Bitcoin(BTC), ABD dolarındaki güçlenme ve geleneksel varlıklardaki zayıflığa rağmen 68.000 dolar (yaklaşık 1 milyon 50 bin won) seviyesini koruyarak ‘dekorrelasyon(‘dikerplling’ değil ‘dekorrelasyon’)’ sinyallerini yeniden güçlendiriyor. Son 7 günde spot Bitcoin ETF’lerine 1,5 milyar dolar (yaklaşık 2 trilyon 2.178 milyar won) net giriş olması, kurumsal talebin hala sağlam olduğuna işaret ederek aşağı yönlü endişeleri kısmen azaltan bir etken olarak öne çıkıyor.
ABD’de 4’ünde (yerel saatle) Bitcoin(BTC), Nasdaq 100 endeksi yüzde 1 gerilerken ve altın fiyatı yüzde 3,6 düşerken bile 68.000 dolar (yaklaşık 1 milyon 50 bin won) desteğini savundu. Ancak piyasadaki gerginlik tamamen dağılmış değil. ABD dolarının başlıca para birimleri karşısında güçlenmeye devam etmesi ve ABD-İran geriliminin uzun süren bir askeri çatışmaya dönüşebileceği endişesi, ‘güvenli liman’ eğilimini güçlendiriyor.
Doların gücünü gösteren Dolar Endeksi(DXY) aynı gün 99,4 seviyesine yükseldi. Bu seviye, 3 hafta önceki 96,6 düzeyinden hızlı bir çıkış anlamına geliyor. Genellikle DXY yükseldiğinde yatırımcılar nakit ve Hazine tahvillerine yöneliyor, ‘risk off’ (riskten kaçış) modu devreye giriyor ve bu durum çoğu zaman riskli varlıklar genelinde baskı yaratıyor. Tersine, DXY’nin zayıf seyrettiği dönemler Bitcoin(BTC) için daha destekleyici bir ortam olarak öne çıkıyor ve 2025 Mart–Ağustos arasındaki yükseliş döngüsünde pozitif getirilerin bu nedenle belirginleştiği yorumları yapılıyor.
Buna karşın yalnızca DXY hareketine bakarak Bitcoin(BTC) için net bir yön tayin etmenin zor olduğuna dikkat çekenler de var. DXY, 2024 Kasım–2025 Mart arasında görülen 105–110 bandına kıyasla hâlâ görece düşük sayılabilecek seviyelerde. Son 12 aylık seyre bakıldığında da endeksteki hareketin ‘trend olarak güçlü bir yükseliş’ten ziyade, bant içinde ‘yatay dalgalanma’ya daha yakın olduğu değerlendiriliyor. Bu tabloda asıl dikkat çeken başlık, Bitcoin(BTC)’in teknoloji hisseleriyle olan korelasyonunu düşürüyor olması. Nasdaq 100 tarihi zirvesinden yalnızca yaklaşık yüzde 6 aşağıda olmasına rağmen, Bitcoin(BTC) ile aralarındaki ilişki hızla soğuyor.
Veriler de bu ayrışmayı destekliyor. 30 günlük bazda hesaplanan Bitcoin(BTC)–Nasdaq 100 ‘rolling’ korelasyon katsayısı, bir hafta önce yüzde 92 ile zirve yaptıktan sonra yüzde 69’a gerilemiş durumda. Piyasadaki yorumlara göre Bitcoin(BTC)’in ‘kimliği’ dönem dönem değişti. Kimi zaman bağımsız bir para sistemi, kimi zaman ‘dijital altın’, bazen durmaksızın çalışan bir ‘on-chain veri tabanı’, bazen de saf bir spekülatif varlık olarak algılandı. Bu geçmiş, ‘dolar güçlenirse = Bitcoin çöker’ şeklindeki basitleştirilmiş denklemin ikna gücünü büyük ölçüde zayıflatıyor.
