ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer tesis şüphesi taşıyan noktalarından biri olan 'Kazma Dağı'na yönelik olası bir vuruşu yeniden gündeme getirdi. Trump, ABD ile İran arasındaki çatışmayı 'savaş' değil askeri çatışma olarak nitelendirirken, belirli nükleer tesislere yönelik baskıyı sürdürdü.
Trump, 4'ünde (yerel saatle, Kore saatiyle 5'inde) Beyaz Saray'da gazetecilerle yaptığı görüşmede "Çok yakında Kazma Dağı'na da vurabiliriz" dedi. Sözlerine "Tabii Kazma Dağı'nda bir şeyler oluyorsa" diye ekledi. Reuters'e göre Kazma Dağı, İran'ın Natanz uranyum zenginleştirme tesisinin yakınında bulunan, derin toprak altına gömülü iki tünel kompleksine sahip ağır tahkimatlı bir tesis.
Trump, bölgeyi gözetim altında tuttuklarını da vurguladı. "Kazma Dağı'nda hareket eden herkesi görüyoruz" diyen Trump, "Bir şey ters giderse onları vururuz, sert vururuz" ifadelerini kullandı. Böylece askeri harekat ihtimalini açık tutarken İran'ın nükleer tesislerdeki faaliyetine yönelik gözetimi bir baskı aracı olarak öne sürdü.
Bu açıklama, ABD-İran çatışmasının niteliğine dair Beyaz Saray içindeki anlatımla da örtüştü. Trump, İran'la yaşanan çatışmayı "önemsiz bir mesele" olarak tanımlayıp "Ben buna askeri çatışma derim" dedi. AP'ye göre Trump, bir gün önce ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in (JD Vance) "Bu bir savaş değil" açıklamasına sahip çıktı.
Vance, Beyaz Saray brifinginde "Şu anda aktif bir çatışma yok" dedi. Beyaz Saray'ın bu açıklamalarla kara birliği göndermeden sınırlı askeri harekat ve baskıyı sürdürdüğünü öne çıkarmaya çalıştığı yorumlanıyor.
AP, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a hava saldırıları başlattığını, ABD kara birliklerinin ise İran topraklarına sokulmadığını aktardı. Aynı haberde İran'la yaşanan çatışmanın ABD vergi mükelleflerine maliyetinin 37,5 milyar doları (yaklaşık 50,9 trilyon won) aştığı, 18 ABD askerinin hayatını kaybettiği belirtildi.
Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engellediği iddiasını da yineledi. "İran nükleer silaha sahip olmayacak" diyen Trump, "Nükleer silahları olsaydı şu anda burada duramazdınız" dedi. Bu sözler, TokenPost'un daha önce aktardığı İran nükleer tesislerine yönelik saldırı ve Kazma Dağı'na vurulabileceği yönündeki mevcut tutumun devamı niteliğinde.
Kazma Dağı, İran'ın nükleer programı etrafındaki askeri ve diplomatik baskının sembol noktalarından biri haline geldi. Natanz, İran'ın uranyum zenginleştirme programıyla bağlantılı olarak gündeme gelen bir tesis; yer altı tesisleri ise genellikle hava saldırılarının etkisi ve sonrasında yapılan doğrulamalar konusunda tartışma yaratıyor. Tesislerdeki gerçek faaliyetin ve hasarın boyutunun yalnızca askeri açıklamalarla kesin olarak ortaya konamayacağı da ayrı bir tartışma konusu.
Hürmüz Boğazı da yeniden gündeme geldi. Trump "Çıkarıyoruz" diyerek "Dün gece de birçok gemi, birçok tanker geçti, her gün geçiyor" iddiasında bulundu. TokenPost daha önce ABD ile İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ve nükleer program konusunda birbirine zıt açıklamalar yapmayı sürdürdüğünü aktarmıştı.
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ile Umman Körfezi'ni birbirine bağlayan bir enerji taşımacılığı güzergahı. Orta Doğu'daki gerginlik her tırmandığında petrol taşımacılığında aksama ihtimali, sigorta ve lojistik maliyetleri de gündeme geliyor. Riskli varlık piyasaları da jeopolitik gerginlik arttığında petrol fiyatları, dolar ve ABD tahvil faizlerindeki hareketleri birlikte fiyatlıyor.
ABD, askeri baskıyla ekonomik yaptırımları eş zamanlı sürdürüyor. AP'ye göre ABD Hazine Bakanlığı, Türkiye merkezli bir finans kuruluşu olan Golden Global Yatırım Bankası'nı yaptırım listesine aldı. ABD Hazine Bakanlığı, bu adımın İran hükümetinin kritik finansal kanallarından birini kapatmaya yönelik olduğunu açıkladı.
Bu açıklamaların Bitcoin(BTC) başta olmak üzere riskli varlık piyasalarına nasıl bir etki yapacağı henüz belirsiz. Orta Doğu'daki gerginlik ve Hürmüz Boğazı meselesi enerji fiyatlarını ve yatırımcı psikolojisini etkileyebilir; ancak fiili bir vuruşun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve nükleer tesislerdeki faaliyetin durumu ayrı açıklamalarla henüz doğrulanmadı.
Yorum 0