Strategy, bu yıl düzenlediği ‘Strategy World’ etkinliğiyle geleneksel finans, Bitcoin(BTC) ve yapay zekâ(AI) ekseninde tartışmaları derinleştiriyor. Etkinliğin en dikkat çekici oturumlarından birinde, önümüzdeki hafta Strategy CEO’su Phong Le ile Morgan Stanley(MS) dijital varlıklar bölümü başkanı Amy Oldenburg bir araya gelerek ‘uzun vadeli Bitcoin stratejisi’ ve ‘kurumsal benimseme’ başlıklarını ele alacak. Bu görüşme, Bitcoin’in ‘uzun vadeli stratejik varlık’ olarak konumlanma sürecine ve kurumların portföylerinde nasıl yer açtığına dair önemli mesajlar içerecek.
İki ismin katıldığı bu özel oturum, önümüzdeki çarşamba günü ABD Las Vegas’taki Wynn Resort’ta yapılacak. Tartışmanın odağında, Bitcoin’in küresel makroekonomik ortamda hangi rolü üstlendiği, kurumsal yatırımcıların bu varlığı portföylerine ‘hangi oran ve yapıda’ eklediği ve ‘kurumsal Bitcoin piyasası’nın nasıl şekillendiği olacak. Ayrıca, kripto para benimsemesinde ‘öncü’ konumuna gelen gelişmekte olan ülkelerin deneyimlerinden hangi derslerin çıkarılabileceği ve geleneksel finans kurumlarının bu dalgaya nasıl uyum sağlayabileceği masaya yatırılacak.
Bu oturum, Strategy’nin her yıl düzenlediği ‘Strategy World’ konferansının bir parçası. Şirket, Bitcoin’i ‘merkez hazine varlığı’ olarak biriktiren önde gelen halka açık kuruluşlar arasında yer alıyor ve etkinlik aracılığıyla iş dünyası liderlerini, yapay zekâ, iş zekâsı ve Bitcoin yeniliklerinin kesişim noktasında buluşturmayı hedefliyor. Etkinlik, sadece kripto ekosistemini değil, geleneksel finans, varlık yönetimi, saklama (custody) ve altyapı alanındaki kurumları da aynı sahnede bir araya getirerek ‘kurumsal Bitcoin pazarı’nın bugünü ve geleceğine dair kapsamlı bir çerçeve sunmayı amaçlıyor.
Bu yılki ‘Strategy World’, 23–26 Şubat tarihleri arasında dört gün boyunca sürecek. Programda Strive, Metaplanet, BitGo, Morgan Stanley, Coinbase(COIN), Anchorage Digital ve Bitwise gibi farklı segmentlerden onlarca küresel şirketten konuşmacılar yer alıyor. Böylece Bitcoin ekosisteminin yanında, geleneksel bankacılık ve varlık yönetimi dünyası da tartışmalara doğrudan dahil oluyor. ‘yorum: Buradaki temel amaç, Bitcoin’i sadece spekülatif bir araç olarak değil, kurumsal bilançolara ve uzun vadeli yatırım modellerine entegre edilen bir sınıf olarak konumlandırmak.’
Strategy’nin kurucu ortaklarından ve mevcut yönetim kurulu başkanı Michael Saylor, etkinliğin ikinci günü olan 24 Şubat’ta ‘dijital kredi’ başlıklı açılış konuşmasını yapacak. Saylor şimdiye kadar Bitcoin’i genellikle ‘dijital altın’ olarak tanımlamıştı. Ancak bu kez, kredi ve borç piyasalarının dijital varlıklarla nasıl iç içe geçebileceğine, yeni iş modellerine ve sermaye piyasası yapısındaki olası dönüşümlere odaklanması bekleniyor. Bu çerçeve, Bitcoin ve diğer dijital varlıkların ‘sadece değer saklama aracı’ değil, aynı zamanda kredi ve sermaye tahsisi mekanizmalarının da parçası olabileceği fikrini gündeme taşıyor.
