Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) rekabeti: Ucuz zincir yarışı bitti, uzmanlaşma dönemi başladı

Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) rekabeti: Ucuz zincir yarışı bitti, uzmanlaşma dönemi başladı / Tokenpost

Blokzincir ağları arasındaki rekabetin ağırlık merkezi hızla değişiyor. Artık odak ‘daha düşük maliyet’ yerine, ‘belirli kullanım alanlarına ne kadar iyi uyum sağlandığı’ noktasında toplanıyor. İşlem ücretlerinin genel olarak düşmesiyle birlikte, ‘fiyat’ tek başına belirleyici olmaktan çıkarken, ‘özelleşme’ ve ‘işlevsel üstünlük’ daha kritik hale geliyor. ‘Coin Metrics’in ‘State of the Network’ raporu, Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) gibi büyük ağların giderek farklı alanlara odaklanarak, piyasada kendilerine özgü roller benimsediğini ortaya koyuyor.

Bitcoin(BTC) tarafında, 2024’teki son ‘halving’ sonrasında blok ödülü 3,125 BTC’ye düştü ve toplam 2.000.0000 BTC arzının içinde artık son 1.000.000 BTC’lik dilime girildi. Uzun vadede madencilerin gelirinde ‘işlem ücreti’nin payının artması kaçınılmaz olsa da, şu ana kadar ücret gelirlerinin toplam madenci gelirinin çoğu zaman yüzde 1’ine bile ulaşmaması ‘uzun vadeli güvenlik modeli’ne dair soru işaretlerini canlı tutuyor. Rapora göre toplam Bitcoin arzının yaklaşık yüzde 60’ı 1 yıldan uzun süredir hareket etmedi. Yaklaşık 2,4 milyon BTC merkezi borsalarda, yaklaşık 243.000 BTC ise diğer ağlarda ‘wrapped’ biçimde dolaşımda. Bu tablo, sistem içinde hâlâ önemli miktarda ‘atıl sermaye’ bulunduğuna işaret ediyor. Bu atıl varlığı ‘üretken’ hale getirebilmek için Lightning Network, wrapped Bitcoin ve ZK rollup’lar gibi çözümler giderek yaygınlaşıyor. ‘Citrea’ örneğinde olduğu gibi, Bitcoin ana ağa doğrudan ‘ZK rollup’ ile bağlanıp Bitcoin güvenliğini kullanırken, ‘BitVM’ üzerinden EVM uyumlu uygulamalar çalıştırma denemeleri öne çıkıyor. Coinbase’in cbBTC tabanlı kredi piyasası ve Babylon’un ‘likit stake’ çözümleri ise, Bitcoin’i giderek daha fazla ‘teminat’ ve ‘ekonomik güvenlik’ aracı haline getiren bir akımın parçası. ‘yorum: Bitcoin’in salt kıtlık anlatısından, faiz üreten veya teminat sağlayan bir “üretken varlık” anlatısına doğru geçtiği vurgulanıyor.’

Ethereum(ETH) tarafında ağ, hâlâ kripto piyasasının ‘likidite’ ve ‘mutabakat’ omurgası konumunda. Toplam stabil kripto para piyasa değerinin yaklaşık yüzde 62’si Ethereum üzerinde bulunurken, DeFi, tokenizasyon ve gerçek dünya varlıkları(RWA) da en yoğun şekilde bu ekosistemde konumlanmış durumda. Son çekirdek yükseltmeler sonrasında ana ağdaki ‘gas’ maliyetleri son yılların en düşük seviyelerine geriledi. ‘Blob’ alanının genişlemesi, daha yüksek gas limitleri ve ‘peerDAS’ benzeri iyileştirmeler, L1 katmanının kendi başına taşıyabildiği işlem hacmini artırdı. Günlük aktif adres ve işlem sayısı da yükselirken, küçük bakiyeli cüzdanlar ve olası ‘adres kirliliği saldırıları’nın bu verileri kısmen çarpıtabildiği de raporda not ediliyor. Asıl dikkat çeken nokta ise, Layer2(L2) ağlarının rol değişimi. Başlangıçta yalnızca ‘ölçeklenme’ aracı olarak görülen L2’ler, artık ucuz işlem katmanının ötesine geçip, belirli işlevlere odaklanan ‘özelleşmiş zincirler’ haline geliyor. Base, Coinbase ekosistemine erişim gücünü; Arbitrum(ARB) ise derin DeFi likiditesini öne çıkarıyor. MegaETH, Lighter, Robinhood Chain ve Ink gibi yeni L2 çözümleri de belirli kullanım senaryolarına göre tasarlandıkları için, Ethereum’un üstünde çeşitlenmiş bir ‘uygulama zincirleri’ kümesi oluşuyor. Ethereum Vakfı’nın ‘yerel rollup’ yapıları ve daha güçlü ‘birlikte çalışabilirlik’ vizyonu da bu trendi destekler nitelikte. Sonuç olarak Ethereum, ‘en ucuz zincir’ olmayı hedeflemek yerine, ‘en güvenilir mutabakat ve takas katmanı’ olma iddiasını güçlendiriyor.

