Vanguard 500 Endeks Fonu, az sayıda büyük şirket hissesinin ve tek bir hissenin performansının fonu ortalamadan daha fazla etkileyebileceği yönündeki risk uyarısını korudu. 31 Temmuz'da itibarıyla fonun toplam net varlığı 1,69 trilyon dolara (1 trilyon 690,4 milyar dolar) ulaştı.
Vanguard, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'na(SEC) 28 Nisan'da sunduğu özet izahnamede fonun S&P 500 endeksini takip ettiğini belirtti. Aynı belgede piyasa hareketleri veya endeks yeniden dengeleme işlemleri nedeniyle fonun 'çeşitlendirilmemiş' konuma geçebileceği de kaydedildi.
Çeşitlendirilmemiş fonlar, çeşitlendirilmiş fonlara kıyasla belirli bir ihraççının menkul kıymetlerine daha yüksek oranda yatırım yapabiliyor. Bu uyarı fonun yönetim biçimini değiştirdiği anlamına gelmiyor; daha çok piyasa değeri ağırlıklı endeksin büyük şirketlere yönelik doğal yoğunlaşmasını yansıtan yapısal bir açıklama niteliği taşıyor.
Benzer içerikli ifade yeni değil. Vanguard, 28 Haziran 2024'te SEC'e sunduğu ek belgede de piyasa hareketleri veya endeks yeniden dengelemesi nedeniyle toplam varlıkların yüzde 25'ini aşan kısmın, ağırlığı yüzde 5'in üzerindeki ihraççılara yatırılabileceğini yazmıştı.
O dönemki belgede, görece az sayıda hissenin hatta tek bir hissenin zayıf performansının fon getirisini orantısız biçimde zedeleyebileceği de belirtilmişti. Endeksi takip eden bir ürün olsa bile, endeks içindeki ağırlık bir yöne kayarsa yatırımcının gerçek risk maruziyeti de aynı yönde kayabiliyor.
Vanguard'ın resmi ürün sayfasına göre 31 Temmuz itibarıyla VFIAX sınıfının net varlığı 677,6 milyar dolar, Vanguard 500 Endeks Fonu'nun toplam net varlığı ise 1,69 trilyon dolar olarak görüntülendi. Fonun elinde tuttuğu hisse sayısı 30 Haziran itibarıyla 506 oldu.
Bazı haber başlıklarında geçen 105 milyar dolarlık rakam bu resmi verilerle örtüşmüyor. Habere temel oluşturacak sayı olarak Vanguard'ın açıkladığı en güncel net varlık ve hisse sayısının esas alınması daha güvenilir görünüyor.
Yoğunlaşmayı yalnızca hisse sayısına bakarak değerlendirmek yanıltıcı olabilir. S&P 500 piyasa değeri ağırlıklı bir endeks olduğundan, değeri büyüyen şirketin endeks içindeki ağırlığı da artıyor; bu da endeksi takip eden fonun risk maruziyetini aynı yönde büyütüyor.
30 Haziran itibarıyla VFIAX'ta Nvidia(NVDA) ağırlığı yüzde 7,50 olarak kaydedildi. Apple(AAPL) yüzde 6,57, Microsoft(MSFT) ise yüzde 4,29 ile listelendi; Nvidia'daki pozisyonun değeri 125,88 milyar dolara ulaştı.
Bu tablo, yaklaşık 500 hisseden oluşan temsili bir endeks fonunda bile en büyük şirketlerin hareketinin genel performans üzerindeki etkisinin büyüyebileceğini gösteriyor.
Yoğunlaşma tartışması ABD borsasının geneline de yayılıyor. Reuters'ta 11 Mayıs'ta yayımlanan bir yorum yazısı, Morgan Stanley analizine dayanarak ABD'deki en büyük 10 hissenin toplam piyasa değerinin yüzde 33'ünü, MSCI USA Endeksi'nin ise yüzde 37,5'ini oluşturduğunu aktardı.
Aynı yazı, Güney Kore ve Tayvan'da da Samsung Electronics ve TSMC gibi öncü hisselerin karşılık geldikleri endekslerde büyük ağırlığa sahip olduğunu belirtti. Büyük şirketlerde yoğunlaşmanın yalnızca ABD'ye özgü olmadığı, piyasa değeri ağırlıklı endeks kullanan piyasalarda tekrarlayan bir yapı olduğu yorumu öne çıktı.
Vanguard, 19'unda yayımladığı değerlendirmede ABD hisse senedi getirilerinin az sayıda yapay zeka odaklı şirkette yoğunlaşmasının artık alışıldık bir tablo haline geldiğini belirtti. Şirket ayrıca yapay zeka yatırımlarındaki büyümenin tahvil piyasasını da etkilediğini, geniş tabanlı tahvil endeks fonlarının da yapay zeka yatırım döngüsüne dair risk maruziyetini bir miktar artırabileceğini aktardı.
Kamuya açık yatırımcı forumlarında görüşler ayrıştı. Bir kesim S&P 500'ün artık yeterince çeşitlendirilmiş görünmediğini savunurken, başka bir kesim piyasa değeri ağırlıklı yöntemin piyasa gerçekliğini yansıttığını öne sürdü.
Bu gelişme bir alım ya da satım sinyali değil, çeşitlendirme kavramının yeniden gözden geçirilmesine işaret ediyor. Çeşitlendirilmemiş fon uyarısı, belirli bir hisseye yatırımın artırılacağı anlamına gelmiyor; piyasa ağırlıklı endeks yapısının az sayıda büyük şirkete verdiği payın büyüyebileceğini açıklıyor.
Yerel yatırımcılar için de mesele aynı. Endeksi takip eden ürünler tek tek hisse seçme yükünü azaltıyor ama piyasanın geneli belirli büyük şirketlerde yoğunlaştığında bu eğilimden otomatik olarak korunma sağlamıyor.
Yorum 0