Hürmüz Boğazı'ndan geçiş için ücret alınması fikrinin Körfez ülkelerinden onay alması zor görünüyor ve tartışmanın odağı maliyetten denetim yetkisine kayıyor. Umman ücretsiz geçiş ve serbest seyrüsefer önerirken İran gemiler üzerinde kontrol talep ediyor.
Brian Sullivan(Brian Sullivan) CNBC muhabiri, enerji sektöründen kaynaklarla yaptığı görüşmelere dayanarak Körfez ülkelerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere ücret veya geçiş payı uygulanması fikrini kabul etme ya da buna uyma olasılığının düşük olduğunu aktardı. Kamuoyuna açıklanan diplomatik belgeler ve Reuters haberleri de görüşmelerin henüz ücret belirleme aşamasında değil, rota yönetimi ve onay yetkisi üzerine koordinasyon aşamasında olduğunu gösteriyor.
Umman Dışişleri Bakanlığı 24 Haziran'da (yerel saatle) yaptığı açıklamada, Uluslararası Denizcilik Örgütü(IMO) ile iş birliği içinde Hürmüz Boğazı'nda geçici bir deniz koridoru oluşturulacağını ancak herhangi bir ücret alınmayacağını duyurdu. Aynı açıklamada uluslararası hukuk, deniz hukuku ve serbest seyrüsefer ilkesine de vurgu yapıldı.
Umman ve İran, 23 Haziran'da (yerel saatle) yayımladıkları ortak bildiride Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişi ve iki ülkenin egemenlik haklarını birlikte teyit etti. Taraflar, seyrüseferin ileride nasıl yönetileceğini, ilgili hizmetleri ve maliyet konularını görüşmek üzere dışişleri bakanlıkları arasında ortak bir çalışma grubu sürdürme kararı aldı.
Bu ifade maliyetle ilgili tartışmaya kapı aralasa da bunu doğrudan bir ücret uygulaması anlaşması olarak okumak güç. Asıl tartışma konusunun boğazdan güvenli geçişi kimin onaylayacağı ve maliyeti kimin üstleneceği olduğu değerlendiriliyor.
Reuters, 28 Temmuz'da (yerel saatle) Umman'ın Körfez ülkelerinin desteklediği bir boğaz yönetim planını İran'a sunduğunu, planın gönüllülük esasına dayalı bir ücret toplama seçeneği de içerdiğini bildirdi. Ancak aynı haberde bir ABD yetkilisi, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası bir su yolu olduğunu ve İran'ın herhangi bir kontrolü veya kısıtlaması olmaksızın serbestçe kullanılması gerektiğini savundu.
İran ise denetim konusunda daha sert bir tutum sergiliyor. Reuters 4'ünde (yerel saatle), İran'ın Umman ile görüştüğü geçici yeniden açılma planında boğaza giriş yapan gemiler üzerinde kontrol, çıkış yapan gemiler üzerinde ise gözetim yetkisi istediğini aktardı.
Aynı haberde İranlı bir kaynak "Tahran'ın tutumunu değiştirmesi olası değil" dedi. Bu açıklama, geçişin yeniden başlaması tartışmasının yalnızca deniz güvenliğini sağlamakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda rota yönetimi yetkisi üzerine bir pazarlık yürütüldüğünü gösteriyor.
Piyasa tepkisi önce petrol fiyatlarında görüldü. Reuters, 26'sında (yerel saatle) İran-Umman görüşmelerinde ilerleme beklentisinin fiyatlara yansıdığını, uluslararası petrol fiyatlarının yüzde 2'nin üzerinde gerilediğini bildirdi.
Gün içinde Hürmüz Boğazı'ndan geçişin artacağı beklentisiyle her iki gösterge de 10 Ağustos'tan bu yana en düşük seviyesine indi. Geçişin yeniden başlayacağı beklentisinin arz kesintisi endişelerini hafiflettiği yorumlanıyor.
Ertesi gün tablo değişti. ABD Beyaz Sarayı, ABD ile İran arasında sürmekte olan bir görüşme bulunmadığını açıklamasının ardından Brent petrol, 28'inde (yerel saatle) Kore saatiyle 00.35 itibarıyla varil başına 88,92 dolara yükselerek yüzde 1,23 arttı; WTI ham petrolü ise 82,42 dolara çıkarak yüzde 0,23 yükseldi.
Reuters, boğazdan geçişin izlenebilen emtia taşıyıcı gemi sayısı bakımından 26'sında (yerel saatle) 10'a çıktığını ancak bunun 10 günlük ortalama olan 15 geminin altında kaldığını aktardı. TokenPost daha önce Körfez tedarik güzergâhındaki belirsizliğin Asyalı rafinericilerin tedarikini etkilediğini aktarmıştı.
Kpler, 19'unda (yerel saatle) yayımladığı raporda İslamabad mutabakat muhtırasında öngörülen 60 günlük görüşme süresinin 17'sinde herhangi bir anlaşma veya uzatma olmadan sona erdiğini bildirdi. Aynı rapora göre bu süre boyunca Körfez bölgesinden yaklaşık 374 milyon varil ham petrol taşındı, ancak bu durum boğazın tam olarak yeniden açıldığı anlamına gelmiyor.
Hürmüz Boğazı, ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz(LNG) akışının yoğunlaştığı kritik bir geçit konumunda. Geçiş ücreti tartışması yalnızca bir maliyet meselesi değil; gemi onay yetkisi, deniz sigortası ve seyrüsefer özgürlüğüyle de doğrudan bağlantılı.
Türkiye piyasaları da enerji fiyatları ve deniz taşımacılığı maliyetleri üzerinden bu gelişmelerden dolaylı biçimde etkilenebilir. Şu an için taraflar arasındaki kamuya açık pozisyonlar netleşmiş durumda: Umman ücretsiz geçiş ve serbest seyrüseferi savunuyor, İran denetim yetkisi istiyor, ABD ise İran'ın boğaz üzerinde kontrol sahibi olmasına karşı çıkıyor.
Yorum 0