비̇tcoin(BTC), merkezi borsalardan hızla çekiliyor. Başlıca borsaların elindeki toplam Bitcoin(BTC) bakiyesi 2 milyon 708 bin BTC’nin altına inerek 2018 Kasım’ından bu yana görülen en düşük seviyeye düştü. O dönem Başkan Trump ara seçim sonuçlarını beklerken, Bitcoin(BTC) fiyatı 4 bin doların altında işlem görüyordu.
Merkezi borsalardaki bakiye; Coinbase, Binance, Kraken gibi platformların cüzdanlarında tutulan Bitcoin(BTC) miktarını ifade ediyor. Bu rakamın gerilemesi, yatırımcıların borsalarda tuttukları kripto varlıkları çekip ‘self custody’ yani ‘kendin saklama’ yöntemine yöneldiklerine dair bir sinyal olarak yorumlanıyor.
Bu da kısaca, piyasada anında satışa çıkabilecek miktarın, yani ‘kelime’likid arz’’ın azalması anlamına geliyor. Talebin sabit kaldığı veya arttığı bir ortamda likid arzın düşmesi, fiyat üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturma eğilimine sahip.
On-chain analist Gloria Crypto(Gloria Crypto) tarafından paylaşılan verilere göre, borsaların elindeki toplam Bitcoin(BTC) bakiyesi 2 milyon 708 bin BTC seviyesinin altına inerek 7 yıl sonra ilk kez bu eşiği kırdı. 2020 başında borsa bakiyeleri yaklaşık 3 milyon 200 bin BTC seviyesindeyken, bugün geldiği nokta itibarıyla kabaca 500 bin BTC’lik bir azalma söz konusu. Güncel fiyatlarla bu rakam yaklaşık 52 milyar dolar ediyor; dolar/TL kurunun 1 dolar = 1494,20 won seviyesinden çevrildiği varsayımla hesaplandığında, yaklaşık 77 trilyon 700 milyar won büyüklüğüne denk geliyor.
2018 sonundaki düşük borsa bakiyeleri, uzun süren bir ayı piyasasında bireysel yatırımcıların piyasadan uzaklaşması ve kurumsal paranın neredeyse hiç girmemesiyle ilişkilendiriliyordu. İşlem hacimleri azaldıkça ve ilgi söndükçe, coin’leri borsada tutmanın da pek anlamı kalmamıştı.
Bugün ise tablo tamamen farklı. Bitcoin(BTC) fiyatı 104 bin dolar civarında, yani tüm zamanların en yüksek seviyelerine yakın seyrederken arz daralması yaşanıyor. ABD’de spot Bitcoin ETF’lerine giren para, şirketlerin bilançolarına Bitcoin(BTC) ekleme eğiliminin yayılması ve uzun vadeli tutucuların artışı aynı anda görülüyor. Bu nedenle ‘satmak için borsaya yatırılan coin’ miktarından çok, ‘uzun vadeli saklamak için borsadan çekilen coin’ eğilimi öne çıkıyor.
Bu çıkışın birkaç temel nedeni öne çıkıyor. İlk olarak, ABD’de onaylanan spot Bitcoin ETF’leri piyasadan düzenli şekilde ‘kelime’fiziki Bitcoin’ topluyor. 2024 Ocak’taki lansmandan bu yana ETF’ler piyasadan Bitcoin(BTC) alıp saklama kuruluşlarına aktarıyor; bu varlıklar borsaların emir defterinde görünmüyor. BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust(IBIT) ürünü tek başına 300 bin BTC’nin üzerinde birikim yaptığı tahmin ediliyor.
İkinci olarak, şirketlerin yaptığı alımlar dolaşımdaki serbest arzı yapısal biçimde azaltıyor. Özellikle MicroStrategy(MSTR), 568 bin BTC’nin üzerinde bir portföye ulaşarak kurumsal ‘hazine stratejisi’nin en bilinen örneği haline geldi. Japonya’dan Metaplanet, ABD’den Semler Scientific gibi borsaya kote şirketlerin benzer modeli benimsemesiyle, şirket alımlarına giden Bitcoin(BTC) miktarı da borsalardaki satılabilir arzdan kalıcı biçimde kopuyor.
Üçüncü olarak, uzun vadeli yatırımcıların ‘tutma’ iştahı güçlenmiş durumda. On-chain veriler, 1 yıl ve üzeri süredir hareket etmeyen Bitcoin(BTC) miktarının toplam arz içindeki payının istikrarlı şekilde yükseldiğine işaret ediyor. Piyasa katılımcıları Bitcoin(BTC)’i kısa vadeli trade aracı olmaktan ziyade ‘kelime’değer saklama aracı’ olarak konumlandırdıkça, doğal olarak satış baskısı yaratabilecek miktar daralıyor.
Borsa bakiyelerindeki gerileme genel olarak ‘yapısal boğa’ sinyali şeklinde okunuyor, ancak bu yorumun önemli bir koşulu var. Likiditenin zayıflaması, yükselişleri daha sert hale getirebildiği gibi, ters yöndeki hareketleri de şiddetlendirebilir. Büyük bir satış tarafı oyuncusunun aniden nakde dönmesi veya yüksek kaldıraçlı pozisyonların toplu tasfiye edilmesi durumunda, emir tahtası sığ kaldığı için fiyat oynaklığı da sertleşebilir.
Buna rağmen mevcut görünüm, ‘kullanılabilir arz’ın daraldığı, buna karşılık ETF’ler, şirket alımları ve olası varlık/ulusal fon talebi gibi kanallarla talep tarafının genişlediği bir dengeye işaret ediyor. Dolaşımdaki fiili Bitcoin(BTC) miktarı azalırken fiyatın 6 haneli bölgede kalması, bu dengenin ne kadar ‘gergin’ olduğunu gösteriyor.
Geçmiş örneklere bakıldığında, 2020 sonunda borsa bakiyelerinin hızlı düşüşe geçmesinin ardından yaklaşık 6 ay içinde Bitcoin(BTC) fiyatının 10 bin dolar bandından 64 bin dolara kadar yükselmesi, sık sık referans verilen bir süreç. Ancak ‘yorum’geçmiş performansın geleceği garanti etmediği’ gerçeği burada da geçerli.
Bir diğer değişken, verilerin tam şeffaf olmaması. On-chain analiz firmaları, hangi cüzdanın hangi borsaya ait olduğunu tespit ederken farklı yöntemler kullanıyor ve bu nedenle sayılar arasında fark oluşabiliyor. Yine de farklı veri sağlayıcılar arasında ‘yön’ konusunda görüş birliği var: Borsa bakiyeleri uzun süredir düşüş trendinde ve son verilerle birlikte 7 yılın en düşük seviyesine inmiş durumda.
Sonuç olarak, azalan likid arz güçlü bir ‘rüzgar desteği’ sağlıyor ancak tek başına ‘kesin yükseliş sinyali’ olarak görülmemeli. Düzenleyici ortamda olası değişiklikler, makroekonomik şoklar ve kaldıraçlı pozisyonların çözülmesi gibi riskler masada durmaya devam ediyor. Bu nedenle borsalardaki Bitcoin(BTC) bakiyesinin 7 yılın en düşük seviyesine inmesi, piyasayı yapısal olarak destekleyen önemli bir veri olsa da, tek başına yön tayin eden nihai gösterge olarak yorumlanmamalı.
Yorum 0