Strategy ile Morgan Stanley arasında gerçekleşecek bu strateji oturumu, ABD’de spot Bitcoin borsa yatırım fonlarının(ETF) piyasaya sürülmesinden sonra, Wall Street’in köklü finans kurumları ile Bitcoin odaklı şirketler arasındaki işbirliği dinamiğinin güçlendiğinin sembolik bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Bir yanda büyük bankalar, sıkı düzenleme çerçevesi içinde dijital varlık tabanlı ürün yelpazesini genişletirken; diğer yanda bilançolarını Bitcoin etrafında kurgulayan şirketler, kendi deneyimlerini ve risk yönetim modellerini paylaşıyor. Bu ‘iki yönlü’ yapı, hem finansal inovasyonu hızlandırıyor hem de Bitcoin’in ‘kurumsal ana akıma’ geçişini destekliyor.
Piyasa çevrelerinde, bu tür görüşmelerin Bitcoin ve genel olarak dijital varlıklar için ‘uzun vadeli elde tutma’ ve ‘kurumsal benimseme’ söylemini daha da güçlendirebileceği değerlendiriliyor. Gelişmekte olan ülkelerde gözlenen erken dönem kripto talebi ile ABD ve Avrupa’daki kurumsal ürünleşme stratejilerinin nasıl kesişeceği; bunun Bitcoin fiyat dinamikleri kadar, saklama, altyapı ve hizmet sağlayıcı şirketlerin büyüme patikasını da belirleyebileceği vurgulanıyor. ‘yorum: Kurumsal talebin sürekliliği, Bitcoin piyasasında likidite yapısını, volatilite kalıbını ve fiyat keşfi süreçlerini doğrudan etkileyen kritik bir değişken olarak görülüyor.’
Morgan Stanley tarafında ise 2024’te ABD’de spot Bitcoin ETF’lerinin listelenmesinin ardından dijital varlıklara dönük iştah belirgin biçimde artmış durumda. Banka, Wall Street’in büyük oyuncuları arasında spot Bitcoin ETF’lerini en erken benimseyen kurumlardan biri oldu ve finansal danışmanlarının bu ürünleri müşterilerine doğrudan önerebilmesine izin vermesiyle öne çıktı. Yaklaşık 1,8 trilyon dolar yöneten varlık yönetimi kolu, Bitcoin, Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) bağlantılı yeni fonlar için düzenleyici onay arayışını sürdürüyor. Banka ayrıca, yıl içinde dijital cüzdan benzeri bir hizmeti devreye almayı değerlendiriyor; bu da sadece yatırım ürünleri sunmanın ötesine geçip ‘saklama ve ödeme’ işlevlerini kapsayan bütünleşik bir dijital varlık platformu kurma niyetine işaret ediyor.
Morgan Stanley Küresel Yatırım Komitesi, müşterilerine toplam portföylerinin yaklaşık %2–4’ünü dijital varlıklara ayırmayı değerlendirmelerini öneriyor. Bu yaklaşım, Bitcoin’i ‘altına benzer dijital değer saklama aracı’, Ethereum’u ise merkeziyetsiz uygulamaların çalıştığı ‘temel hesaplama altyapısı’ olarak gören bir çerçeveye dayanıyor. Böylece banka, aşırı riskli bir pozisyon almadan, ‘sınırlı ağırlıklı stratejik çeşitlendirme’ kapsamında dijital varlık konumlandırması yapıyor. Bu bakış açısı, Bitcoin ve diğer dijital varlıkların artık yalnızca ‘uç risk’ kategorisinde görülmediğini, kısıtlı da olsa ‘resmi varlık sınıfı’ statüsüne doğru kayan bir çizgide değerlendirildiğini gösteriyor.
Buna rağmen banka, yüksek volatilite ve düzenleyici belirsizlik nedeniyle ürün tasarımı ve risk kontrolüne özel vurgu yapıyor. Dijital varlık işlerinin “temkinli ama kararlı genişleme” çizgisinde yürütülmesine dikkat ediliyor. ‘yorum: Ana akım bankaların bu dengeli yaklaşımı, hem regülatörlerle çatışmayı önlemeyi hem de uzun vadeli iş modeli inşasını güvence altına almayı hedefliyor.’
