리ch Dad Poor Dad’ kitabıyla tanınan yatırım uzmanı Robert Kiyosaki(Robert Kiyosaki), yeniden *Bitcoin(BTC) ‘boğası’* kimliğini öne çıkardı. Kiyosaki, 1 adet Bitcoin’i yaklaşık 67.000 dolardan satın aldığını açıkladı ve uzun vadede Bitcoin’in altın(Gold)’ı geride bırakarak ‘üstün varlık’ haline geleceğini iddia etti. Ancak onun işaret ettiği bu ‘dönüm noktası’nın pratikte onlarca yıl, hatta yaklaşık 100 yıl sonra geleceği düşünüldüğünde, söyleminin önemli ölçüde ‘abartılı’ olduğu yönünde eleştiriler de var.
Kiyosaki, Cuma günü X’te(eskiden Twitter) yaptığı paylaşımda 1 Bitcoin’i 67.000 dolara (yaklaşık 97 milyon won) aldığını duyurdu. Bu alım için iki temel gerekçe sundu. İlk olarak, ABD hükümet borcunun *patlayıcı* şekilde artmasıyla doların değer kaybedeceğine inanıyor. Bu süreçte, kendisinin ‘Marksist Fed’ diye nitelediği ABD Merkez Bankası’nın trilyonlarca dolarlık ‘sahte dolar’ basacağını savunuyor. İkinci gerekçe olarak ise toplam arzı 21 milyon adet ile sınırlı olan Bitcoin’de, son ‘21.000.000’uncu Bitcoin’e’ giderek yaklaşılmasını gösteriyor.
Kiyosaki’ye göre, son Bitcoin’in kazıldığı anda Bitcoin, altından daha iyi bir varlık haline gelecek. Yüzeysel bakıldığında, bugün itibarıyla yaklaşık 20 milyon Bitcoin’in kazılmış olması, bu anın çok uzak olmadığı izlenimi verebilir. Ancak Bitcoin ağının yapısı gereği, kalan son 1 milyon Bitcoin, önceki 20 milyondan çok daha yavaş üretilecek. Bunun nedeni, madencilik ödülünün yaklaşık her 4 yılda bir yarılandığı ‘yarılanma(halving)’ mekanizması.
Mevcut tahminlere göre son Bitcoin’in kazılması 2140 yılı civarında tamamlanacak. 1947 doğumlu Kiyosaki için bu, neredeyse 200 yaşına yaklaşacağı bir tarihe denk düşüyor. Yani onun “Bitcoin’in altını geride bırakacağı son an” olarak tanımladığı o dönüm noktası, teorik olarak mümkün olsa da, bugünkü yatırımcı kuşaklarının bizzat tanıklık etme ihtimali son derece düşük.
Kiyosaki’nin açıklamalarındaki tutarlılık da sorgulanıyor. Kiyosaki bu kez “Bitcoin, son BTC kazıldığında altından daha iyi hale gelecek” derken, sadece birkaç hafta önce “Altın ve Bitcoin arasında yalnızca birini seçmem gerekse, arzı tasarım gereği 21 milyon adetle sınırlı olduğu için her zaman Bitcoin’i seçerim” demişti. O dönemde bu görüşünü *“son Bitcoin’in kazılması”* gibi ek bir koşula bağlamamıştı.
Bu tür ‘ton farkları’ ilk kez yaşanmıyor. Şubat ayında da Kiyosaki’nin X paylaşımları kripto topluluğunda büyük tartışma yaratmıştı. Kiyosaki o zaman, “Bitcoin’i 6.000 dolar seviyesine kadar alım yaptım ve o fiyattan sonra bir daha almadım” iddiasında bulundu. Oysa daha önceki gönderilerinde, 100.000 doları aşan fiyat bölgelerinde de Bitcoin almaya devam ettiğini söyleyerek adeta ‘zirveden alım’ yaptığını övünçle anlatmıştı.
