Güney Kore’de emeklilik fonu birikimi 2026 yılının ikinci çeyreğinde 553,9 trilyon won’a yükselirken, sabit katkılı (DC) ve bireysel emeklilik hesabı (IRP) türleri piyasadaki dengeleri değiştiriyor. Katılımcıların doğrudan yönettiği fon büyüklüğü artarken, tahvil türü borsa yatırım fonları (ETF) ve fonlar üzerinden dolaylı tahvil talebinin de genişleyebileceği değerlendirmesi yapıldı.
Kiwoom Menkul Kıymetler(Kiwoom Securities) analisti An Ye-ha, 12’sinde (yerel saatle) yayımladığı “İkinci Çeyrek Emeklilik Fonu Piyasası Görünümü ve Tahvil Piyasasına Etkileri” başlıklı raporda, “DC ve IRP fonları büyüdükçe hisse senedi gibi riskli varlıklarla birlikte portföy oynaklığını azaltmak için tahvil eklenmesine yönelik talep de doğal olarak artabilir” dedi. Katılımcının varlık dağılımını kendisinin belirlediği emeklilik fonu büyüdükçe, çeşitlendirilmiş yatırım araçlarına yönelimin de güçlenebileceğine işaret etti.
2026 yılının ikinci çeyreğinde emeklilik fonu birikimi, bir önceki çeyreğe göre 45,1 trilyon won arttı. Artışın büyük bölümü sabit fayda türü (DB) yerine DC ve IRP hesaplarında yoğunlaştı.
DB tipi birikim 224,2 trilyon won’a ulaşarak 2,4 trilyon won büyüdü. Aynı dönemde DC tipi birikim 20,1 trilyon won, IRP birikimi ise 22,6 trilyon won arttı.
Toplam birikim içinde DB tipinin payı yüzde 40,5’e geriledi. DC tipinin payı yüzde 29,5’e, IRP’nin payı ise yüzde 30,0’a yükselerek iki türün toplamı genel birikimin yüzde 59,5’ine ulaştı.
DB tipinde şirket, emeklilik ödemesinin düzeyini belirliyor ve fonun yönetim sorumluluğunu üstleniyor. DC tipinde ise şirketin yatırdığı katkı payını katılımcı kendisi yönetiyor. IRP, kişilerin emeklilik ödemelerini aktardığı veya ek katkı yaparak yönettiği bireysel bir hesap niteliği taşıyor.
Emeklilik fonlarının yöneldiği finans kesimi de değişiyor. İkinci çeyrekte aracı kurumlardaki emeklilik fonu birikimi 165 trilyon won’a ulaşarak bir önceki çeyreğe göre yüzde 16,5 büyüdü. Bu oran, bankalardaki yüzde 6,6 ve sigorta şirketlerindeki yüzde 4,3’lük artışın üzerinde gerçekleşti.
Toplam emeklilik fonu içinde anapara ve faiz garantisi olmayan ürünlerin payı yüzde 35,7’ye yükseldi. Bu oran, 2020 yılının ikinci çeyreğindeki yüzde 10,7 ile karşılaştırıldığında üç kattan fazla genişlemiş durumda.
Garantisiz ürünler arasında tahvil türü ürünlerden çok hisse senedi türü ürünlerdeki artış öne çıktı. Kiwoom Menkul Kıymetler ise DC ve IRP fonları büyüdükçe riskli varlıklarla birlikte tahvil türü ürünlere yönelik talebin de büyüyebileceğini öngördü.
An, “özellikle katılımcı açısından erişimi kolay olan tahvil ETF’leri ve tahvil karma ürünleri aracılığıyla dolaylı tahvil talebinin genişleme potansiyeli var” dedi. Tahvil ETF’leri, birden fazla tahvile dağıtılmış yatırım yaparken borsada hisse senedi gibi alınıp satılabilecek şekilde tasarlanan ürünler olarak tanımlanıyor.
DC ve IRP’de katılımcının ürünü doğrudan seçmesi, bu türleri yönetim yapısı bakımından DB tipinden ayırıyor. Riskli ve güvenli varlık oranlarını birlikte ayarlama sürecinde ETF ve karma ürünlerin fon dağılım aracı olarak kullanılabileceği belirtiliyor.
Kiwoom Menkul Kıymetler, bu yıl yatırım fonu kesiminin devlet tahvili alımlarındaki artışı da emeklilik fonu hareketiyle bağlantılı olarak değerlendirdi. An, “ETF’lere emeklilik fonu girişi gibi etkenlerin arz-talep dengesindeki değişimi etkilediğini düşünüyoruz” dedi.
Tahvil piyasasında devlet tahvili ile yüksek kaliteli kredi araçlarının orta-kısa vadeli dilimlerinin bu etkiden ilk etkilenecek kesim olabileceği görüşü öne sürüldü. An, “devlet tahvili ve yüksek kaliteli kredi araçlarının orta-kısa vadeli diliminde emeklilik fonu talep tabanının genişleme etkisinin önce ortaya çıkma olasılığı yüksek” dedi.
Emeklilik fonu uzun vadeli yönetilen bir kaynak olmakla birlikte, gerçek tahvil talebi katılımcının seçtiği ürün bileşimine göre değişiyor. DC ve IRP’deki büyüme doğrudan tahvil alımına dönüşmüyor; hisse senedi türü ile tahvil türü ürünler arasındaki fon dağılımının birlikte izlenmesi gerekiyor.
Güney Kore’de hükümetin temel emeklilik ve özel emeklilik fonu reform planı hazırlayacağını açıklamasıyla birlikte, DC ve IRP payı ile aracı kurumlardaki birikim eş zamanlı olarak genişliyor. Emeklilik fonu yönetim yapısındaki değişimin devlet tahvili ve yüksek kaliteli kredi talebine etkisi, ilgili birikim ve ürün bazlı fon akışları üzerinden izlenecek.
Yorum 0