Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Tahmin Piyasalarında Yapay Zeka Ajan Patlaması: Valory’nin Olas Protokolü ve Polymarket’te Polystrat Dönemi

Tahmin Piyasalarında Yapay Zeka Ajan Patlaması: Valory’nin Olas Protokolü ve Polymarket’te Polystrat Dönemi / Tokenpost

Tahmin piyasaları başlangıçta ‘kolektif zeka’ ile geleceği öngörme deneyi olarak ortaya çıktı ancak son dönemde piyasa sinyallerini üreten taraf insanlardan ‘makine’ye hızlı şekilde kayıyor. Özellikle bireysel yatırımcıların otomatikleşen alım-satım ortamında rekabet gücünü koruyabilmesi için, ‘özerk yapay zeka ajanları’nın fiilen zorunlu araç haline gelebileceği öngörülüyor.

İsviçre merkezli yazılım şirketi 밸로리(Valory AG)’nin ortak kurucusu ve CEO’su 데이비드 미나르슈(David Minarsch), şirketin kripto-YZ protokolü ‘올라스(Olas)’ üzerinden tahmin piyasalarına özel özerk yapay zeka ajan ekosistemi inşa ettiklerini söylüyor. 밸로리, blokzincir ile çoklu ajan sistemleri(MAS) kesişiminde ürün geliştiriyor. 올라스(önceki adıyla 오토놀라스)는 blokzincir üzerinde servis çalıştırma, akıllı kontratlarla etkileşim ve ajanlar arası koordinasyon görevlerini yerine getirirken kripto para ödülleri kazanan bir ‘özerk yazılım ajan altyapısı’ olarak tasarlanmış durumda.

미나르슈’nün ortaya koyduğu büyük resim ‘ajan ekonomisi’. Burada merkezi platformlar yerine, dağıtık bir ortamda yapay zeka ajanları faydalı işler yapıyor ve ortaya çıkan değer doğrudan kullanıcılara ait oluyor. Bu vizyon içindeki en dikkat çekici denemelerden biri, 2026 yılının Şubat ayında tahmin piyasası platformu 폴리마켓(Polymarket)’te devreye giren yapay zeka ajanı ‘폴리스트랫(Polystrat)’. Kullanıcıların self-custody(kendi cüzdanını kendisi sakladığı) modelle sahip olduğu bu ajanlar, 7/24 strateji uygulayıp alım-satım yapıyor.

미나르슈, “폴리스트랫, insan kullanıcı adına 폴리마켓’te 24 saat boyunca işlem yapan özerk bir yapay zeka ajanı” diyerek, “insan uyurken, çalışırken veya dikkati dağılmışken bile ajan kesintisiz olarak işlem yapmaya devam eder” ifadesini kullanıyor.

Tahmin piyasaları, seçim sonuçları, ekonomik veriler veya spor karşılaşmaları gibi gerçek dünya sonuçlarına endeksli sözleşmelerin alınıp satıldığı platformlar. Bir dönem yalnızca meraklı bir azınlığın kullandığı bir tahmin aracı gibi görülse de son birkaç yılda fintech alanında büyüyen bir segment haline geldi. Sektör için kırılma noktası 2024 ABD başkanlık seçimiydi. O dönemde hacimler sert şekilde artarken, tahmin piyasaları da geniş kitlelerin radarına girdi. Sonrasında ise spor, ekonomi ve kriptoya bağlı bahis ürünleriyle hızla çeşitlendi.

2025’te önde gelen platformların yıllık toplam nominal işlem hacmi 44 milyar doları(yaklaşık 65 trilyon 9.560 milyar won) aştı; aylık hacmin 13 milyar dolara(19 trilyon 4.870 milyar won) kadar çıktığı zirve dönemleri görüldü. Pazar büyük ölçüde 칼시(Kalshi) ve 폴리마켓 merkezinde yoğunlaşmış durumda. 칼시, ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu(CFTC) gözetiminde faaliyet gösteren, regüle edilmiş bir ‘olay sözleşmesi borsası’. 폴리마켓 ise küresel kullanıcıları hedefleyen, çok daha çeşitli kontrat sunan kripto odaklı bir platform. İki platform birlikte, sektördeki toplam işlem hacminin yaklaşık %85–97’sini oluşturuyor ve seçimlerden merkez bankası kararlarına, spordan popüler kültür olaylarına kadar her yıl milyarlarca dolarlık bahis işliyor.

