasındaki zıtlığa dayanıyor. Ancak enflasyon verileri belirgin biçimde aşağı gelince, “para birimlerinin değeri sürekli eriyor” algısı zayıflıyor ve Bitcoin tutmanın ‘aciliyet’ duygusu da bir ölçüde gerileyebiliyor. Bu noktada, “enflasyon tehdidi azalmışken neden hala Bitcoin’de kalayım?” sorusunu soran kesim küçümsenmeyecek boyutta.
Bazı analistler, resmi verilere yansıyan tablo ile günlük hayat deneyimi arasındaki mesafeye dikkat çekiyor. Manşet rakamlar sakinleşmiş görünse de, hanehalkının hissettiği yaşam maliyeti baskısı hâlâ yüksek olabilir. Başka bir ifadeyle, istatistiksel enflasyon ile tüketicilerin hissettiği ‘*yaşam enflasyonu*’ her an birbirinden kopabilir. yorum: Bu ayrışma, ekonomik veriyle yatırımcı psikolojisi arasındaki en önemli gerilim noktalarından biri.
Bu sırada fiyat tarafındaki düzeltme ve yaygın korku duygusu, Bitcoin piyasasını adeta bir ‘*sabır dönemi*’ne sokmuş durumda. Haber hazırlanırken Bitcoin(BTC) spot fiyatı yaklaşık 68.938 dolar (yaklaşık 9,96 milyar TL) seviyesinde işlem görüyordu. Fiyat grafiği, kısa vadeli zirvenin ardından bir ‘satış baskısı sindirme’ sürecine girildiğine işaret ediyor.
Yatırımcı hissiyatını ölçen çeşitli göstergeler de bu tabloyu destekliyor. Öne çıkan metriklerden ‘Kripto Korku ve Açgözlülük Endeksi’, son günlerde ‘aşırı korku’ bölgesine sert düşüş gösterdi. Bu seviye, piyasadaki katılımcıların riskli varlıklardan uzaklaşmaya yöneldiği klasik sinyallerden biri. Tarihte bu tarz ‘aşırı korku’ dönemlerinin ardından güçlü toparlanmaların geldiği örnekler bulunsa da, likidite çekilmeye devam ettiği evrelerde bu göstergelerin derin bir düşüşün başlangıcını da işaret ettiği unutulmuyor. Bu nedenle analistler, önümüzdeki haftalarda makro görünüm ve para akımlarının *yönüyle* asıl resmin netleşebileceği görüşünde.
Son haftalarda dolar endeksinin diğer büyük para birimlerine karşı bir miktar zayıflaması da dikkatle izleniyor. Bazı yatırımcılar bunu Pompliano’nun sözünü ettiği ‘parasal sapan’ senaryosunun erken işaretleri olarak yorumluyor. Buna karşın başka bir görüş, “doların zayıflamaya başlaması tek başına Bitcoin veya diğer kripto varlıklarda güçlü bir ralli için yeterli değil” uyarısında bulunuyor; küresel risk iştahı, regülasyonlar ve kurumsal talep gibi ilave unsurların da belirleyici olduğuna dikkat çekiliyor.
Tüm bu gelişmeler, Bitcoin’in ‘*uzun vadeli değer saklama aracı*’ rolünü yeniden masaya yatırıyor. Yatırımcı stratejileri de bu belirsizlikte ikiye bölünmüş durumda. Bir grup uzun vadeli yatırımcı, mevcut düzeltmeyi “*uzun vadeli fikirde indirimli fiyatlama*” olarak görüyor ve pozisyonlarını artırıyor. Kıtlık özelliğine ve orta-uzun vadede enflasyon riskinin geri döneceğine inanan kesim, bu dönemi bir fırsat penceresi gibi okuyor.
Diğer tarafta ise daha net sinyal bekleyen yatırımcılar var. Bu grup, enflasyonun yeniden hızlanması ya da para birimlerinde değer erozyonunu açıkça gösteren politika değişiklikleri ortaya çıkana kadar ek sermaye koymama eğiliminde. Piyasa raporları, her iki kampın da aktif biçimde alım-satım yaptığına ve bu nedenle *oynaklığın* yüksek kaldığına işaret ediyor.
Bugün itibarıyla Bitcoin’in ‘*uzun vadeli değer saklama*’ iddiası adeta gerçek zamanlı bir stres testinden geçiyor. Kısa vadeli fiyat oynaklığı ve bozulan psikoloji, yatırımcıların gözünün önünde yaşanıyor; buna karşılık uzun vadeli pozisyonlar sessizce birikmeye devam ediyor. Önümüzdeki birkaç haftada piyasanın nasıl davrandığı, yatırımcı inancının ne kadar sağlam olduğunu ve Bitcoin etrafındaki anlatının hangi yönde evrileceğini görmek açısından kritik bir sınav niteliği taşıyacak.
Yorum 0