İran, yaptırımlara ve deniz ablukasına karşı temel malların dağıtımını sınırlandırma, döviz erişimini kısma ve yatırımları azaltma yoluyla direniyor. Hürmüz Boğazı'nın açılma koşulları konusunda ABD ile sürdürülen görüşmeler ise tıkanıklığını koruyor.
The Wall Street Journal, 12'sinde İran liderliğinin ekonomik şoku göze alarak müzakerelerde taviz vermeme yönünde bir tutum benimsediğini yazdı. Habere göre ülke, temel ithalatı önceliklendirip yatırımları kısarak ekonomiyi asgari düzeyde işletiyor.
Bu tıkanıklıkta yalnızca nükleer mesele değil, △Hürmüz Boğazı'ndan geçiş hakkı △İran'a yönelik yaptırımlar △deniz ablukasının sona ermesi △deniz taşımacılığının yeniden başlaması gibi koşullar da iç içe geçmiş durumda. Boğazın yeniden açılmasına ilişkin tarafların talepleri çakıştıkça sonraki görüşmeler ilerleme kaydedemiyor.
ABD ve İran, 19 Haziran'da imzaladıkları anlaşma metnine Hürmüz Boğazı'nda serbest geçişin yeniden sağlanmasını ve 60 günlük bir müzakere penceresini dahil etmişti. Ancak kritik konular sonraki görüşmelere bırakılmış, Temmuz ayından itibaren karşılıklı düşmanca hareketler ve baskı yeniden başlamıştı.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı, Haziran ayında ABD, İran, Pakistan ve Katar'ın katıldığı teknik ve üst düzey görüşmeleri duyurmuştu. 16 Temmuz'da da diploması ve diyalogdan yana olduğunu açıklamıştı ancak Ağustos ayına gelindiğinde kamuoyuna yansıyan somut bir müzakere ilerlemesi sınırlı kaldı.
Donald Trump(Donald Trump) ABD Başkanı, 28 Temmuz'da yayımlanan Beyaz Saray röportajında "Hürmüz Boğazı'nı kontrol eden Amerika" dedi. Bu ifadeyle, İran'ın anlaşmayı bozmasının ardından ablukayı yeniden başlattığı yönündeki ABD tezini dile getirmiş oldu.
İran ise ABD'den politika değişikliği ile savaş ve askeri tehdidin kalıcı olarak sona erdirilmesini talep ediyor. Yaptırımların ve deniz ablukasının kaldırılması, dondurulmuş varlıkların iadesi ve savaş zararlarının tazmini de boğazın açılması için öne sürülen koşullar arasında.
Abbas Araghchi(Abbas Araghchi) İran Dışişleri Bakanı, geçiş güzergâhına ilişkin görüşmelerin sürdüğünü söyledi. Ancak boğazın yeniden açılmasının diğer taleplerin kabul edilip edilmeyeceğine bağlı olduğu tutumunu korudu.
TokenPost daha önce İran'ın, ABD savaşı sona erdirip taleplerini kabul edene kadar Hürmüz Boğazı ablukasını sürdüreceğini açıkladığını aktarmıştı. Bu haberde ise İran'ın uzun vadeli baskıya hazırlanmak amacıyla ekonomik faaliyetlerini de daralttığı yeni bir ayrıntı olarak öne çıkıyor.
Hürmüz Boğazı, Orta Doğu kaynaklı petrol ve gazın dış pazarlara ulaştığı başlıca deniz taşımacılığı güzergâhı konumunda. Geçiş aksaklıklarının uzaması durumunda yalnızca petrol arzı değil, navlun ve sigorta primleri gibi lojistik maliyetler de baskı altına girebiliyor.
Enerji piyasaları boğazın yeniden açılma ihtimaline duyarlı tepki veriyor. TokenPost daha önce Hürmüz kaynaklı endişelerin yeniden büyümesiyle Brent petrolünün bir günde yüzde 5 yükseldiğini aktarmıştı.
ABD borsaları da müzakere beklentisinin zayıflamasıyla geriledi. MarketWatch, 11'inde Dow endeksinin 184,13 puan düştüğünü, S&P 500 ve Nasdaq'ın ise sırasıyla yüzde 0,3 ve yüzde 0,6 gerilediğini bildirdi.
Bitcoin(BTC) de jeopolitik belirsizlik ortamında zayıf bir seyir izledi. Barron's, Orta Doğu'daki gerginlik ve açıklanması beklenen ABD enflasyon verisi öncesindeki temkinli havanın Bitcoin üzerinde baskı yarattığını aktardı.
Ancak Hürmüz Boğazı meselesi, kripto para politikasında veya piyasa yapısında bir değişiklikten çok, enerji ve lojistik risklerinin riskli varlıklara yönelik iştahı etkilediği bir örnek olarak değerlendiriliyor. Bitcoin'deki zayıflığı doğrudan ABD-İran tıkanıklığının bir sonucu olarak yorumlamak güç.
ABD ile İran arasındaki 60 günlük müzakere penceresi açık kalmaya devam ediyor ancak nihai bir anlaşma henüz imzalanmadı. Pakistan ve Katar üzerinden arabuluculuk sürerken boğazın açılması ve yaptırımların kaldırılmasına ilişkin taraflar arasındaki koşullar olduğu gibi duruyor.
Yorum 0