비itcoin(BTC) piyasasında *kurumsal alımlar* rekor hızda artsa da, bu eğilim toplam talepteki düşüşü dengelemeye yetmiyor. CryptoQuant’ın haftalık raporuna göre mart sonu itibarıyla 30 günlük ‘görünür talep’ eksi 63.000 BTC seviyesinde. Aynı dönemde Bitcoin spot ETF’leri yaklaşık 50.000 BTC, Strategy ise 44.000 BTC civarında alım yaparak toplamda 94.000 BTC’yi piyasadan çekti. Buna rağmen toplam talebin hala negatif olması, bireysel yatırımcılar, balinalar ve madenciler gibi grupların yaklaşık 157.000 BTC *net satış* yaptığını gösteriyor.
‘Balina’ olarak adlandırılan, cüzdanlarında 1.000–10.000 BTC bulunduran büyük yatırımcılar son bir buçuk yılda sert bir dönüş geçirdi. Bir yıl önce yaklaşık 200.000 BTC *net alıcı* konumundayken, bugün 188.000 BTC seviyesinde *net satıcı* durumundalar. Böylece yaklaşık 18 ayda 400.000 BTC’ye yakın bir akım tersine dönmüş oldu. 100–1.000 BTC arası tutan orta ölçekli yatırımcılar alım tarafında kalmayı sürdürse de, tempo belirgin şekilde yavaşladı. Yıllık bazda topladıkları miktar 1 milyon BTC civarından 429.000 BTC seviyesine inerek yüzde 60’tan fazla azaldı.
Bitcoin(BTC) fiyatı şu anda 67.000–68.000 dolar bandında ve yaklaşık 54.286 dolarlık ‘gerçekleşmiş fiyat’ın (realized price) yüzde 21 üzerinde. Gerçekleşmiş fiyat, tüm coin’lerin ortalama alış maliyetini ifade ediyor ve fiyatın bu seviyenin altına inmesi genellikle *dip bölgesi* sinyali olarak görülüyor. 2022 ayı piyasasında Bitcoin, gerçekleşmiş fiyatın yaklaşık yüzde 15 altına sarkarak taban oluşturmuştu. Bugün böyle bir aşamada olunmasa da, 2024 zirvesine göre primin yüzde 120’den yüzde 21’e gerilemesi, piyasa değeri ile gerçekleşmiş fiyat arasındaki farkın hızla kapandığına işaret ediyor.
Piyasa psikolojisini takip eden *korku–açgözlülük endeksi* ise yaklaşık bir aydır 8–14 bandındaki ‘aşırı korku’ bölgesinden çıkamıyor. Buna karşın mart ayı boyunca Bitcoin ETF’lerine 1 milyar doların üzerinde yeni para girişi oldu. *Coinbase prim endeksi*nin kalıcı şekilde negatif seyretmesi, özellikle ABD’li yatırımcıların spot talebinin toparlanmadığını gösteriyor. Yani kurumlar agresif alım yaparken, piyasadaki genel katılım iştahı düşük kalmaya devam ediyor.
Son 5 haftada Bitcoin fiyatı 65.000–73.000 dolar aralığında sıkışmış durumda. İran kaynaklı jeopolitik gerginlikler fiyat dalgalanmalarını belirleyen ana unsur haline geldi. Ateşkes beklentileri güçlenince fiyat yukarı tepki verirken, Başkan Trump’ın sert açıklamaları sonrasında yeniden satış baskısı öne çıktı. Bu şekilde ‘haber→ani tepki→geri dönüş’ döngüsü sıklaştıkça, pek çok yatırımcı pozisyonlarını küçültüp *bekle–gör* stratejisine yöneliyor.
Bitcoin’in mevcut zirvesine göre geri çekilmesi yaklaşık yüzde 47 düzeyinde. Önceki döngülerde görülen yüzde 80’leri aşan sert çöküşlere kıyasla bu oran daha sınırlı kalıyor. Fidelity Digital Assets analisti Zack Wainwright, bu durumu ‘piyasa olgunlaşması’ yönünde bir işaret olarak değerlendiriyor. Ancak düşüşlerin görece daha sığ gerçekleşmesi, geçmişteki gibi aşırı *kapitülasyon dipleri* olmadan düzeltmenin tamamlanma ihtimaline işaret ederken, aynı zamanda *talep toparlanma hızının* her zamankinden daha kritik hale geldiği anlamına da geliyor.
İlerisi için en önemli değişkenler arasında Morgan Stanley’nin düşük maliyetli Bitcoin ETF hamlesi ve Strategy’nin devam eden alım kapasitesi öne çıkıyor. Yönetilen yaklaşık 6,2 trilyon dolarlık danışmanlık ağına erişimi olan bu tür ETF’ler, piyasaya yeni ve büyük bir fon giriş kanalı açabilir. CryptoQuant, İran kaynaklı gerginliğin hafiflemesi halinde Bitcoin’in kısa vadede 71.500–81.200 dolar bandına doğru tepki yükselişi yapabileceğini belirtiyor. Öte yandan, mevcut fiyatın hâlâ kilit *on-chain* direnç seviyelerinin altında bulunması, yükselişin önünde önemli engeller olduğuna işaret ediyor.
Sonuç olarak Bitcoin(BTC) için olası dip seviyeler, tüm piyasanın değil, başta ETF’ler ve Strategy gibi oyuncular olmak üzere *kurumsal talebin* ne ölçüde satış baskısını emebileceğine bağlı görünüyor. İç talebin zayıfladığı bu dönemde yaşanacak olası bir toparlanma, büyük ölçüde ‘dışarıdan gelecek para’ya dayanmak zorunda kalacak.
Yorum 0