ABD'de uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin yalnızca enflasyon beklentilerinin genişlemesi anlamına gelmediği, hane halkı ve şirket harcamalarını bastıran bir sıkılaştırıcı unsur olarak da işlev görebileceği belirtildi. Değerlendirme Federal Rezerv (Fed) cephesinden geldi.
Susan Collins(Susan M. Collins) Boston Federal Rezerv Bankası Başkanı, 25'inde yayımladığı 'Ekonomiye Bakış' başlıklı yazıda, "ılımlı derecede sıkı para politikası ve son dönemde görülen uzun vadeli faiz artışı, hane halkı ve şirket harcamalarının yeniden hızlanma ihtimalini bir miktar frenleyecek" dedi. Böylece faiz artışının ekonomiyi soğutucu bir etki taşıdığına dikkat çekmiş oldu. Başkan, ABD ekonomik faaliyetinin trend seviyesine yakın bir hızda genişlediğini, işgücü piyasasının ise büyük ölçüde tam istihdamla uyumlu seyrettiğini değerlendirdi.
Collins, enflasyonun 5 yılı aşkın süredir Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) yüzde 2 hedefinin üzerinde kaldığına dikkat çekti. New England bölgesindeki paydaşlarla yapılan görüşmelerde de yüksek fiyatlara dair endişenin geniş çapta doğrulandığını aktardı. Enerji maliyetlerinin hane halkının isteğe bağlı harcama gücünü azalttığını, düşük gelirli kesimin mali yükünü ise artırdığını belirtti.
Ana senaryoda fiyat artışındaki yavaşlamanın sürebileceğini söyleyen Collins, ek gümrük vergisi artışlarının sınırlı kalması ve Hürmüz Boğazı'nın belirli ölçüde yeniden açılması halinde geçmiş tarifelerin fiyatlar üzerindeki etkisinin büyük ölçüde yansıtılmış olacağını, yüksek enerji maliyetlerinin etkisinin de zayıflamaya başlayabileceğini aktardı.
Collins, fiyat artışının yavaşlamasına katkı sağlayacak üç unsura dikkat çekti: dengeli bir işgücü piyasası, ılımlı derecede sıkı para politikası ile uzun vadeli faiz artışı ve verimlilik artışı. İşgücü piyasasının ek fiyat baskısı yaratmaması, faiz koşullarının talebin yeniden hızlanmasını bastırması ve verimliliğin korunması durumunda bu üç unsurun fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceğini kaydetti.
Ancak Collins, daha az elverişli bir senaryonun da masada olduğunu vurguladı. Yeni bir arz şokunun veya beklenenden güçlü bir ekonomik faaliyetin enflasyonda yukarı yönlü risk oluşturabileceğini söyledi. Başkan, yapay zeka(AI) yatırımlarındaki artışın çekirdek mal fiyatları üzerinde de yukarı yönlü baskı yarattığına değindi.
Para politikasına ilişkin olarak veriye dayalı karar almanın altını çizen Collins, Temmuz ayındaki FOMC toplantısında federal fon faizi hedef aralığının sabit tutulması kararına destek verdiğini açıkladı. Fed, Temmuz FOMC toplantısında federal fon faizi hedef aralığını yüzde 3,50-3,75 seviyesinde sabit tutmuştu.
Collins, "enflasyonun gerçekten düşmekte olduğuna dair sürekli kanıtlara ihtiyaç var" dedi ve şöyle devam etti: "Böyle bir kanıt ortaya çıkmazsa, makul bir süre içinde fiyat istikrarını sağlamak amacıyla yakın vadede politikayı sıkılaştırmanın uygun olacağını düşünüyorum." Bu açıklama, enflasyondaki yavaşlama teyit edilmezse para politikasının yeniden sıkılaştırılması gerektiği yönündeki önceki açıklamasıyla aynı çizgide.
ABD tahvil faizlerindeki yükseliş, dolar likiditesi ve iskonto oranı kanalıyla Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) gibi riskli varlıkları da etkileyebilir. Ancak Collins'in açıklamaları kripto para fiyatlarının yönüne dair doğrudan bir işaret vermiyor; bunun yerine gelecekteki fiyat ve faiz değerlendirmelerinde uzun vadeli faizlerin ve talep seyrinin birlikte izleneceğini gösteriyor.
Yorum 0