Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Enflasyon Sakinleşirken Bitcoin(BTC) Testte: Pompliano 'kıtlık argümanı' ve para politikası sınavını anlatıyor

Enflasyon Sakinleşirken Bitcoin(BTC) Testte: Pompliano 'kıtlık argümanı' ve para politikası sınavını anlatıyor / Tokenpost

ABD’de enflasyon baskısının zayıflamasıyla birlikte Bitcoin(BTC) yatırımcılarının yeni bir döneme girdiği yorumu öne çıkıyor. ‘yüksek enflasyon·bol likidite’ döneminin gerilemesiyle, Bitcoin’in ‘para birimi değer kaybına karşı koruma’ söylemi artık daha sert biçimde test ediliyor.

ABD’li ünlü yatırımcı Anthony Pompliano, yakın tarihli Fox Business röportajında “Birçok yatırımcı, enflasyondaki ani yükseliş ve agresif parasal genişleme nedeniyle Bitcoin piyasasına girdi” dedi. Pompliano’ya göre bugün asıl soru şu: Enflasyonun yavaşladığı bir ortamda bile yatırımcılar hâlâ Bitcoin’in uzun vadeli amacına güvenebilir mi? Yani Bitcoin’in ‘para birimi değer kaybına karşı hedge’ aracı olduğu yönündeki anlatının yapısal olarak geçerli kalıp kalmadığı, güncel enflasyon verileri değişmişken yeniden sınanıyor.

Bitcoin yatırımcıları için asıl *meydan okuma*, Pompliano’ya göre şu: “Günlük hayatlarında artık sert bir enflasyon baskısı hissetmiyorken bile bu varlığı elde tutmaya devam edebilecekler mi?” Ona göre Bitcoin’in temel değeri ‘sınırlı arz’ özelliğinden geliyor. Pompliano “Eğer hükümetler ve merkez bankaları ‘para basmaya’ devam ederse, Bitcoin fiyatının uzun vadede yükselmekten başka seçeneği yok” diye savunuyor.

ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu(BLS) verilerine göre ocak ayı Tüketici Fiyat Endeksi(CPI) yıllık artışı yüzde 2,7’den yüzde 2,4’e geriledi. Ancak Moody’s Analytics başekonomisti Mark Zandi, CNBC’ye yaptığı değerlendirmede “Verilere bakınca enflasyon düşüyor gibi görünüyor ama tüketicilerin hissettiği yaşam maliyeti baskısı çok daha yavaş hafifliyor” dedi. ‘Rakamda sakinleşme, sokakta hâlâ baskı’ arasındaki bu fark, piyasa psikolojisini karmaşıklaştıran bir unsur olarak öne çıkıyor.

Bitcoin’in toplam arzı 21 milyon adetle sınırlandırıldığı için, uzun süredir ‘para birimi değer kaybına karşı koruma aracı’ olarak pazarlanıyor. Mantık şu: Merkez bankaları likiditeyi artırıp itibari paranın alım gücünü aşındırdıkça, sermaye kıtlığı yüksek varlıklara kayıyor. Pompliano, “Bitcoin ve altın, uzun vadeli ‘değer saklama aracı’ işlevi görebilecek iki kıt varlık” diyerek, küresel parasal gevşeme döngüsünün yeniden hız kazanması halinde hem altın hem Bitcoin’in eş zamanlı olarak *fayda* sağlayabileceğini söylüyor.

Öte yandan piyasa havası sert biçimde soğumuş durumda. Kripto yatırımcı duyarlılığını izleyen ‘Kripto Korku ve Açgözlülük Endeksi’, kısa süre önce 9 seviyesine kadar gerileyerek ‘aşırı korku’ bölgesine düştü. Bu seviye, 2022 Haziran’ından bu yana ilk kez görüldü. CoinMarketCap verilerine göre haberin yazıldığı sırada Bitcoin fiyatı yaklaşık 68.850 dolar seviyesinde işlem görüyor ve son bir ayda yaklaşık yüzde 28 gerilemiş durumda.

Pompliano, kısa vadede makroekonomik koşulların Bitcoin gibi riskli varlıklar için baskı unsuru olabileceğini düşünüyor. Ona göre “kısa vadede deflasyonist güçler” daha belirgin hale gelecek ve bu süreçte hem yatırımcılar hem de siyasetçiler yeniden “para basalım, faizleri indirmeye dönelim” çağrılarını artıracak.

