ABD federal mahkemesi, Uniswap Labs’in(Uniswap Labs) merkeziyetsiz borsa protokolü üzerinden gerçekleşen ‘scam token’ işlemlerini kolaylaştırdığı iddiasıyla açılan toplu davayı reddetti. Uzun süren hukuki çekişmenin ardından mahkemenin davayı ‘with prejudice’ yani ‘kesin olarak’ reddetmesi, aynı içerikte yeni bir dava açılmasını da büyük ölçüde zorlaştırdı.
New York Güney Bölge Federal Mahkemesi’ne(SDNY) sunulan belgelere göre, yargıç Katherine Polk Failla(Katherine Polk Failla), davacıların Uniswap Labs’in ve diğer sanıkların dolandırıcılık fiillerinden ‘haberdar’ olduğuna dair yeterli iddia ortaya koyamadığına hükmetti. Ayrıca Uniswap Labs ve kurucu Hayden Adams(Hayden Adams) hakkında ileri sürülen, scam projelere ‘yardım ettiği(aid), teşvik ettiği(abet) ve esaslı destek sağladığı(substantially assist)’ yönündeki şartların da hukuken karşılanmadığını vurguladı.
Davacılar ilk şikâyet dilekçesini 2022’nin Nisan ayında, birinci düzeltme dilekçesini(FAC) ise aynı yıl eylülde sunarak Uniswap ve Adams ile diğer sanıklara karşı toplam 14 talepte bulundu. Bu taraflar, Uniswap üzerinden ihraç edilip işlem gören scam token’lar nedeniyle zarar ettiklerini, bu zarardan protokol geliştiricilerinin de sorumlu tutulması gerektiğini savundu.
Davacıların temel iddiasına göre kimliği belirsiz token ihraççıları ortadayken, Uniswap fiilen bu token’lar için bir ‘piyasa’ oluşturdu ve bu işlemler üzerinden işlem ücreti kazandı. Davacılar ayrıca Uniswap’in akıllı kontrat tasarımıyla protokolün yerel varlığı UNI için bir sahiplik yapısı kurduğunu, bu nedenle sanıkların kayıtsız broker-dealer gibi token satışına fiilen dahil olduklarını da öne sürdü.
Mahkeme ise Ağustos 2023’te, federal menkul kıymetler yasası kapsamında ‘dava sebebi’ şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle FAC’ı reddetti. Yargıç Failla, scam token kaynaklı zararları doğrudan Uniswap tarafına yıkma girişimini ikna edici bulmadı. Davacılar karara itiraz ederek istinafa gitti ancak 2025 Şubat’ında İkinci Bölge Temyiz Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin değerlendirmesini büyük ölçüde korudu ve davacılara sadece bir kez daha şikâyet dilekçesini düzeltme imkânı tanındı.
Davacılar, 2025 Mayıs’ında sundukları ikinci düzeltme dilekçesinde(SAC) odağı bu kez eyalet hukukuna dayalı iddialara kaydırdı. Bu aşamaya gelindiğinde mahkeme, Uniswap ve Adams dışındaki tüm diğer sanıkları dosyadan çıkarmıştı. Temmuz’da sanık tarafı, federal medeni usul kuralları çerçevesinde davanın tamamen reddini talep etti.
Yargıç Failla, SAC’ı da reddederken davacıların üç ayrı denemeye rağmen Uniswap aleyhine ‘plausible’ yani ‘makul ve inandırıcı’ düzeyde bir hukuki anlatı kuramadıklarını belirtti. Failla, “Varsayalım ki davacılar sanıkların fiili bilgisine dair yeterli iddia ortaya koysaydı bile, davanın yine de başarısız olacağı açık; çünkü sanıkların ihraççıların dolandırıcılık faaliyetlerine ‘esaslı yardım’ sağladığı yönünde ikna edici bir anlatım sunulamadı” değerlendirmesini yaptı.
Davanın özünde, merkeziyetsiz bir protokol, kötü niyetli token işlemlerinde kullanıldığında protokol geliştiricisi ve kurucusunun hangi sınırlar içinde sorumlu tutulabileceği sorusu yer aldı. Bu karar, yalnızca ‘scam token’ların ilgili platformda işlem görmüş olmasının, tek başına platformu geliştiren ya da işleten tarafa otomatik bir hukuki sorumluluk yüklemeye yetmeyeceğini bir kez daha ortaya koydu.
Hayden Adams, kararın ardından yaptığı değerlendirmede sonucu “good, sensible outcome” yani ‘iyi ve mantıklı bir sonuç’ olarak nitelendirdi. Uniswap etrafındaki hukuki belirsizliğin bir kısmının kalkmasıyla, merkeziyetsiz borsa(DEX) modelleri ve geliştirici sorumluluğunun sınırları üzerine yürütülen tartışmaların da önümüzdeki dönemde bu karardan önemli ölçüde etkileneceği öngörülüyor.
Yorum 0