Bitcoin(BTC)’i çevreleyen ‘dijital altın’ anlatısı yeniden tartışma konusu oldu. Dünyanın en büyük hedge fonlarından biri olan Bridgewater Associates kurucusu Ray Dalio, Bitcoin’in şimdiye kadar altın gibi bir ‘güvenli liman’ işlevi görmediğini vurgulayarak bu benzetmeye mesafe koydu.
Ray Dalio, 3’ünde (yerel saatle) ‘All-In Podcast’ yayınında Bitcoin’in ‘para’ biçimlerinden biri olarak dikkat çektiğini kabul etse de, uzun vadede ‘yapısal tehditlere’ açık olduğunu söyledi. Bu açıklamalar, ABD-İran geriliminin tırmandığı ve küresel finansal varlıkların jeopolitik gündeme hassas tepki verdiği bir döneme denk geldi.
Dalio, Bitcoin ile altın arasındaki temel farkı ‘mahremiyet’ ve ‘kontrol edilebilirlik’ başlıklarında topladı. Bitcoin işlemlerinin izlenebilir olduğunu ve belirli otoriteler tarafından ‘dolaylı biçimde kontrol’ edilebileceğini savundu. Bu nedenle merkez bankaları ya da büyük kurumsal yatırımcıların Bitcoin’i agresif şekilde alıp uzun vadeli rezerv varlık haline getirmesinin zor olduğunu öne sürdü.
Buna karşılık altının, merkez bankaları ve kurumlar tarafından uzun yıllardır düzenli olarak alınıp tutulduğunu, bu nedenle hem ‘değer saklama aracı’ hem de ‘enflasyondan korunma’ (hedge) aracı olarak konumlandığını hatırlattı. Dalio’ya göre altın, piyasada çoğu zaman sadece ‘spekülatif varlık’ gibi görülse de, aslında tarih boyunca biriken güvene dayanan ‘en yerleşik para biçimi’ konumunda. Merkez bankalarının rezervlerinde de altın, büyüklük bakımından doların ardında ‘ikinci en büyük rezerv para’ niteliğinde.
Dalio, Bitcoin’in altın ile aynı ‘güvenli varlık’ statüsüne ulaşmasının önünde ‘kuantum hesaplama’ riskinin de bulunduğunu dile getirdi. Kuantum teknolojilerinin olgunlaşması halinde, Bitcoin ağının kriptografi yapısının ne ölçüde tehdit altında kalabileceğine dair endişelerin arttığını söyledi. Ona göre bireysel yatırımcı ilgisi büyüyor ve ‘alternatif para’ söylemi güçleniyor olsa da, pazarın toplam büyüklüğü, likiditesi ve geleneksel finans tarafından kabul görme düzeyi dikkate alındığında Bitcoin hâlâ altına kıyasla ‘daha küçük ve daha kolay yönlendirilebilir bir piyasa’ özelliği taşıyor.
Dalio’nun Bitcoin’e bakışı son yıllarda dalgalı bir seyir izledi. Uzun süre sert bir eleştirmen olarak bilinen Dalio, 2021’den sonra portföyüne sınırlı düzeyde Bitcoin maruziyeti ekleyerek tonunu yumuşatmıştı. Ancak son açıklamasında yeniden “nihai finansal varlık ‘altın’dır” vurgusunu öne çıkararak, Bitcoin’in finansal sistemin kalıcı bir parçası haline geldiğini kabul etse de, altının rolünü ‘ikame edecek seviyeye gelmediği’ mesajını verdi.
Aynı gün piyasa fiyatlarında yaşanan ayrışma ise dikkat çekti. TradingView verilerine göre 3’ünde altın fiyatı seans içinde yüzde 6 düşerek 5.377 dolardan 5.039 dolara geriledi. 1 dolar=1.467,30 won kuruyla hesaplandığında yaklaşık 7,88 milyon won seviyesinden 7,39 milyon won civarına inmiş oldu.
Bitcoin(BTC) ise aynı zaman diliminde yüzde 3,7 düşüşle sınırlı bir geri çekilme yaşadı. Jeopolitik gerilim anlarında ‘klasik güvenli liman’ kabul edilen altının daha sert değer kaybına uğraması, piyasalarda “kriz dönemleri her zaman ‘altın yükselişi’ anlamına gelmiyor” yorumlarına neden oldu. *yorum: Kimi analistler, likidite ihtiyacı arttığında yatırımcıların altın dahil kârlı pozisyonları kapatarak nakde döndüğüne dikkat çekiyor.*
Buna karşın, tek bir işlem günündeki performansa bakarak Bitcoin(BTC) ile altını aynı kategoride değerlendirmek gerektiğini savunanlar da değil, buna itiraz edenler de güçlü. Eleştirel görüşe göre Bitcoin’de kurumsal talep hâlâ kırılgan, ‘düzenleyici belirsizlik’ ve ‘teknolojik risk’ başlıkları belirgin, ayrıca oynaklık seviyesi geleneksel varlıklara göre çok daha yüksek. Bu nedenle ‘Bitcoin mi, altın mı güvenli liman?’ tartışmasının, kısa vadeli fiyat hareketlerinden çok, uzun vadede ‘merkez bankaları ve kurumlar tarafından benimsenme hızı’ ile ‘teknoloji ve regülasyon risklerinin nasıl evrileceği’ üzerinden yeniden şekilleneceği değerlendiriliyor.
Yorum 0