ABD’de Kasım’daki ara seçimler yaklaşırken, Demokrat Parti önseçimlerinde ‘kripto yanlısı’ kanat beklenmedik bir yenilgi aldı. Sektörün en büyük siyasi fon organizasyonu olan *Fairshake* cephesinde stratejik bir ‘çatlak’ oluşurken, Kongre’deki *kripto para* etkisinin geleceği için de yeni soru işaretleri doğdu.
Bu hafta Michigan eyaletinin Detroit bölgesinde yapılan Demokrat Parti Temsilciler Meclisi önseçiminde, görevdeki milletvekili Shri Thanedar, önseçim yarışını ilerici çizgideki rakibi Donovan McKinney’e kaybederek yeniden aday olma şansını yitirdi. Thanedar, *Dijital Varlık Piyasası Açıklık Yasası(Clarity Act)*’nın eş-sunucularından biriydi ve uzun süredir *kripto para sektörü* ile yakın çalışan, açık biçimde ‘dijital varlık dostu’ bir isim olarak öne çıkıyordu.
Sektör destekli *Fairshake* siyasi faaliyet komitesi, Thanedar’ı desteklemek için 2 milyon doların (yaklaşık 28 milyar won) üzerinde harcama yaptı ancak bu bütçe yarışın sonucunu çevirmeye yetmedi. Buna karşılık McKinney’in *kripto para* politikasına ilişkin duruşu halen netleşmiş değil. McKinney, Senatör Bernie Sanders ile Michigan Senatosu adayı Abdul El-Sayed’in açıktan desteğini alarak ‘ilerici ittifak’ın güçlü rüzgârını arkasına aldı.
Fairshake, aynı günlerde Michigan ve Washington eyaletlerinde düzenlenen diğer önseçimlerde ise genel olarak ‘başarılı bir performans’ sergiledi. Michigan’da Cumhuriyetçi Bill Huizenga ve Washington eyaletinde Demokrat Susan DelBene, Kim Schrier ve Marilyn Strickland gibi isimler, önseçimlerde partileri adına güçlü konuma yerleşti. Bu adayların önemli bir bölümü ya halihazırda Kongre’de görev yapan isimlerden oluşuyor ya da *kripto para düzenlemeleri* konusunda görece ‘olumlu’ yaklaşımıyla biliniyor.
Washington eyaletindeki Cumhuriyetçi önseçimde ise Başkan Trump’ın desteğini alan, kripto dostu aday Amanda McKinney de sektör fonlarından pay alan isimler arasına girdi. *yorum* (Trump’ın etkisi, Cumhuriyetçi tabanda kripto dostu adaylara dönük ilginin kalıcı hale gelip gelmeyeceği açısından dikkatle izleniyor.) Ancak tüm bu tabloya rağmen, özellikle Shri Thanedar’ın kaybı, *Fairshake* ve kripto yanlısı blok için ‘sembolik bir darbe’ olarak değerlendiriliyor. Zira Thanedar, Temsilciler Meclisi’nde *kripto para yasaları* üzerinde aktif çalışan, proaktif birkaç figürden biriydi.
*Fairshake*, son aylarda Kongre’de ‘kripto yanlısı’ sandalye sayısını artırmaya odaklanmış durumda. Çeşitli eyaletlerdeki çok sayıda önseçimde destekledikleri adayların kazanması, sektörün Washington’daki nüfuzunu genişletme stratejisinin büyük ölçüde işlediğini göstermişti. Buna rağmen, Illinois eyaletinde Senato adayı Juliana Stratton’ın önünü kesmek için 10 milyon doların (yaklaşık 142 milyar won) üzerinde bütçe ayırmalarına rağmen başarıya ulaşamamaları gibi örnekler, stratejinin her zaman sonuç vermediğini ortaya koydu.
Özellikle bu son Michigan yenilgisi, sektörün kilit politika hedeflerinden biri olan *‘Clarity Act’* için de risk faktörü olarak görülüyor. *Dijital Varlık Piyasası Açıklık Yasası*, bu hafta Senato’da yapılması beklenen oylama öncesinde son kez müzakere edilirken, Senato’daki her bir sandalyenin oylama sonucunu değiştirebilecek ağırlıkta olduğu vurgulanıyor. *yorum* (Temsilciler Meclisi’nde azalan kripto yanlısı sesler, Senato’daki süreci doğrudan değiştirmese de genel siyasi iklimi olumsuz etkileyebilir.) Sektör temsilcileri, bu yasanın özellikle menkul kıymet–emtia ayrımı, düzenleyici kurumların yetki paylaşımı ve borsalar için net kurallar getirmesi bakımından ‘kritik eşik’ olduğunu savunuyor.
Bugüne kadar *Fairshake* tarafından desteklenen adayların çoğu, kendi bölgelerindeki önseçimleri geçmeyi başardı. Buna rağmen, Michigan’daki son sonuç, *kripto para sektörünün siyasi yatırımlarının* ne derece ‘belirsizlik’ taşıdığını yeniden gözler önüne serdi. Özellikle Demokrat Parti’de ilerici kanadın güçlenmesi, kampanya bağışları ve televizyon reklamlarıyla şekillendirilmeye çalışılan çizginin, seçmen tabanında her zaman aynı etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.
Öte yandan *kripto para* endüstrisini bekleyen tek başlık *Clarity Act* değil. Önümüzdeki dönemde *kripto vergilendirmesi*, *stablecoin düzenlemeleri* ve DeFi platformlarına dönük denetim yetkileri gibi bir dizi yeni yasa tasarısı da Washington gündeminde yer alıyor. Bu nedenle Kongre’de ‘sektör yanlısı’ milletvekili ve senatör sayısını artırmak, *kripto endüstrisi* açısından hâlâ birincil siyasi hedef konumunda.
Sonuç olarak, Michigan’daki önseçim, *kripto para politikalarının* artık yalnızca ‘teknik bir sektör gündemi’ değil, doğrudan seçim sonuçlarını etkileyen bir *siyasi değişken* haline geldiğini gösteriyor. Kasım’daki genel seçimler ve Senato’daki *Clarity Act* oylamasının seyri, ABD’de *kripto para düzenleme ortamının* önümüzdeki yıllarda hangi yöne evrileceğini büyük ölçüde belirleyecek. Sektör cephesi için bu süreç, hem ‘etki alanını genişletme’ hem de ‘siyasi belirsizlikle yaşama’ zorunluluğunu aynı anda taşıyor.
Yorum 0