최근 kurumsal blokzincir altyapısı etrafında ‘Canton Network’ ile ‘XRP(엑스알피)’ arasındaki ilişki tartışma konusu oldu. Özellikle her yıl ‘수경(Quadrillions)’ dolar seviyesinde işlem hacmini işleyen Amerikan Saklama ve Takas Kurumu DTCC’nin(DTCC) gerçek dünya varlıklarını ‘RWA 토큰화’ tarafına kaydırması, Canton Network’ün bu yapının ‘ana rayı’ haline gelebileceği yorumlarını güçlendirdi.
Ancak resmi ‘Canton vs XRP’ şeklinde keskin bir ikili karşıtlık olarak okumak, gerçek piyasa mimarisini kaçırma riski taşıyor. Canton Network kurumsal regülasyonlara uygun, izinli ve kapalı devre bir ‘프라이빗 컴플라이언스 레일’ inşa etmeye odaklanırken, 엑스알피(XRP) ise farklı ağlar ve para birimleri arasında değeri taşıyan tarafsız bir ‘유동성 브리지 자산’ rolünü üstleniyor. Yani bir taraf diğerini ‘dışlamak’ yerine, kurumsal kripto altyapısında farklı katmanları dolduruyor.
DTCC’nin RWA 토큰화 adımı bu yüzden kritik bir ‘시그널’ olarak okunuyor. DTCC, küresel finans sisteminin omurgasındaki takas ve saklama kurumlarından biri. Böyle bir kurumun RWA çalışmalarında Canton Network’ü tercih etmesi, ‘kurumsal on‑ramp için standart raylar mı değişiyor?’ sorusunu gündeme taşıdı.
Kurumsal aktörler için blokzincir benimsemenin önündeki temel engel çoğu zaman yalnızca hız değil. En az o kadar önemli olan ‘프라이버시’, ‘규제 준수’ ve ‘데이터 통제’ gibi başlıklar. Özellikle büyük finans kurumları için ‘kim, neyi, ne kadar fiyata aldı?’ gibi verilerin herkese açık bir ‘퍼블릭 체인’ üzerinde kalıcı şekilde görünür olması ciddi bir sorun. Canton Network’ün ilgi çekmesinin temelinde de tam olarak bu ihtiyaç yatıyor.
Canton Network 2023’te Digital Asset tarafından kurulan ve ‘tüketici ödemesi’ peşinde koşmayan bir kurumsal ağ. Temel fikir, regüle finans kurumlarının blokzincir otomasyonunu kullanmasını sağlarken, aynı zamanda ‘mutlak gizlilik’ beklentisini karşılayan bir ‘네트워크들의 네트워크’ yaratmak. Bu yapının motoru olarak öne çıkan Daml akıllı sözleşme dili, farklı 프라이빗 블록체인 ortamları arasında veri senkronizasyonu sunarken, işlem detaylarını kamuya açmadan çalışabilmesiyle dikkat çekiyor. Yani ‘블록체인의 자동화·정합성’ kısmı korunurken, kurumların vazgeçmek istemediği ‘비공개성’ ilkesi zedelenmiyor.
Canton Network’ün ilk büyük kullanım alanı da RWA 토큰화 tarafında ortaya çıktı. Goldman Sachs, BNY Mellon gibi devlerin dahil olduğu pilot projede, tokenleştirilmiş ABD tahvillerinin nakit benzeri varlıklarla ‘원자적 결제(Atomic Settlement)’ yoluyla eşzamanlı el değiştirmesi test edildiği biliniyor. Yalnızca işlemin her iki tarafındaki koşullar aynı anda sağlandığında mutabakatın gerçekleşmesi, hem ‘결제 리스크’yi azaltıyor hem de teminat hareketlerini ve yönetimini hassaslaştırıyor. Geleneksel altyapıyla zor veya maliyetli olan bu tür ‘eşzamanlı takas’ senaryoları, kurumların Canton’a ilgisini artırıyor.
