미국 tahvil piyasası yeniden *kilit gösterge* konumuna yükselirken, yapay zeka(AI) hem işgücü piyasasını hem de askeri stratejileri dönüştürecek bir ‘oyun değiştirici’ olarak öne çıkıyor. Global makro yatırımcılar, bu iki alanın etkileşimiyle birlikte önümüzdeki dönemde *makroekonomik düzenin* kökten değişebileceği görüşünde birleşmeye başlıyor.
HonTe Investments’ı yöneten global makro trader ve CIO’su Alex Gurevich(Alex Gurevich), yakın tarihli bir röportajda ABD tahvil (sabit getirili) piyasası, Fed para politikası ve AI’ın işgücü ile savunma alanına etkilerini birlikte ele aldı. Gurevich, *bozulan ekonomik veriler*, *getiri eğrisi* hareketleri, *yüksek faiz ortamının istihdama etkisi* ve AI’ın tetikleyebileceği *ekonomik ve askeri paradigma değişimini* ana başlıklar olarak öne çıkarıyor.
ABD sabit getirili piyasasının “*her şeyin merkezi*” olduğunu savunan Gurevich, sağlam görünen makro verilerin arka planını anlamak için önce tahvil fiyatlamasına ve faiz yapısına bakılması gerektiğini vurguluyor. Ona göre son birkaç aydır açıklanan ABD verileri “oldukça kafa karıştırıcı”. Özellikle federal hükümetin ‘shutdown’ benzeri siyasi süreçleri nedeniyle büyüme, istihdam ve enflasyon gibi temel göstergelerin geçici olarak *yanıltıcı* hale geldiğini düşünüyor. Yalnızca manşet verilere bakarak karar alan yatırımcıların, gerçek konjonktürü yanlış okuyabileceği uyarısını yapıyor.
Bu nedenle kurumsal yatırımcılar ve trader’lar açısından ABD tahvil piyasası sadece bir yatırım aracı değil, aynı zamanda *ekonomi ve politika yönelimini gösteren bir “bilgi merkezi”* işlevi görüyor. Gurevich; getiri seviyeleri, vade yapısı, volatilite ve kısa–uzun vade spreadlerindeki değişimlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Gurevich’e göre, Fed’in *gevşeme döngülerinin* her başlangıcında getiri eğrisinde belirgin bir “*katılaşma*” (stiffening) görülüyor. Bu ortamda kısa vadeli faizler hızlı düşerken, uzun vadeli faizler ilk aşamada çok daha yavaş hareket ediyor. Fed politika faizini indirmeye başladığında, doğrudan bu faize bağlı olan kısa vadeli tahviller anında tepki veriyor. Buna karşılık uzun vadeli faizler; enflasyon beklentileri, uzun vadeli büyüme görünümü ve kamu maliyesi riskleri gibi daha karmaşık faktörlere bağlı olduğu için başlangıçta ‘yapışkan’ kalıyor. Piyasaların gevşeme döngüsü başlar başlamaz sık gördüğü “yeniden dikleşen” getiri eğrisi de bu nedenle ortaya çıkıyor. Kısa vade, politika değişikliğine öncü tepki verirken; uzun vade gecikmeli uyum sağlıyor ve eğrinin eğimi yeniden artıyor. Gurevich, bu *getiri eğrisi dinamiklerinin* “gelecek konjonktürü ve varlık fiyatlarını okumada kilit ipucu” sunduğunu savunuyor.
Fed’in sonraki adımları konusunda ise Gurevich’in görüşü net: Ona göre, Fed ister ‘şahin’ ister ‘güvercin’ ton kullansın, *faizler yapısal olarak aşağı yönlü* kalmaya mahkûm. Enflasyonun sakinleşmesi ve işgücü piyasasının zayıflaması durumunda yüksek faizleri uzun süre korumak mümkün olmayacak. Burada özellikle *reel faiz* seviyesine dikkat çekiyor. Nominal faizden enflasyon çıkarıldığında ortaya çıkan yüksek reel faiz, şirketler ve hanehalkı için finansman maliyetini sert biçimde artırıyor. Bu durum bilançoların küçülmesine, yatırımların kısılmasına ve eninde sonunda *istihdamın daralmasına* yol açıyor. Gurevich, “*yüksek reel faizlerin nihayetinde işsizlik yaratacağını*” öne sürüyor.
Fed’in hem fiyat istikrarı hem de azami istihdamdan sorumlu ‘çift mandat’ı nedeniyle, enflasyon sakinleşirken işsizlik yükselmeye başlarsa politika faizini daha düşük seviyelere, hatta bazı senaryolarda “*sıfıra yakın*” düzeye geri çekmek zorunda kalabileceğini düşünüyor. Bu tür bir patika; tahvillerin yanı sıra hisse senetleri, emlak piyasası ve Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH) gibi dijital varlıklar üzerinde de doğrudan veya dolaylı etkiler yaratabilir.