Solana(SOL) cephesinde ise ağ, yalnızca ‘perakende ve meme coin zinciri’ algısını geride bırakıp, ‘yüksek frekanslı ödeme ve işlem’ alanında bir test yatağına dönüşüyor. 400 milisaniyenin altındaki blok süresi ve 1 cent’in altındaki işlem maliyetleri, mikropaylaşım ve çok yüksek frekanslı ticari işlemler için doğal bir ortam yaratıyor. Rapora göre 1.000 dolar altındaki USDC transferleri günde yaklaşık 3 milyon adet seviyesinde ve bu işlemlerin büyük kısmı 100 dolar altındaki küçük miktarlardan oluşuyor. Coinbase’in geliştirdiği HTTP tabanlı ödeme protokolü ‘x402’de Solana’nın hızlı bir şekilde benimsenmesi, ajan tabanlı mikropaylaşım sistemleri için güçlü bir aday haline geldiğini gösteriyor. İşlem altyapısında da olgunlaşma dikkat çekiyor. Profesyonel alım-satım şirketleri tarafından kurulan ‘prop AMM’ yapıları, zincir dışı fiyat modellerini kullanarak klasik AMM’lere göre ‘front-running’ ve MEV risklerine daha az maruz kalmayı amaçlıyor. Yaklaşan ‘Alpenglow’ yükseltmesiyle ‘finality’ süresinin 12 saniye civarından 100–150 milisaniye aralığına çekilebileceği ifade ediliyor. Bunun yanında ‘Block Assembly Market(BAM)’ tasarımı, işlem sıralama gücünü uygulamalara yaklaştırarak hem adil fiyatlamayı hem de yüksek hızı birlikte hedefliyor. ‘yorum: Solana’nın hız avantajını, sadece spekülatif işlemler için değil, gerçek zamanlı ödeme ve ticaret altyapısı için konumlandırdığı görülüyor.’

Tüm bu gelişmeler, blokzincirler arasındaki çekişmenin artık ‘kim daha ucuz?’ sorusundan çok, ‘kim hangi alanda daha iyi?’ sorusuna kaydığını net şekilde ortaya koyuyor. Bitcoin, ‘teminat’ ve ‘üretken varlık’ anlatısını güçlendirirken; Ethereum, ‘mutabakat ve likidite merkezi’ rolünü pekiştiriyor; Solana ise ‘ödemeler’ ve ‘yüksek hızlı işlemler’ alanında uzmanlaşma yolunda ilerliyor. Buna karşın, zincirlerin paylaştığı ortak riskler de büyüyor. Google Quantum AI ekibinin yakın tarihli çalışmasında da öne çıktığı gibi, kuantum bilgisayarların kamu anahtarı kriptografisine yönelik orta–uzun vadeli tehdidi göz ardı edilemeyecek boyutta. Hem Bitcoin hem Ethereum, ‘kuantuma dayanıklı’ algoritmalara geçiş için yol haritası hazırlıyor olsa da, ‘sosyal mutabakat’ın kritik olduğu merkezsiz ağlarda bu tür geçişlerin onaylanması ve uygulanması, merkezi yapılara göre çok daha uzun sürebilir. Sonuçta bir sonraki fazdaki rekabet, yalnızca teknik inovasyon kapasitesine değil, ekosistemlerin ‘aynı yöne ne kadar hızlı ve uyumlu hareket edebildiğine’ de bağlı olacak.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1