Bu çerçevede Canton’u, ‘herkesin kullandığı evrensel köprü para’ yerine, ‘varlıkların güvenle tutulduğu ve mülkiyetin kayıt altına alındığı onaylı kasa(원장)’ gibi konumlandırmak daha doğru. Yapısı gereği kamusal ödeme ve açık likidite odaklı ağlardan farklı bir hedefe koşuyor.
Burada 엑스알피(XRP) devreye giriyor. Eğer Canton varlıkların nerede, kime ait olduğunu ve hangi şartlarda el değiştireceğini yöneten ‘gizli defter’ rolünü üstleniyorsa, XRP bu defterlerin ve para birimlerinin arasında değeri taşıyan ‘유동성 브리지’ katmanında yer alıyor. XRP Ledger(XRPL), özellikle bankaların farklı ülke ve para birimlerinde tuttukları ‘노스트로/보스트로’ hesaplarındaki ‘프리펀딩(pre‑funding)’ yükünü azaltma hedefiyle tasarlanmış durumda. Farklı ülke para birimleri arasında geçişi, tarafsız bir köprü varlık üzerinden hızlı ve maliyet etkin biçimde gerçekleştirmek temel tez.
Tam bu noktada, “Canton defteri tutabiliyorsa XRP’ye gerek kalmaz mı?” şeklinde özetlenebilecek bir yanılgı öne çıkıyor. Oysa ‘mülkiyet devrini ve 결제 로직’ini yöneten bir 원장 ile ‘piyasa genelinde derin ve tarafsız likidite sağlayan 유동성 공급’ mekanizması aynı şey değil. Bir 프라이빗 원장, ilgili ağ içindeki sahiplik değişimini anında kaydedebilir ancak, birden fazla para birimi ve piyasa bölgesi arasında köprü görevi görecek tarafsız likiditeyi kendiliğinden sunmaz.
DTCC, Canton üzerinden kendi sistemleri arasındaki senkronizasyonu ve kurum içi/kurumlar arası 결제 yapısını ne kadar optimize ederse etsin, bu kapalı defterlerin ‘içine giren ve çıkan değer’in nasıl ve hangi varlıkla taşınacağı sorusu ayrı kalmaya devam ediyor. Tam da burada XRP, varlık saklama ve kayıt katmanı değil, ‘유동성 계층’ tarafında pozisyon alıyor.
Bugünkü 원·달러 kuru yaklaşık $1=1,444.30원 seviyelerinde seyrederken, küresel çapta sermaye hareketlerinde ‘환전·정산’ maliyetlerini kısmaya dönük motivasyon hâlâ yüksek. Kurumlar için ‘hangi 원장’da kayıt tutulacağı kadar, ‘ödemede kullanılacak likiditenin’ nasıl ve nereden sağlanacağı da kritik. XRP tarafı bu soruya yanıt arayan projelerin merkezine oturuyor.
Sonuçta Canton Network ile 엑스알피(XRP) arasındaki ilişkiyi, ‘biri kazanacak, diğeri kaybedecek’ formatında değil, ‘대체’ değil ‘분업’ başlığı altında okumak gerekiyor. Canton ‘dijital 공증인’ işlevi görüp kapalı devre mülkiyet kayıtlarını ve 원자적 결제’yi yönetirken, XRP bu kasaların ve ağların içi‑dışında değeri taşıyan ‘현금 수송로’ rolünü oynayabilir. Örneğin ABD içindeki izinli bir ağda tokenleştirilmiş tahviller Canton üzerinden el değiştirirken, bu tahvili almak isteyen yabancı bir kurumun hızlı ve verimli 달러 유동성’ine ihtiyaç duyması halinde, devreye yine tarafsız bir 브리지 자산 girmesi makul bir senaryo.
Dolayısıyla DTCC’nin RWA 토큰화 hamlesi Canton Network’ü ‘kurumsal 프라이빗 인프라’ olarak öne çıkarırken, bunun üzerinde ve çevresinde şekillenecek ‘유동성 레이어’ rekabeti, XRP gibi 브리지 varlıklar için ayrı bir oyun alanı açıyor. Piyasayı okumak için soru, ‘hangi at daha güçlü?’ yerine, ‘hangi katman hangi işi daha verimli yapıyor?’ olmalı.
Yorum 0