ABD federal makamları, Çin bağlantılı *ulusötesi suç örgütü* ile ilişkili toplam 580 milyon dolar (yaklaşık 8,37 trilyon won) tutarındaki kripto parayı *el koyup dondurduklarını* açıkladı. Özellikle ABD vatandaşlarını hedef alan geniş çaplı ‘yatırım dolandırıcılığı’ ve ‘güven dolandırıcılığı’na odaklanan bu hamle, emniyet birimlerinin suç gelirlerinin ‘nakde çevrilme kanallarını’ kesmeye yöneldiğini göstermesi açısından piyasada ciddi bir ‘uyarı sinyali’ olarak görülüyor.
Bu operasyon, Washington D.C. Federal Savcılığı, ABD Adalet Bakanlığı(DOJ) Ceza Dairesi ve Federal Soruşturma Bürosu(FBI) tarafından ortak yürütülen ‘D.C. Scam Center Strike Force’ tarafından koordine edildi. Yetkililer, perşembe günü (yerel saatle) yaptıkları açıklamada, Çin kökenli ulusötesi suç ağlarının sofistike kripto para yatırım dolandırıcılıkları ve çeşitli güven dolandırıcılığı yöntemleriyle kurbanların ‘ömür boyu birikimlerini’ ellerinden aldığını belirtti. Açıklamaya göre, bu süreçte elde edilen dijital varlıklar izlenerek *el konuldu* veya *donduruldu*.
Adalet Bakanlığı, yayımladığı bildiride dondurulan kripto paraların, Çinli ulusötesi suç örgütlerinin işlettiği gelişmiş bir yatırım dolandırıcılığı şemasından kaynaklandığını vurguladı. Savcılık, bu suç ağlarının kurbanları bulma ve onlarla temas kurma aşamasında ABD merkezli internet hizmetleri ile sosyal medya platformlarını yoğun biçimde kullandığını tespit ettiklerini bildirdi. Ayrıca bu tür dolandırıcılık endüstrisinin yalnızca ABD içinde yılda yaklaşık ‘10 milyar dolar’ düzeyinde para çektiğine dair tahmini de paylaştı.
Washington D.C. Federal Savcısı Janine Pirro(Jeanine Pirro), Strike Force biriminin geçen yıl kasımda faaliyete geçtiğini ve o tarihten beri ilgili suç örgütlerine yönelik koordineli soruşturmaları üstlendiğini açıkladı. Pirro, “Sadece üç ay içinde anlamlı bir ilerleme kaydettik” diyerek, “Suçlulardan 578 milyon dolar (yaklaşık 8,34 trilyon won) değerinde kripto parayı ‘dondurup, el koyup, müsadere’ etmiş olmamız büyük bir adım” ifadelerini kullandı.
Pirro, suç örgütlerinin yalnızca *kâr* odaklı hareket ettiğinin altını çizerek, “Bu kişiler, sizin kim olduğunuzla, neye inandığınızla, hatta sabah ne yediğinizle bile ilgilenmiyor. Tek istedikleri, dürüst Amerikalıların parasını çalıp Çinli organize suç gruplarının kasasını doldurmak” dedi.
Yetkililerin amacıysa sadece varlıklara el koymakla sınırlı değil. Pirro, mahkemeler yoluyla müsadere sürecini ilerletip, mümkün olan ölçüde ele geçirilen kripto paraların mağdurlara iade edilmesine odaklanacaklarını belirtti. Dolandırıcılık mağdurlarına seslenen savcı, “Çalınan birikimlerinizi geri almak için mücadeleyi sürdüreceğiz” ifadesini kullandı.
ABD’li makamlar, özellikle Güneydoğu Asya’daki büyük ölçekli ‘dolandırıcılık kampları’na da yoğunlaşıyor. Soruşturma birimleri, Myanmar, Kamboçya ve Laos gibi ülkelerde kötü şöhretli çok sayıda tesis bulunduğunu, bunların önemli bir bölümünün Çin bağlantılı suç ağları tarafından yönetildiğini değerlendiriyor. Sahadaki yapıların *çekirdek kadrolarını* ve üst düzey sorumlularını tespit etmek, izlemek ve haklarında dava açmak bu çerçevede öncelikli hedef olarak öne çıkıyor.
Bu ağların en bilinen yöntemlerinden biri ‘kripto para yatırım dolandırıcılığı’ ve bunun içinde yer alan, failin ‘pig butchering (pig butchering·domuz kesimi)’ olarak adlandırdığı taktik. Burada dolandırıcılar, haftalar hatta aylar boyunca kurbanla kişisel ilişki kuruyor, güven tesis ediyor (‘kurbanı semirtme’), ardından giderek büyüyen meblağlarda yatırım yaptırmaya yönlendiriyor.
Mağdurlar çoğu zaman ilk etapta *meşru borsalar* ya da yasal platformlar üzerinden Bitcoin(BTC) gibi kripto paraları satın almaya yönlendiriliyor. Güven ilişkisi yerleştiğinde, dolandırıcıların kontrol ettiği sahte yatırım sitelerine veya mobil uygulamalara fon aktarımı isteniyor. Soruşturma makamlarına göre, kurbanlar sistemin manipüle edildiğini anladığında artık iş işten geçmiş oluyor; çünkü paralar çoktan farklı hesaplara ve zincirlere dağıtılarak iz sürmeyi ve geri alımı zorlaştıran bir yapıya sokulmuş bulunuyor.
Dolandırıcılıklar çoğu zaman sosyal medyadan gelen ‘beklenmedik mesajlar’ veya ABD içi telefon numaralarından gönderilen SMS’lerle başlıyor. Ardından sohbetler ilerliyor, samimiyet kuruluyor ve yüksek kazanç vaat eden sahte yatırım fırsatları devreye giriyor. Yetkililerin bu kez yüz milyonlarca dolarlık kripto parayı *dondurup el koyması*, bu tür ‘yatırım dolandırıcılığı’ ekosisteminde suç gelirlerinin hareket ettiği ve aklandığı *finansal damarları kesmeye* dönük bir sinyal olarak yorumlanıyor.
Yorum 0