Kripto topluluğu bu çelişkiyi görmezden gelmedi. Çok sayıda kullanıcı, “Hangisi doğru?” diye sorarak Kiyosaki’nin Bitcoin yatırımı konusundaki güvenilirliğini sorguladı. Ancak Kiyosaki, bu eleştiriler sonrası herhangi bir ayrıntılı açıklama veya düzeltme yapmadı.
Buna rağmen, Kiyosaki’nin açıklamalarının piyasada hâlâ belli bir etkiye sahip olmasının nedenleri açık. Birincisi, uzun süredir *“fiat para enflasyon riski”* ve *“dolar zayıflığı”* konusunda uyarılar yapıyor; bunlara karşı korunmak için altın, gümüş ve Bitcoin’i alternatif araçlar olarak öne çıkarıyor. İkincisi, Bitcoin’in toplam arzının 21 milyon adetle sınırlı olması üzerinden kurulan *kıtlık* anlatısı, uzun vadeli yatırımcılar arasında zaten geniş kabul görmüş durumda.
Öte yandan birçok uzman, Kiyosaki’nin dile getirdiği “Bitcoin’in bir gün altından daha iyi bir varlık olacağı” görüşüyle, onun alım-satım zamanlaması ve fiyatla ilgili söylemlerini doğrudan yatırım stratejisine dönüştürmenin birbirinden tamamen farklı iki konu olduğuna dikkat çekiyor. Daha önce verdiği alım fiyatları ve önceki yorumlarının sıkça çelişmesi, onun açıklamalarının ‘dolar, borç ve enflasyon’ konusuna dair tek bir bakış açısı olarak değerlendirilmesinin daha sağlıklı olacağı yönünde yorumlara yol açıyor.
Sonuç olarak bu tartışma, Bitcoin ile altın arasındaki ‘dijital altın vs geleneksel altın’ çekişmesinin duygusal tartışmalara ne kadar kolay dönüşebildiğini ve ünlü isimlerin yorumlarının piyasa psikolojisini nasıl etkileyebildiğini yeniden gösteriyor. Bitcoin’in uzun vadede altını geride bırakıp bırakmayacağı bir yana, yatırımcılar için kritik olanın Kiyosaki’nin sözleri değil, kendi yatırım ilkeleri ve *veriyle desteklenmiş* analizler olduğu vurgulanıyor.
Bitcoin–altın ‘dönüm noktası’ tartışması ve yatırımcıya kalan sorular
Kiyosaki’nin öne sürdüğü gibi Bitcoin’in bir gün altını geride bırakarak ‘nihai değer saklama aracı’ haline gelip gelemeyeceği konusunda görüşler ayrışmış durumda. Bir kesim, sabit arz ve yarılanma yapısı ile birlikte küresel benimsenme oranlarının artmasını temel alarak ‘dijital altın’ anlatısını güçlendiriyor. Diğer kesim ise fiyat oynaklığı, düzenleyici belirsizlikler ve teknik riskleri gerekçe göstererek altının yerini Bitcoin’in kolay kolay alamayacağını düşünüyor.
Net olan nokta, son Bitcoin kazımının öngörüldüğü 2140 yılına neredeyse bir yüzyıl olması. Kiyosaki’nin iddialı açıklamalarından bağımsız olarak, bugünün yatırımcıları için önemli olan ‘2140’ın Bitcoin’i’ değil, *bugün* kendi risk toleransına ve yatırım süresine uygun bir strateji belirlemek. Ünlü yazarların uç noktalardaki tahminleri elbette birer referans olabilir; ancak tek başına ‘yanıt’ olarak görülmemeli. Bu nedenle Bitcoin(BTC) ile altın(Gold) arasındaki rekabet ve ‘hangi varlık üstün’ tartışmasının, uzun süre daha piyasanın gündeminde kalacağı öngörülüyor.
Yorum 0