Morgan Stanley(MS) ABD Para Birimi Denetleme Ofisi’ne(OCC) ‘ulusal banka lisansı’ başvurusu yaparak kripto varlık ‘saklama(kurumsal custodian)’ ve ‘staking’ alanlarına resmen adım attı. Wall Street’in büyük oyuncularının, *dijital varlık* hizmetlerini tamamen ‘regülasyon çerçevesi’ içine taşıma hamleleri artık çok daha ‘belirgin’ hale geliyor.
27’sinde (yerel saatle), Bloomberg’e göre Morgan Stanley, sıfırdan kurulum anlamına gelen ‘de novo’ formatında bir ‘ulusal tröst bankası’ lisansı için OCC’ye başvurdu. Başvuruyu yapan tüzel kişilik, ‘Morgan Stanley Digital Trust’ olarak geçiyor ve temel amaç, kurumsal müşterilere *dijital varlık saklama* hizmeti sunmak.
OCC’nin resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre başvuru 18’inde kabul edildi. Dosyada, lisans alınması halinde yatırım müşterilerine kripto para alım-satımı yanında *staking* hizmeti de verileceği belirtiliyor. Bankanın merkez adresi New York eyaletindeki Purchase olarak kayda geçerken, hizmet kapsamı ‘tüm ABD genelini’ kapsayacak şekilde planlandı.
‘Saklama(custody)’ hizmeti, müşterilerin varlıklarının bir finans kurumu tarafından korunup yönetilmesini ifade ediyor ve burada ‘siber saldırı riski’, ‘iç kontrol mekanizmaları’ ve ‘mevzuata uyum’ gibi başlıklar kritik konumda. Morgan Stanley’nin OCC lisansı ile *regülasyon uyumlu* bir saklama altyapısı kurmak istemesi, hem uzun vadede *kurumsal sermaye girişini* hedefleyen hem de ‘denetleyici kurumlarla uyum’ odağını güçlendiren bir hamle olarak görülüyor ‘yorum’.
Morgan Stanley’nin bu adımı, son dönemde hız verdiği *dijital varlık stratejisi*nin devamı niteliğinde. Aynı habere göre banka, ocak ayında ABD’de Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) spot borsa yatırım fonları(ETF) için başvuru sürecini başlattı ve dijital varlık stratejisinin başına da Amy Oldenburg(Ammy Oldenburg)’u getirdi.
Oldenburg, kısa vadeli hedef olarak *E*Trade* platformu üzerinden müşterilerin spot kripto varlık alıp satabilmesini sağlamak istediklerini açıklamıştı. İlk etapta ‘iş ortaklıkları’ üzerinden ilerlemeyi planlarken, orta-uzun vadede ‘kendi saklama ve alım-satım altyapısını’ kurma ihtimalini de masada tutuyor.
Oldenburg, saklama konusunu anlatırken “Varlıkları bizzat saklamak tamamen farklı bir operasyonel çevre gerektiriyor” diyerek, “Morgan Stanley’nin yasal saklama rolünü üstlenip müşteri varlıklarını doğrudan gözettiği bir modelden söz ediyoruz” ifadesini kullandı. Bununla birlikte “özellikle Bitcoin pazarında ‘self-custody(kendi kendine saklama)’ modelini tercih eden doğal bir kullanıcı kitlesi her zaman olacak” değerlendirmesini de yaptı.
Piyasa aktörleri, Morgan Stanley’nin OCC lisansı ile kurumsal müşteriler nezdinde ‘güven’ çıtasını yükseltebileceğini ve regülasyon dostu çerçeve içinde *alım-satım, saklama ve staking* hizmetlerini paket halinde sunan ‘tam yığın(full-stack) model’e yönelebileceğini düşünüyor ‘yorum’.
Bu süreç, Başkan Trump döneminde iyice belirginleşen, Wall Street’in kripto paralar karşısındaki tonundaki ‘yumuşama’ ile de ilişkilendiriliyor. Trump, uzun süredir *kripto endüstrisine sıcak mesajlar* veren bir çizgide duruyor ve piyasada ‘daha net regülasyon’ beklentisi güçlenmiş durumda.
Büyük finans kurumları, şu anda daha çok *saklama(custody)*, *aracılık(brokerage)* ve *ETF* gibi doğrudan regülasyon altında tanımlanabilir alanlara odaklanarak kriptoya yeniden giriş yapmayı veya mevcut pozisyonlarını genişletmeyi tercih ediyor. Saklama ve staking tarafında ‘hizmet sağlayıcının sorumluluk alanı’ genişlediği için, lisanslı ve denetlenen bir yapı üzerinden hareket etme eğilimi de güçleniyor.
Bu haberin kaleme alındığı sırada küresel kripto para piyasa değeri yaklaşık 2 trilyon 340 milyar dolar seviyesinde ve son 24 saatte yüzde 2’nin üzerinde geri çekilme görülüyor. 1 dolar = 1446 won kuru baz alındığında, toplam büyüklük yaklaşık 3 katrilyon 383 trilyon 640 milyar won seviyesine denk geliyor.
Kısa vadede piyasa genelinde ‘dalgalı ve aşağı yönlü’ bir görüntü öne çıksa da, geleneksel finans kurumlarının *lisanslı saklama ve staking altyapısı* kurma hamleleri, orta-uzun vadede kurumsal yatırımcılar için ‘giriş bariyerini’ düşüren önemli bir etken olarak görülüyor. Ancak bu tür hizmetlerin gerçekten devreye girebilmesi için lisans sürecinin tamamlanması, iç kontrol mimarisinin inşa edilmesi ve ürün yapılarının netleştirilmesi gerekiyor. Bu nedenle bir süre daha *politika-regülasyon cephesi* ile *kurumsal talep dinamikleri*nin, kripto piyasasının yönünde belirleyici faktörler olmaya devam edeceği değerlendiriliyor ‘yorum’.
Yorum 0