Avrupa’daki stabil kripto para düzenlemeleri, ‘büyümek için önce büyümüş olma’ şartı gibi görülen bir ‘büyüme önkoşulu’ paradoksuyla karşı karşıya. Circle, bu yapının piyasa genişlemesini engelleyen temel bir *yapısal bariyer* olduğunu savunarak Avrupa Birliği Komisyonu’na resmi olarak düzenleme değişikliği talebi iletti.
Circle, yakın zamanda Avrupa Birliği’nin ‘Market Integration Package’ (Piyasa Entegrasyonu Paketi) taslağına ilişkin görüş sunarak sermaye gereksinimlerinin gevşetilmesini istedi. Mevcut taslakta, yalnızca belirli bir piyasa değeri eşiğini aşan elektronik para token’larının(EMT) ödeme ve mutabakat sistemlerinde kullanılmasına izin veriliyor.
Sorun şu ki, bu eşiği karşılayan euro bazlı bir stabil kripto para neredeyse yok. Öne çıkan euro stabil kripto para EURC bile bu limite ulaşabilmiş değil. Bu durum, kurumsal ödemelerde kullanılmadan önce büyümesi gereken varlıkların, tam da büyüme aşamasında durdurulmasına yol açan bir yapı yaratıyor.
Ortaya şöyle bir ‘tavuk-yumurta’ denklemi çıkıyor: *Büyümek için kullanılmak, kullanılmak için de zaten büyümüş olmak gerekiyor*. Circle, bunu ‘*yapısal giriş engeli*’ olarak nitelendiriyor.
Bu çerçevede şirket, çözüm olarak dağıtık defter teknolojisi(DLT) pilot rejiminde değişiklik yapılmasını talep ediyor. Circle’a göre, ‘önemsiz’ (non-significant) EMT’lerin mutabakat sistemlerinden bütünüyle dışlanması, piyasayı korumak bir yana, tokenleştirilmiş finansal altyapının kurulmasını baştan geciktiriyor.
Kurallar esnetilirse EURC, sadece al-sat işlem çifti olmaktan çıkıp, geleneksel finans için doğrudan bir *mutabakat aracı* haline gelebilir. Bankalar ve portföy yönetim şirketleri işlemlerini zincir üzerinde sonuçlandırabilir; euro bazlı stabil kripto paralar ise düzenlenmiş çerçeve içinde ‘*teminat varlık*’ olarak konumlanabilir.
Tersi senaryoda, yani mevcut çıtanın korunması halinde, kurumsal katılım fiilen sınırlı kalacak. Küresel stabil kripto para likiditesinin büyük kısmı bugün dolar bazlı USD Coin(USDC) etrafında toplanmış durumda ve Avrupa, buna karşı ölçeklenebilir bir euro alternatifini henüz ortaya koyabilmiş değil.
Tartışmanın bir diğer boyutu da, 2024’ün 12’sinde (yerel saatle) tam olarak yürürlüğe giren ‘Piyasalar Kripto Varlıklarda Düzenlemesi’(MiCA) sonrasında açığa çıkan *düzenleme-gerçeklik uçurumu*. MiCA daha çok ihraççılar için lisans ve uyum çerçevesi getirirken, Market Integration Package varlıkların gerçekten nasıl taşınacağını ve kullanılacağını belirleyen altyapı ayağını oluşturuyor.
Ancak ülkeden ülkeye değişen yorumlar ve net olmayan kriterler yüzünden sahada ciddi bir belirsizlik yaşanıyor. Dijital&Analog Partners’tan Yuriy Brisov(Yuriy Brisov), “Düzenlemelerin yorumu ülkeye göre değişiyor, ihraççılar gri bir alanda kalmış durumda” diyerek bu karışıklığa dikkat çekiyor.
AB Komisyonu, bu dağınıklığı gidermeye çalışıyor olsa da Circle, DLT kuralları revize edilmediği sürece ‘entegrasyon’un kağıt üzerinde kalacağı uyarısını yapıyor.
Euro stabil kripto paralar tam da böyle bir *kavşak noktasında*. Tartışmaların 2027’ye kadar uzaması beklenirken, bu arada piyasa dinamikleri ile politika yapıcıların hızının giderek daha fazla açıldığı görülüyor. Düzenlemenin yumuşatılması, Avrupa’yı zincir üstü sermaye piyasalarına geçişte öne çıkarabilir. Aksi halde euro bazlı stabil kripto paraların, dar ve kontrollü bir ‘deney alanı’ sınırlarını aşamama riski güçleniyor.
Nihayetinde mesele, tanımda düğümleniyor: *‘Yeterince büyük token’* tam olarak ne anlama geliyor? Bu eşik netleşmeden kurumsal sermayenin tam güç devreye girmesi zor görünüyor. Avrupa’nın dijital finans alanındaki rekabet gücünün de büyük ölçüde bu tanım ve onu takip edecek düzenleyici kararlarla şekilleneceği değerlendiriliyor.
Yorum 0