Şirketlerin sadece Bitcoin(BTC) satın alıp beklemekten ibaret bir stratejiyle dijital varlık tutmasının yetersiz kaldığı yönünde uyarılar yapılıyor. Özellikle Bitcoin’in fiyat artışını umut ederek kullanılmadan hareketsiz duran varlıkların hem şirketler hem de genel kripto ekosistemi açısından faydalı olmadığı belirtiliyor.
Bu görüş, dijital varlık altyapısı ve strateji şirketi olan ‘21Vault’ Başkanı Mike Maloney tarafından dile getirildi. Maloney, kısa süre önce yayımladığı bir yazıda, kurumsal dijital varlık kasası anlamına gelen Digital Asset Treasuries (DAT) modelinde artık yeni bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini savundu. Ona göre, “Bitcoin al ve tut” anlayışıyla hareket eden DAT 1.0 modeli artık yetersiz ve *riskli*. Maloney bu nedenle, şirketlerin DAT 2.0 anlayışına geçmesi gerektiğini ileri sürüyor.
DAT modeli ilk olarak 2020’de Strategy (eski adıyla MicroStrategy) tarafından büyük miktarda Bitcoin alımıyla gündeme gelmişti. Şu anda şirketin elindeki Bitcoin miktarı 8 milyar doları (yaklaşık 11,8 trilyon TL) aşmış durumda. Bu modele birçok şirket de uyum sağlayarak kripto varlıkları büyük miktarda alıp, daha sonra halka açık başka şirketlerle birleşerek dolaylı yatırım alma yolunu benimsedi.
Ancak Maloney, bu tip yalnızca alım ve bekleme stratejisinin piyasa durgunluklarında hissedarların beklentilerini karşılamadığını vurguluyor. Üstelik bu durum dijital varlık piyasasının ihtiyaç duyduğu *sabırlı sermaye(patient capital)* tipi yatırımı da sağlayamıyor. Maloney şu sözlerle dikkat çekiyor: “Bitcoin alıp bir kenara koymak bir strateji değil, neredeyse ‘terk etmekle’ eşdeğer.” Ayrıca, yalnızca Bitcoin fiyatlarının yükseleceğini varsayarak yapılan planların ise spekülatif kaldıraçlı işlemlerden öteye geçemeyeceğini, bunun da sağlam bir finansal strateji olmadığını belirtiyor. Maloney, bazı yasal düzenleyici bölgelerde bu stratejinin şirketleri yatırım şirketi statüsüne sokabileceğinden, *uyum riskleri (compliance risk)* de barındırdığını hatırlatıyor.
Maloney’nin önerdiği DAT 2.0 modeli, yalnızca dijital varlıkları elde tutmakla sınırlı olmayan bir strateji. Bu yaklaşımda, Bitcoin gibi varlıklar doğrudan yeniden ekosisteme yatırılıyor. Böylece likidite, istikrar ve teknolojik inovasyon desteklenerek tüm sistemin gelişimi teşvik ediliyor. Maloney, “Bitcoin’in daha fazla benimsendiği ve kullanıldığı bir ortamda fiyatı da yüksek olma potansiyeline sahiptir” diyerek, *ekosistem güçlendirmeye dayalı yatırım stratejisinin* hem hissedarlar hem de ağ için kazanç sağlayacağını savunuyor.
Bu strateji kapsamında, dijital varlıklar madencilik, saklama hizmetleri (custody), ödeme sistemleri, kredi verme ve likidite altyapısına *yeniden yatırım* amacıyla kullanılabilir. Bu da geleneksel finans sistemindeki bankaların sağladığına benzer şekilde, uzun vadeli ve dayanıklı sermaye (“slow capital”) sunmuş olur. Maloney’ye göre örneğin JPMorgan veya Goldman Sachs gibi büyük kurumlar trilyonlarca dolar değerindeki fonlarla çalışıyor ve bu sayede sistemin sürekliliğini sağlıyor. Kripto dünyasının da gerçek bir finans sistemi olarak gelişebilmesi için bu tarz ‘yavaş ve dayanıklı sermayeye’ ihtiyacı var. Maloney’e göre DAT modeli, bu ihtiyacı karşılamak için en uygun araç konumunda.
Maloney ayrıca DAT ile geleneksel yatırım biçimleri olan girişim sermayesi (VC) ve hedge fonlar arasında da önemli farklar olduğunu belirtiyor. Örneğin, hedge fonlar genelde yılda %10 ila %15 arasında getiri hedeflerken, bu hedeflere ulaşılamadığı zaman yatırımcılar sermayelerini çekebiliyor. Girişim sermayesi fonları ise genellikle yatırımlarını 5 yıl içinde exit (çıkış) yoluyla geri alma hedefiyle çalışıyor. Bu nedenle, bu tip fonlar *kripto ekosistemi için uzun vadeli sürdürülebilir* sermaye sağlayamıyor.
Buna karşılık DAT, şirketlerin uzun vadeli finans stratejilerinin bir parçası olduğundan daha güçlü bir zaman perspektifiyle hareket edebiliyor. Özellikle iş ispatı (proof-of-work) temelli Bitcoin gibi ağlar için teknik yatırım ve altyapı desteği kritik önem taşıyor. DAT tipi yapılar, bu gereksinimi sağlayabilir.
Maloney son olarak şunun altını çiziyor: “DAT 2.0 sadece bir kripto varlık saklayıcısı değil, aynı zamanda ekosistemin *finansal altyapısı* haline gelmeli.” Böyle bir yaklaşım hem Bitcoin’in olgunlaşmasına katkı yapar hem de yatırımcılara daha *istikrarlı bir getiri modeli* sunar.
Sonuç olarak, kurumsal dijital varlık stratejilerinin yalnızca Bitcoin’in yükselmesini beklemekle sınırlı kalmayıp, doğrudan ekosistem ile etkileşim içinde olacak şekilde evrilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Yorum 0