Diğer tarafta Goldman Sachs(GS) CEO’su David Solomon’un kişisel Bitcoin yatırımı, Wall Street’teki algı değişiminin bir başka göstergesi olarak öne çıkıyor. Solomon, son dönemde yaptığı bir açıklamada kendi portföyünde ‘az miktarda Bitcoin’ tuttuğunu, bunun temel motivasyonunun da piyasayı yakından gözlemlemek olduğunu ifade etti. Katıldığı World Liberty Forum’da kendisini bir ‘Bitcoin gözlemcisi’ olarak tanımlayan Solomon, aktif bir spekülatör değil, dijital varlık piyasasının nasıl evrildiğini anlamaya çalışan bir karar verici konumunda olduğunu vurguladı. Buna rağmen, Goldman Sachs’ın en üst düzey yöneticisinin Bitcoin’e doğrudan maruziyet sağlaması, sektörde sembolik bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Goldman Sachs bugüne kadar dijital varlıklara daha temkinli yaklaşan kurumlar arasında yer aldı. Ancak Solomon, kripto paraları finans piyasalarında uzun vadeli dönüşümü tetikleyen ana eksenlerden biri olarak gördüğünü dile getiriyor. Bankalar ile kripto şirketlerini ‘doğrudan rakip’ gibi konumlandıran yaklaşımlara mesafe koyan Solomon, farklı görüşler olsa da her iki tarafın aynı finansal ekosistem içinde birlikte var olacağını savunuyor. Düzenleyici sınırlamalar nedeniyle Goldman Sachs hâlâ doğrudan Bitcoin tutamıyor ya da alım satımını yapamıyor. Bununla birlikte banka, borsa yatırım ürünleri(ETP) üzerinden kayda değer büyüklükte dijital varlık riskine sahip durumda. 2025 sonu itibarıyla BlackRock(BLK) tarafından yönetilen iShares Bitcoin Trust’a 1 milyar doların üzerinde yatırım yaptığı, Solana ve Ripple(XRP) tabanlı ETF’lere ise toplamda yaklaşık 260 milyon dolar yönlendirdiği bildiriliyor.
Solomon geçmişte Bitcoin’i ‘ilginç bir spekülatif varlık’ olarak tanımlamış olsa da, gelecekte regülasyonun değişmesi hâlinde Goldman Sachs’ın Bitcoin ve Ethereum için piyasa yapıcılığı (market making) rolünü üstlenmeye açık kapı bıraktığını da ima etti. Bu senaryo, bankanın doğrudan coin tutmasına gerek kalmadan, müşteri işlemlerini kolaylaştırarak ve likidite sağlayarak dijital varlık piyasasında çok daha derin bir rol üstlenmesi anlamına geliyor. ‘yorum: Bu tür bir dönüşüm, büyük bankaların kripto piyasasındaki fiyat keşfi ve likidite yapısı üzerindeki etkisini önemli ölçüde artırabilir.’
Kurumsal taraftaki bu resme ek olarak, Nasdaq’ta listeli Bitcoin madencilik şirketi American Bitcoin’in son hamleleri de dikkat çekiyor. Şirket, kısa süre önce Bitcoin rezervinin 6.000BTC eşiğini aştığını açıkladı. On-chain analiz platformu Arkham verilerine göre American Bitcoin’in elinde yaklaşık 6.072BTC bulunuyor. Haber yayına girdiği sırada Bitcoin fiyatı 67.500 dolar civarında seyrettiği için, şirketin toplam BTC varlıklarının değeri yaklaşık 411 milyon dolar düzeyinde hesaplanıyor. Böylece American Bitcoin, hazine stratejisinde Bitcoin biriktirmeyi merkeze alan halka açık şirketler arasında üst sıralara tırmanmış durumda.