Yapay zeka destekli alım-satımın yaygınlaşmasının arkasında ise basit bir tespit var: Güncel yapay zeka modellerine gömülü ‘zeka’ şimdiye kadar finans piyasalarında, özellikle de tahmin piyasalarında yeterince ‘paraya çevrilmiş’ değil. 밸로리 ekibi, 2023’ten bu yana 올라스를 kullanarak, yapay zeka ajanlarının tahmin araçları ve veri hatları üzerinden olasılık hesaplayıp doğrudan işlem açabildiği bir ‘tahmin piyasası ekonomisi’ kurmaya başladı.

Tahmin piyasalarının özü, olasılıkları fiyatlamak. Rastgele tahminler, ‘yazı tura’dan farksız sonuç verir. Ancak yapılandırılmış veri analizi ve disiplinli alım-satım stratejileri bir araya geldiğinde, başarı oranı anlamlı şekilde değişebiliyor. 미나르슈, “Piyasadaki sıradan modellere sadece piyasa bilgisini verip prompt çalıştırırsanız, sonuçlar yazı tura seviyesini aşmakta zorlanır” diyor. Buna karşın “en yeni yapay zeka modellerini özel iş akışlarıyla birleştiren ‘tahmin araçları’, geçmişte %70’in üzerinde doğruluk oranı yakalamış örneklere sahip” olduğunu savunuyor.

Performans verileri de insan için dezavantajlı bir tabloya işaret ediyor. Harici analizlere göre, tahmin piyasalarında pozitif getiri yazan insan trader oranı toplam katılımcıların yalnızca yaklaşık %7–13’ü; çoğu zarar ediyor. Buna karşılık yapay zekanın katılımı hızla artıyor. Analiz aracı 레이어허브(LayerHub)’un verilerine göre 폴리마켓 cüzdanlarının %30’undan fazlası halihazırda yapay zeka ajanlarından yararlanıyor. 미나르슈, “İnsan katılımcıların yanında çok sayıda makine var; insanlar çoğu zaman farkına bile varmadan bu makinelerle rekabet ediyor” diyerek, duygudan arınmış ve tutarlı strateji uygulamanın yapay zekaya ‘yapısal’ bir üstünlük sağladığını savunuyor.

폴리스트랫’ın ilk dönem sonuçları da ilgi çekici. 밸로리’nin paylaştığı verilere göre, lansmandan sonraki yaklaşık bir ay içinde 폴리스트랫, 폴리마켓 üzerinde 4.200’den fazla işlem gerçekleştirdi ve bazı tekil işlemlerde %376’ya varan getiri oranları kaydedildi. 미나르슈, “Ajanların insanlardan daha iyi performans gösterme eğilimi var” diyerek, “폴리마켓’te 폴리스트랫 yapay zeka ajanlarının %37’sinden fazlası pozitif P&L(kâr-zarar) yazarken, bu oran insan katılımcılar arasında bunun bile oldukça altında” iddiasında bulunuyor. Kullanıcıların strateji profili, veri kaynakları ve risk iştahına göre kendi ajanlarını özelleştirebilmesi de benimsemeyi hızlandıran bir etken olarak öne çıkıyor.

