카르다노(Cardano) kurucusu Charles Hoskinson(Charles Hoskinson), merkeziyetsiz finans(DeFi) protokolü Liqwid’i(Liqwid) çevreleyen ‘yönetişim’ tartışmasına resmen dahil oldu. Hoskinson, doğrudan çıkar çatışması bulunan ‘içeriden’ kişilerin oy kullanmasının ‘dışlanması’ gerektiğini savunurken, çözüm için ise tamamen ‘token’ sahiplerine dayalı yeni bir oylama yapılmasını önerdi. ‘yorum: Anahtar kavramlar: Liqwid, yönetişim, DAO oylaması, çıkar çatışması, güven’
Hoskinson, ABD Wyoming’de yaptığı canlı yayında normalde Cardano(Cardano) ekosisteminin DeFi alanına “pek karışmadığını” ancak bu olayın toplulukta ciddi bir ‘güven’ krizine dönüştüğünü söyledi. Özellikle geçen yıl Ekim ayında Liqwid tarafının, “akıllı sözleşmeye tahsis edilen varlıkların %100’ünü yasal hak sahiplerine iade edeceğiz” şeklinde kamuoyu önünde söz vermesinin, bugünkü tartışmanın başlangıç noktası olduğuna işaret etti.
Tartışmanın merkezinde, Liqwid’in ADA(ADA) piyasasıyla bağlantılı Midnight(Midnight) projesinin ‘NIGHT’ tokenları bulunuyor. Açıklanan yönetişim verilerine göre söz konusu miktar yaklaşık 18,81 milyon NIGHT ve güncel fiyatla yaklaşık 1 milyon dolar (yaklaşık 14,9 milyon TL) büyüklüğünde. Bu nedenle konu, yalnızca sembolik bir yönetişim kararı değil, ‘milyon dolarlık bir dağıtım meselesi’ olarak toplulukta ekstra hassasiyet yaratmış durumda.
Hoskinson, Liqwid ekibinin yönetişim yapısı ve ‘hukuki çerçeve’ arasında sıkışmış olabileceğini de kabul ediyor. Kendi ifadesiyle, “DAO kullanıcı sözleşmesine göre bu kararı alma konusunda yasal yetkileri olmayabilir” ve bu durum, iç düzenlemelerle çelişen bir yapı oluşturmuş olabilir. ‘yorum: Burada hem akıllı sözleşme şartları hem de DAO tüzüğü kastediliyor’
Buna karşın asıl sorunun, bu hukuki belirsizliğin ardından izlenen yol olduğunun altını çiziyor. Hoskinson’a göre çözüm, ‘daha net şartlara sahip yeni bir oylama’ düzenlenmesinde yatıyor. Ona göre, gerçekten DAO oylamasıyla ilerlenmek isteniyorsa iki temel ilke şart:
Birincisi, alınacak karardan doğrudan maddi kazanç sağlayabilecek ‘içeriden’ kişiler oy kullanmaktan kendi rızalarıyla ‘çekilmek’ zorunda. İkincisi ise yönetişim sorusu son derece basit ve açık olmalı: “Daha önce kamuya açıkladığımız sözü tutacak mıyız, tutmayacak mıyız?” Hoskinson, bu kadar yalın bir soru ile konunun netleştirilebileceğini savunuyor.
Hoskinson, kullanıcıların fonlarını akıllı sözleşmelere ‘mevcut taahhütlere güvenerek’ kilitlediğini özellikle vurguluyor. Ona göre, “kullanıcılar, açıklanan koşulların korunacağına inanarak paralarını emanet etti” ve bu nedenle ‘güveni yönetme’ pozisyonunda olan kişilerin sorumluluğu daha ağır. ‘yorum: Burada proje ekibi, çekirdek geliştiriciler ve büyük iç yatırımcılar kastediliyor’
Aynı zamanda Hoskinson, bir DAO’nun ‘sırf oylama mekanizması var diye’ meşruiyet kazanmadığını da hatırlatıyor. Ona göre DAO’nun gerçek ‘meşruiyeti’ geniş ve adil ‘katılımdan’ geliyor. Eğer topluluk, kritik kararların birkaç iç grubun oylarıyla şekillendiğini hissederse, o yönetişim yapısının ‘güven’ kaybına uğraması kaçınılmaz.
Bu noktada Hoskinson’un önerdiği pratik yol haritası şöyle: Önce, içeriden kişilerin token pozisyonlarını kamuya açık şekilde duyurması ve ardından bu kişilerin oy kullanmaktan ‘geri adım atması’. Daha sonra ise topluluğun önce sadece “Ekim ayında verilen söz yerine getirilsin mi?” sorusuna yanıt vermesi. Eğer topluluk bu sözü tutmaktan yana oy kullanırsa, ilgili varlıklar basitçe sahiplerine iade edilecek. Aksi yönde güçlü bir irade çıkarsa, ancak ondan sonra alternatif dağıtım modelleri tartışılacak.
Hoskinson, kendi etkisinin sınırlarını da netleştiriyor. Akıllı sözleşmelerde hali hazırda dağıtılmış varlıkları ‘geriye döndürme’ yetkisi olmadığını ve Cardano(Cardano) ekosistemi genelinde de herhangi bir ‘resmi’ yönetim yetkisi bulunmadığını belirtiyor. ‘yorum: Bu vurgu, Cardano’nun merkeziyetsiz yapısına referans niteliğinde’
Yine de Hoskinson, ‘güven kaybı’nın uzun vadede yaratabileceği tahribata dikkat çekiyor. Ona göre, topluluk nezdinde güven “kırıldığı anda” ya da öyle algılandığında, ilgili protokolün büyüme potansiyeli ciddi biçimde zayıflıyor. Eğer kullanıcılar, çekirdek hesapların açıklamalarına ya da yönetişim oylaması sonuçlarına güven duymazsa, doğal olarak “başka protokollere göç etmeye” başlıyor.
Piyasa gözlemcileri, Liqwid yönetişim tartışmasının, DeFi alanının yapısal sorunu olan ‘DAO meşruiyeti’ problemini bir kez daha görünür kıldığı görüşünde. Sektör analistlerine göre, özellikle içerden kişilerin çıkar çatışmalarının nasıl yönetileceği, önümüzdeki dönemde DeFi projelerinin ‘uzun vadeli güveni’ açısından temel belirleyici olacak.
Bu tartışmalar sürerken, haberin yazıldığı anda ADA(ADA) yaklaşık 0,29 dolar seviyesinden işlem görüyor. ‘yorum: Fiyat bilgisi, haberin zamanlamasını ve piyasa bağlamını netleştiriyor’
Yorum 0