Yine de güçlü bir yükseliş katalizörünün eksikliği, yatırımcılar üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Analistlere göre 2025 Ekim 10’daki ‘flash crash’ (ani çöküş) etkisi, kuantum bilişim teknolojisine (quantum computing) dair belirsiz endişeler, ABD’nin ‘Stratejik Bitcoin Rezervi’ (Strategic Bitcoin Reserve) planına ilişkin somut ilerleme kaydedilememesi ve yatırımcı ilgisinin yapay zekâ(AI) temalı hisselere kayması gibi unsurlar bir araya gelerek mevcut durumu şekillendiriyor. Bazı trader’lar arasında 60.000 dolara (yaklaşık 88,71 milyon won) kadar düşüş getirebilecek ‘açık ve sert bir olumsuz haber’ arayışı olduğu, bu nedenle korku ve belirsizliğin kolay dağılmadığı vurgulanıyor.
Yakın dönemde MARA 홀딩스(MARA) şirketinin ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) başvurusu da piyasada beklenenden fazla olumsuz algılanarak volatiliteyi artırdı. Bazı piyasa katılımcıları, başvurudaki ifadeleri gerekçe göstererek MARA 홀딩스(MARA)’nın Bitcoin(BTC) saklama stratejisini değiştirip elindeki varlıkları toplu halde satabileceği senaryosunu gündeme taşıdı. Özellikle son dönemde 캉고(CANG), 비트디어(BTDR), 코어 사이언티픽(CORZ) gibi bazı borsaya kote madencilik şirketlerinin tüm Bitcoin(BTC) bakiyelerini elden çıkarmaları, benzer bir sürecin yeniden yaşanabileceği kaygısını büyüttü.
Ancak MARA 홀딩스(MARA) yatırımcı ilişkileri(IR) biriminden sorumlu başkan yardımcısı Robert Samuels, başvuruda yer alan “zaman zaman alım veya satım yapılabilir” şeklindeki genel ifadenin, “mevcut pozisyonların büyük kısmı tasfiye edilecek” anlamına gelmediğini açıkça belirtti. Uzmanlara göre piyasadaki aceleci tepkinin arkasında, Bitcoin(BTC)’in zayıf bir dönemde bulunmasıyla birlikte rakip şirketlerin madencilik odaklı iş modelinden AI veri merkezlerine doğru kayması gibi gelişmelerin yatırımcı psikolojisini son derece hassas hale getirmesi yatıyor.
Bu nedenle Dolar Endeksi(DXY)’ndeki görece güçlenmeyi Bitcoin(BTC) için otomatik bir ‘sat’ sinyali olarak yorumlamaya karşı temkinli yaklaşılması gerektiği görüşü ağır basıyor. 2026 başından bu yana altın fiyatının yıl başına göre yüzde 25 yükseldikten sonra yorulma emareleri göstermesi ve 5.000 dolar (yaklaşık 7,39 milyon won) desteğini yeniden test etmesi, fon akımlarının mutlaka sadece altına yönelmek zorunda olmadığını düşündürüyor. Bununla birlikte Bitcoin(BTC)’in tarihi zirvesinin hala yüzde 52 altında işlem görmesi, yatırımcıların ‘tam güven’ tesis etmesinin zaman alacağını gösteriyor.
Likidite tarafında ise özellikle kurumsal yatırımcılardan gelen destek öne çıkıyor. 24 Şubat’tan bu yana spot Bitcoin ETF’lerine 1,5 milyar dolar (yaklaşık 2 trilyon 2.178 milyar won) net giriş kaydedildi ve bu, kurumların Bitcoin(BTC)’e yönelik talebinin hızlandığına dair önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Yine de analistler, 75.000 dolar (yaklaşık 1 milyon 108,9 bin won) seviyesinin yukarı yönlü kırıldığının net şekilde teyit edilmeden mevcut düşüş trendinin bittiğini söylemenin güç olduğuna dikkat çekiyor. Önümüzdeki dönemde Bitcoin(BTC) teknoloji hisseleriyle korelasyonunu düşük tutsa bile, Dolar Endeksi(DXY) gibi makro göstergelerin psikolojik baskı unsuru olarak kalma ihtimalinin yüksek olduğu ifade ediliyor.
Yorum 0