미나르슈’ya göre yapay zeka ajanları yalnızca getiri yarışında avantajlı değil, aynı zamanda tahmin piyasalarının ‘uzun kuyruğunu’ da canlandırmaya uygun. Buradaki ‘uzun kuyruk’, görece küçük, yerel ve ana akımın dışında kalan sayısız soruyu ifade ediyor. Şu anki tahmin piyasalarında likidite çoğunlukla büyük küresel olaylarda; seçimler, makroekonomik veriler veya büyük spor organizasyonlarında toplanıyor. Oysa gerçek dünyada, bilgi daha da dağınık ve ölçek olarak daha küçük ama sayıca çok daha fazla pazar var. İnsanlar bu tür küçük pazarlardaki bilgiyi derinlemesine araştırma zahmetine çoğu zaman girmiyor; “çoğu kişi en baştan emek harcamak istemiyor” diyor 미나르슈. Buna karşılık yapay zeka ajanları, “küçük pazarları bile aynı anda, üstel ölçekte tarayabiliyor”. Bu nedenle herhangi bir ‘soruya’ bir ajan atayıp bırakmak, ajanların o soruya yönelik bilgiyi toplamaya devam etmesi anlamına geliyor. Bu açıdan bakıldığında tahmin piyasaları, şirketler ve düzenleyiciler için de ilginç bir veri toplama mekanizması olabilir; klasik anketlerin veya modellerin yakalayamadığı dağınık bilgiyi doğrudan fiyat sinyaline dönüştürme potansiyeli taşıyor.

Otomasyon hızlansa da 미나르シュ, insanın bütünüyle devreden çıkacağını düşünmüyor. “İnsanlar bazen acele karar alıp kendi aleyhlerine sonuçlar yaratabiliyor” derken, yapay zeka ajanlarının da “insanların dayanabileceği bir araç” olabileceğini vurguluyor. İleride kullanıcıların kendi uzmanlıklarını veya sahip oldukları özel veri kümelerini ajanlara bağlayarak, insanın kendisinden bile daha ‘kurallı’ işlem yapan sistemler kurmak isteyeceğini öngörüyor. 밸로리’ye göre ajanları besleyen tahmin modelleri ve veri hatları geliştikçe, bunları genel amaçlı büyük dil modelleri(LLM) ile birleştirmek, kalıcı ‘alfa’ yani piyasa üstü getiri üretme aşamasına kapı aralıyor.

Bununla birlikte tahmin piyasalarının büyümesi, etik ve regülasyon tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Savaşlar, ölümler veya felaketler gibi trajik olaylara yönelik piyasaların manipülasyon teşviki yaratabileceği ya da zararlı olaylardan kâr elde edilmesini ‘teşvik ediyormuş’ gibi görünebileceği eleştirileri öne çıkıyor. 미나르슈 da “Hangi tür tahmin piyasalarına izin verileceğine dair net düzenlemelere ihtiyaç var” görüşünü paylaşıyor. Diğer yandan, yapay zeka ajanlarının şüpheli işlem kalıplarını saptayıp olası manipülasyonu işaretleyebileceği ve sorunlu piyasaların tespiti ile engellenmesinde rol oynayabileceğini savunuyor.

밸로리’nin uzun vadeli hedefi, yalnızca daha sofistike alım-satım teknolojisi geliştirmek değil. Asıl iddia, otomasyona dayalı dijital ekonomide bireylerin ‘oyun dışı’ kalmadığı bir yapı kurmak. Eğer gelecekte ekonomik faaliyetin büyük kısmı yapay zeka sistemleri tarafından yürütülecekse ve bu sistemlerin kontrolü birkaç merkezi platformda toplanırsa, bireyler değerin paylaşımında geri plana itilebilir. 미나르슈, 올라스 ile “insanların yapay zeka ajanları aracılığıyla ‘güçlendirildiği(empowered)’ bir dünya kurmak istediklerini” belirtiyor ve kullanıcı mülkiyetindeki ajanların sayısını artırmaya odaklandıklarını vurguluyor.

Tahmin piyasaları bu hikâyede sadece başlangıç noktası. Kullanıcının sahip olduğu özerk yazılım ajanları, piyasalar ve dijital servisler genelinde değer üretmeye başladıktan sonra, yapay zeka ajanları etrafındaki rekabetin yalnızca ‘teknoloji’ye değil, aynı zamanda ‘mülkiyet ve değer paylaşımı’ eksenine de taşınması olası görünüyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1