Miami merkezli şirket, bu büyümenin temel driversi olarak yakın dönemde Bitcoin ağındaki madencilik zorluğunun gerilemesini gösteriyor. Zorluk seviyesinin yaklaşık %11 düşmesiyle birlikte günlük bazda fazladan 1BTC civarında ek üretim sağlandığı belirtiliyor. Enerji verimliliği düşük madenciler rekabetten çekilirken, görece yüksek verimliliğe sahip oyuncuların ağdaki payını hızla artırdığı vurgulanıyor. American Bitcoin, 3 Eylül 2025’te Gryphon Digital Mining ile birleşmesini tamamlayarak Nasdaq kotuna girmişti. Halka arzdan sonra şirket, hem doğrudan madencilik yoluyla BTC üretip hem de borsada ‘ATM (At-the-market) offering’ modeliyle hisse ihraç ederek nakit toplayıp Bitcoin satın alan hibrit bir strateji izliyor. Bu model, Bitcoin’i hazine varlığı olarak biriktirmeyi merkezine alan Strategy tarzı şirketlerle benzer bir yaklaşıma işaret ediyor.
Son bir ayda American Bitcoin yaklaşık 217BTC daha ekleyerek rezervini genişletti. Bu dönemde Bitcoin fiyatı 70.000 doların altına inse de şirket alım hızını yavaşlatmadı. Bitcoin Treasuries verileri, bu birikim temposu sayesinde American Bitcoin’in dünyadaki halka açık şirketler arasında en büyük BTC sahipleri içinde ilk 20’ye girdiğini gösteriyor. Buna karşın hisse performansı zayıf: Yıl başından bu yana şirket hisseleri yaklaşık %37 gerileyerek 1,10 dolar civarında işlem görüyor ve aynı gün içinde ek %2’lik düşüş daha yaşanmış durumda. Bitcoin fiyatı zirve seviyelerinde gezinmeyi sürdürse de yatırımcılar, madencilik sektöründeki marj baskısı ve gelecek yarılanma sonrası kârlılıkta olası yavaşlamayı şimdiden fiyatlıyor.
Şirket yönetimi ise agresif Bitcoin biriktirme politikasını sürdürmekte kararlı görünüyor. American Bitcoin, madencilik zorluğu ayarlamaları ve rakiplerdeki yeniden yapılanmaların çakıştığı bu dönemi uzun vadede ‘piyasa payı artırma fırsatı’ olarak görüyor. Ayrıca, ABD borsalarında listeli madencilik şirketlerinin rezervlerini büyütmesi, dolaşımdaki Bitcoin arzının likit kısmını azaltarak piyasa likidite yapısını da etkileyebilecek bir faktör olarak öne çıkıyor. ‘yorum: Hazine stratejisini Bitcoin üzerine kuran şirket sayısının artması, orta–uzun vadede satış baskısını sınırlayarak fiyat dinamiklerini yukarı yönlü destekleyebilecek bir zemin oluşturabilir.’
Genel tabloya bakıldığında Strategy ile Morgan Stanley’in Bitcoin strateji oturumu, Goldman Sachs CEO’sunun kişisel Bitcoin pozisyonu ve American Bitcoin’in agresif biriktirme politikası farklı kulvarlarda ilerliyor gibi görünse de, ortak bir noktada birleşiyor: Kurumlar ve halka açık şirketler nezdinde Bitcoin’e dönük ‘uzun vadeli elde tutma’ temelli yaklaşım güçleniyor. Düzenleyici çerçeve ve yüksek volatilite riskleri varlığını korusa da, Wall Street ve küresel ölçekte listeli şirketlerin adımları, odağın giderek kısa vadeli fiyat dalgalanmalarından uzaklaşıp ‘stratejik konumlanma’ya kaydığını gösteriyor. Bu eğilim, Bitcoin ve geniş dijital varlık piyasası için önümüzdeki yıllarda sermaye akışlarının yönünü ve hızını belirleyecek kritik bir dinamik olarak öne çıkıyor.
Yorum 0