Beyaz Saray, *stabil kripto para (stablecoin) getirisi* yasaklanmasına yönelik tartışmalara doğrudan karşı çıktı. Bankacılık sektörünün uzun süredir savunduğu ‘mevduat çıkışı → kredi daralması’ zincirinin, verilerle desteklenmediği yönünde bir analiz paylaşıldı.
ABD Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi(CEA), 8’inde (yerel saatle) yayımladığı raporda, stabil kripto paralara sunulan ‘getiri(yield)’ ürünleri tamamen yasaklansa bile, hanehalkı ve KOBİ kredilerindeki artış etkisinin ‘son derece sınırlı’ kalacağını belirtti. Rapor, 2025 Temmuz’unda Başkan Trump tarafından imzalanan ‘Zekâ Yasası(GENIUS Act)’ ve buna bağlı politikaların sonuçlarını inceleyen bir çalışma olarak hazırlandı.
CEA, raporu hazırlarken Fed(Fed) ve Federal Mevduat Sigorta Kurumu(FDIC) mevduat-kredi-likidite verileri, stabil kripto para rezerv yapıları ve fon akımları üzerine akademik çalışmaları temel aldı. Ortaya çıkan temel sonuç net: *stablecoin getirisi yasağı*, finansal istikrarı kayda değer biçimde güçlendirmekten çok, tüketici faydasını azaltan bir adım olma riski taşıyor.
Banka cephesi, stabil kripto paraların ‘yüksek faizli mevduat’a benzer bir getiri sunduğunda, fonların geleneksel bankacılık sisteminden çıkarak kredi kapasitesini zayıflattığını savunuyor. Özellikle bölgesel bankaların bu süreçten ağır darbe alabileceği yönündeki endişeler, siyaset sahnesinde de sıkça dile getirildi.
Beyaz Saray’ın analizi ise bu iddiayı tersine çeviriyor. Rapora göre, stabil kripto paralara yönelen fonlar büyük oranda Hazine tahvilleri gibi araçlara yatırılıyor ve bu varlıklar üzerinden likidite yeniden bankacılık sistemine dönüyor. Bu nedenle toplam mevduat hacmi, öne sürüldüğü kadar dramatik bir değişim göstermiyor.
Rapor, “Sorun mevduatın ‘büyüklüğünden’ çok, ‘bileşimdeki değişimden’ kaynaklanıyor” tespitini yapıyor. Mevcut gibi likiditenin bol olduğu bir ortamda, bankalar arası fon kaymasının doğrudan kredi daralması anlamına gelmediği vurgulanıyor.
Veriler de bu değerlendirmeyi destekliyor. Stabil kripto paralara getiriyi tamamen yasaklayan bir politikanın bile, bölgesel bankaların ek kredi hacmini yalnızca yaklaşık 500 milyon dolar (yaklaşık 7,387 milyar won) artıracağı, bunun da toplamda yaklaşık ‘0.026%’ gibi ihmal edilebilir bir orana denk geldiği hesaplanıyor. ‘yorum: Yani politika, korumayı hedeflediği kurumlara reel anlamda çok sınırlı bir fayda sağlıyor.’
Ayrıca stabil kripto para rezervlerinin yalnızca yaklaşık %12’sinin, bankaların kredi verme kapasitesini sınırlayabilecek türden olduğu, bu kısmın da büyük bölümünün zorunlu karşılıklar ve likidite regülasyonları sayesinde sistem tarafından emildiği ifade ediliyor. Sonuç olarak, milyarlarca dolarlık fon hareketi yaşansa bile bunun yalnızca çok küçük bir bölümü ‘yeni kredi’ olarak reel ekonomiye yansıyor.
Rapor, getirinin yasaklanmasının ‘maliyetlerine’ de dikkat çekiyor. Stabil kripto paralar, dolar temelli dijital varlıklar olarak geleneksel mevduatla doğrudan *rekabet* ediyor. Getiri imkânı sınırlandığında, kullanıcı açısından cazip alternatiflerin sayısı azalıyor; bu da tüketicinin müzakere gücünü düşürüyor.
CEA, söz konusu politikanın büyük olasılıkla ‘net refah kaybı’ yaratacağını belirtiyor. Çünkü kredi genişlemesi anlamında somut getiriler son derece sınırlıyken, kullanıcılar daha düşük getiriye razı olmak zorunda kalıyor. ‘yorum: Kredi cephesinde anlamlı bir kazanım olmadan, tüketici tarafında görünür kayıp ortaya çıkıyor.’
Rapor, Coinbase gibi aracı platformların sunduğu ‘dolaylı/benzeri getiri’ ürünlerini de kapsayacak ek kısıtlama girişimlerine ilişkin uyarıda bulunuyor. Bu tür sıkı önlemlerin, hedeflenen istikrarı sağlamaktan çok piyasa etkinliğini azaltarak, likidite ve rekabet üzerinde ters etki yaratabileceği vurgulanıyor.
Bu analiz, Washington’daki *stabil kripto para getirisi* odaklı yasa tartışmalarına yön verecek gibi görünüyor. ABD Kongresi’nde şu anda ‘Dijital Varlık Piyasası Yapısı Yasası(Clarity Act)’ için uzlaşma arayışları sürerken, Başkan Trump da bu düzenlemeyi öncelikli yasama hedefleri arasına almış durumda.
Tartışmanın odağı artık daha net çizilmiş durumda: *Stablecoin getirileri* finansal sistemi tehdit eden bir risk unsuru mu, yoksa yalnızca rekabeti artıran bir piyasa mekanizması mı? Beyaz Saray’ın son analizi, ikinci seçeneğe daha yakın duruyor ve bu da önümüzdeki dönemde regülasyon çizgisinde kayda değer bir yumuama ve yön değişikliğine işaret ediyor.
Yorum 0