Stabil kripto paraların (stablecoin) getiri imkanları üzerine ABD Kongresi’nde süren tartışmalar, kripto para piyasası yapısını düzenleyen yasanın onay sürecini yavaşlatıyor. Ancak bazı uzmanlar, bu tartışmaların ‘temelsiz kaygılar’a dayandığını söylüyor ve bankaların öne sürdüğü gerekçelere karşı çıkıyor. Her şeye rağmen, ilgili yasa tasarısının 2026 yılında Başkan Trump’ın onayına sunulabileceği yönünde beklentiler var.
Columbia Üniversitesi İşletme Fakültesi misafir öğretim görevlisi ve kripto para yazarı Omid Malekan, stabil kripto para ihraççılarının faiz gelirinden üçüncü taraflarla pay alıp alamayacağının gündemde olmasının ‘üzücü’ olduğunu belirtti. Malekan, Washington'da dolaşan birçok kaygının ‘temelsiz mitlerden’ ibaret olduğunu savunarak, asıl tartışmanın faiz getirisinin kime ait olması gerektiğine, yani *getiri darboğazına* dair olduğunu vurguladı.
Bugünkü yapıda, stabil kripto para sahipleri risksiz bir şekilde yaklaşık %5 getiri bekleyebiliyor. ABD’deki bankalar ise bu durumu *mevduat kaçışı* tehlikesi olarak görüyor ve durumu sistemdeki bir *açık* olarak nitelendiriyor. Topluluk bankalarının müşterilerini kaybedebileceğini savunanlara göre, kullanıcılar düşük faizli banka hesaplarındaki paraları çekip kazanç sağlayan platformlara aktarabilir.
Ancak Malekan, bu görüşe katılmıyor. Ona göre stabil kripto paraların banka mevduatlarını bitirdiği iddiası *yanıltıcı*. Aksine, stabil paraya yönelik talebin büyük bölümü yurtdışından geliyor ve bu araçların rezervleri çoğunlukla devlet tahvillerinde ya da banka mevduatlarında tutulduğundan, bu durum bankacılığı destekleyebilir.
Malekan ayrıca, stabil kripto para rekabetinin bankaların *kârlılığını* etkileyebileceğini kabul etmekle birlikte, kredi verme kapasitesini olumsuz etkilemeyeceğini belirtiyor. Bankalar daha cazip faizler sunduğunda rekabet edebileceğini ifade ediyor. ABD’de ortalama tasarruf mevduatı faizi yalnızca %0,62 düzeyinde. Ayrıca ABD'deki toplam kredi arzının yalnızca %20’si bankalarca sağlanıyor. Geri kalan fonlama ağırlıklı olarak para piyasası fonları ve özel kredi sağlayıcılar gibi banka dışı kaynaklarca yapılıyor.
Bankaların savunmasında, genelde küçük ve yerel bankaların zor duruma düşmesinden endişe ediliyor. Ancak Malekan, asıl tehdidin büyük ticari bankalarda olduğunu ve bu söylemlerin, kârlarını korumaya çalışan büyük bankalar ile onlara hizmet sağlamak isteyen kripto girişimciler tarafından yaygınlaştırıldığını savunuyor.
Malekan’a göre sağlıklı bir ekonomi için sadece kredi veren değil, *tasarruf sahipleri* de önemli. Stabil kripto para getirilerinin paylaşımını engellemek, bankaların kârını korumak adına tasarruf sahiplerini feda etmek anlamına geliyor.
Sonuç olarak Malekan, Kongre’nin önceliğinin yüksek kârlılığa sahip bankaları değil, *tüketici haklarını* ve *finansal inovasyonu* korumak olması gerektiğini vurguluyor. Bankaların ortaya koyduğu endişelerin çoğu, henüz ispatlanmamış. ABD Kongresi bugüne kadar ekonomik kalkınmayı şirket çıkarlarının önünde tuttu. Bu vizyon, bugünkü tartışmalarda da değişmemeli.
Öte yandan, senato aday adayı ve hukukçu John Deaton, banka lobilerinin Kongre’ye baskı yaparak Coinbase gibi üçüncü taraf platformların stabil kripto para getirisi sunmasını engellemeye çalıştığını iddia etti. Deaton, "Bankalar sizin tarafınızda değil, onlarla işbirliği yapan profesyonel siyasetçiler de öyle," ifadelerini kullandı.
Ayrıca, Coinbase'in CLARITY yasa tasarısı kapsamında getiriler hakkında yalnızca bilgilendirme değil, doğrudan paylaşım yapılmasını da engelleyen bir düzenleme yer alırsa, bu tasarıya destek vermeyeceği yönünde bir pozisyon aldığı da bildirilmiş durumda.
Özetleyecek olursak, stabil kripto paralarla ilgili getiriler üzerine süren tartışma, tüketici hakları ile inovasyon arasında önemli bir politika kararına dönüşmüş durumda. Söz konusu yasanın nihayetinde Trump’ın önüne gelip gelmeyeceği, ABD’nin kripto para piyasası üzerindeki yaklaşımını belirleyecek önemli bir süreç olacak gibi görünüyor.
Yorum 0