AI tarafında Gurevich’in bakışı belirgin şekilde *karamsar*. AI’ın “*istihdam olanaklarını ciddi biçimde tahrip edeceğini*” söyleyen yatırımcı, bazı sektörler ve pozisyonların kategori olarak tamamen ortadan kalkabileceğini düşünüyor. Sadece rutin ve tekrarlı işler değil, yüksek eğitim gerektiren uzmanlık alanlarının da otomasyondan etkileneceğini; böylece mevcut işgücü yapısının kökten değişebileceğini savunuyor. Ona göre bu yalnızca *işlerin el değiştirmesi* değil, “*ekonomik faaliyet türlerinin*” sayıca azalması anlamına gelebilir. Şirketler tarafında işgücü maliyeti düşüşü ve verimlilik artışı mümkün olsa da, toplum genelinde *işsizlik, gelir eşitsizliği ve zayıflayan tüketim tabanı* şeklinde bir dizi yeni makro risk birikebilir.
Bu tablo, uzun vadede devletlerin *maliye politikası*, *sosyal güvenlik ağları* ve *eğitim–yeniden eğitim programlarını* baştan aşağı yeniden tasarlamasını gerektirebilir. AI ekonomiyi ne kadar hızlı dönüştürürse, buna ayak uyduramayan politika çerçeveleri ve kurumlar da o kadar büyük *piyasa oynaklığı* ve sosyal gerginlik kaynağı haline gelebilir.
Askeri alanda ise Gurevich, AI’ın stratejik önemini “*Soğuk Savaş dönemi silahlanma yarışıyla karşılaştırılabilir*” buluyor. Ona göre bu artık yalnızca teknoloji rekabeti değil, doğrudan *ulusal güvenlik* meselesi. AI tabanlı sistemlerin olgunlaşmasıyla birlikte kara ordusuna dayalı *geleneksel kuvvet yapısı* hızla küçülebilir. Otonom silahlar, dronelar, insansız deniz araçları, siber ve elektronik harp kapasitesi, sahadaki askerlerin yerini giderek daha fazla alabilir. İnsan unsurunun ağırlığı “*arabulucu*” ve “*barışı koruma*” rollerine kayarken, sıcak çatışmalarda ön safta AI destekli sistemler öne çıkabilir.
Bu sürecin savunma bütçelerini azaltmak yerine büyük ihtimalle artıracağını düşünen Gurevich, “*AI korkusu ve paranoyasının (AI paranoyası) askeri harcamaları ciddi biçimde şişirebileceğini*” öngörüyor. Devletler geride kalmamak için AI tabanlı silah platformlarına ve savunma altyapısına agresif biçimde yatırım yaparken, yeni tür bir *silahlanma yarışı* doğabilir.
Genel çerçevede Gurevich’in analizi, *makro göstergeler, faizler ve AI* üçlüsünün önümüzdeki dönemde ekonomik ve askeri stratejileri birlikte şekillendireceğine işaret ediyor. Bozulan ekonomik veriler arasında ABD tahvil piyasası ve getiri eğrisi hâlâ en kritik “*sinyal kaynağı*” olarak öne çıkarken, yüksek reel faizlerin büyümeyi ve istihdamı sıkıştırarak yeni bir gevşeme döngüsünü neredeyse kaçınılmaz hale getirdiği düşünülüyor. Aynı zamanda AI, işgücü piyasası ve savunma mimarisini baştan yazarak, hükümetler, şirketler ve yatırımcılar için benzersiz *risk ve fırsat alanları* yaratıyor. Gurevich, bu dönüşümün kısa süreli bir dalga değil; önümüzdeki yıllar ve hatta on yıllar boyunca *makroekonomik desenleri ve sermaye akımlarını yeniden şekillendirecek yapısal bir tema* olduğunu vurguluyor.
Özetle, ABD sabit getirili piyasası hâlâ *ekonomi ve politika okumasının merkez sahnesi* konumunda. Fed faizleri ise enflasyon ve istihdam verilerinin seyrine bağlı olarak yeniden aşağı yönlü baskı altında kalabilir. Bunun üzerine eklenen *AI kaynaklı yapısal şok*, yalnızca yatırım stratejilerini değil, aynı zamanda *işgücü ve güvenlik stratejilerini* de baştan tasarlamayı zorunlu kılan yeni bir döneme işaret ediyor.
Yorum 0