Pompliano’nun çizdiği bu tablo, bir tür ‘parasal sapan’ senaryosuna benziyor. Deflasyon endişelerinin büyüdüğü dönemde hükümetler ve merkez bankaları agresif likidite enjeksiyonu ve faiz indirimleriyle ekonomiyi desteklemeye yönelirse, ilk aşamada düşen enflasyon bu adımların yan etkisini gölgede bırakabiliyor. Fakat zaman geçtikçe genişleyen para arzı doların reel değerini aşındırıyor ve sonuçta Bitcoin ile altın gibi *kıt varlıkların* görece değerini yukarı çekiyor.

Pompliano, yaşanan fiyat düşüşünün “yatırımcı inancını test ettiğini” vurguluyor. Ona göre şu an enflasyonun görece düşük olduğu bu dönem, Bitcoin’in ‘kıtlık argümanının’ kısa vadeli CPI verilerinden çok, uzun vadeli ‘para arzı genişlemesi’ dinamiğine bağlı olup olmadığının yeniden görüleceği bir sınav niteliği taşıyor.

Bitcoin’deki son sert düşüşte, ABD istihdam verilerine yönelik ‘büyük çaplı aşağı yönlü revizyonlar’ da kritik rol oynadı. ABD makamları, geçtiğimiz yılın istihdam artışını yaklaşık 900 bin civarında aşağı çekince, piyasalar sadece “verinin kötüleşmesi”nden değil, “verinin doğruluğuna duyulan güvenin sarsılmasından” da etkilendi.

Ocak ayında tarım dışı istihdam artışı 130 bin civarında kalarak beklentileri karşılayamadı. Ancak yatırımcıların daha hassas tepki verdiği nokta, geçmiş ay verilerindeki büyük revizyon oldu. Döngü değişim dönemlerinde kullanılan istatistiksel modellerin gerçek istihdamı olduğundan yüksek göstermiş olabileceği konuşulmaya başlarken, aylık istihdam rakamlarına duyulan güven tartışmaya açıldı.

Tahvil ve türev piyasaları gelişmelere hızla tepki verdi. 10 yıllık ABD Hazine tahvili faizi yaklaşık yüzde 4,15’ten yüzde 4,20’ye yükselerek, gelecekte likidite koşullarının daha da sıkılaşabileceğine işaret etti. Piyasa fiyatlamalarına göre Fed’in mart ayındaki faiz indirimi ihtimali yaklaşık yüzde 22’den yüzde 9 seviyesine düştü. Aynı anda opsiyon ve vadeli işlemler piyasasında büyük yatırımcıların aşağı yönlü risklere karşı *hedge* pozisyonlarını hızla artırdığı bildirildi.

Uzmanlar, son istihdam revizyonlarının “ekonominin beklenenden daha dayanıklı olduğu” söylemini zayıflattığı görüşünde. Onlara göre artık yatırımcılar tek tek veri rakamlarından çok, istatistiksel altyapının güvenilirliğini sorgulamaya başladı. Güven sarsıldığında ise ilk darbe genellikle Bitcoin gibi riskli varlıklara geliyor.

Bugün piyasada, ABD tahvil faizleri ve genel likidite görünümü, Bitcoin’in yönünü belirleyecek başlıca değişkenler olarak görülüyor. Faizlerin daha da yükselmesi halinde sermaye güvenli varlıklara kayabilir, kaldıraçlı ve spekülatif pozisyonların çözülmesi ise Bitcoin’in toparlanmasını geciktirebilir. Tersine, büyüme endişeleri ağır basar ve Fed güçlü bir gevşeme rotasına dönerse, Bitcoin’in ‘dijital altın’ söylemi yeniden öne çıkabilir.

Bazı trader’lar son düşüşün ardından “dip bölgesine yaklaşıldığına dair sinyaller” gördüklerini söylese de, genel davranışın henüz net bir alım iştahından ziyade *bekle-gör* tutumuna işaret ettiğini belirtiyor. Enflasyonun yavaşlaması, istihdam verisine duyulan güven, faiz indirimi beklentileri gibi makro başlıklar aynı anda gündemde olduğu için, Bitcoin fiyatında da bir süre daha yüksek oynaklık ve kararsız seyir öngörenler çoğunlukta.

Sonuçta, Pompliano’nun da işaret ettiği gibi, mevcut düzeltme dönemi ‘yüksek enflasyon korkusundan’ çok, ‘para politikası ve paranın gerçek değeri’ üzerine uzun soluklu bir sınavı andırıyor. Piyasa, Bitcoin’in kıtlık argümanının kısa vadeli CPI verilerinden bağımsız olarak, uzun vadeli para arzı genişlemesi ve olası dolar zayıflaması ortamında yeniden güç kazanıp kazanamayacağı sorusuna, bu dalgalı süreçte yanıt arıyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1