테더(USDT) tarafından desteklendiği bilinen kripto ödeme servisi ‘Oobit(우빗)’, kripto paraların doğrudan banka hesabına gönderilmesini sağlayan ‘kripto-to-bank’ havale özelliğini kullanıma açtı. Uygulamanın kullanım alanı, şimdiye kadar ağırlıklı olarak mağaza ödemeleri ve kişiden kişiye(P2P) transferlerle sınırlıyken, bu hamleyle birlikte ‘nakde çevirme(off-ramp)’ tarafına da genişlemiş oldu. Böylece zincir üzerindeki(on-chain) varlıkları geleneksel finansal ağlara bağlama yarışı daha da kızışıyor.
Oobit, Cointelegraph ile paylaştığı açıklamada, kullanıcıların ‘öz saklama(self-custody)’ cüzdanlarında tuttukları dijital varlıkları göndererek alıcının banka hesabına yerel ödeme ağları üzerinden para yatırılacak şekilde sistemi tasarladığını belirtti. Avrupa’da tek euro ödemeleri alanı SEPA, Amerika Birleşik Devletleri’nde ACH(otomatik takas sistemi), Meksika’da ise SPEI(banka arası elektronik ödeme sistemi) gibi yerel ödeme raylarının kullanıldığı, bu sayede hem takas hızının hem de erişilebilirliğin artırıldığı ifade edildi.
Hesaplara geçecek para birimi olarak dolar, euro, Meksika Pezosu ve Filipin Pezosu destekleniyor. Gönderilebilen kripto varlıklar arasında Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH), Tether(USDT), USD Coin(USDC), EURC, EURR gibi stabil kripto paralar da yer alıyor. Bunun yanında Ripple(XRP), BNB(BNB), Solana(SOL), Cardano(ADA), Dogecoin(DOGE) gibi önde gelen token’ların geniş bir yelpazede desteklenmesi, ‘gönderilebilen kripto setini’ büyüten dikkat çekici bir unsur olarak öne çıkıyor.
Oobit, kullanıcıların işlemi onaylamadan önce, cüzdandan çıkacak kripto miktarıyla alıcı banka hesabına geçecek itibari para karşılığını aynı anda görebildiğini vurguluyor. Ayrıca geleneksel ‘muabir(bankalar arası) kanal’ yerine her ülkede yerel ödeme ağları üzerinden yönlendirme yapılmasını önemli bir ayrıştırıcı özellik olarak sunuyor. Bazı rakip hizmetlerde ödeme sırasında harici bir off-ramp sağlayıcının arayüzüne geçmek gerekirken, Oobit tüm para transferi sürecini uygulama içinde ‘yerel(native)’ bir deneyim olarak sunduğunu ekliyor.
Bu yeni özellik, borsa ve fintech şirketlerinin ‘kriptodan banka mevduatına geçiş’i mümkün kılan off-ramp pazarına ağırlık vermesiyle aynı döneme denk geliyor. Oobit, özellikle varlıkları merkezi borsalara yatırmaya gerek kalmadan, öz saklama cüzdanından doğrudan banka hesabına uzanan bir ‘ödeme katmanı’ hedeflediğini belirtiyor. Bu da kullanıcı açısından, fonların saklayıcısı olma kontrolünü kaybetmeden, ihtiyaç duyulduğunda hızlı ve doğrudan bir nakde dönüşüm kanalı anlamına geliyor.
Sistemin arka planı, merkeziyetsiz teknoloji altyapısı şirketi Distributed Technologies Research(DTR) tarafından sağlanan bir ödeme bağlantı ağına dayanıyor. DTR, Oobit’in cüzdan arayüzünü farklı ülkelerdeki yerel ödeme ağlarına bağlayan katman olarak çalışıyor. DTR, 2018’de kurulan ve halka açık bir dijital varlık platformu olan Bakkt’ın(Bakkt) satın almak üzere anlaşmaya vardığı şirket konumunda.
DTR kurucusu ve aynı zamanda Bakkt CEO’su Akshay Naheta(악샤이 나헤타), “Dijital varlık platformları ile geleneksel finans sistemini birbirine bağlayan altyapı, daha geniş çaplı benimsenmenin ‘temeli’ durumunda” dedi. Oobit’in kurucu ortağı ve CEO’su Amram Adar(암람 아다르) ise, “Son kullanıcıyla kurulan ilişki, cüzdanın saklama yapısı ve işlem deneyiminin tamamı Oobit içinde kaldığı için, geleneksel off-ramp modellerinden ayrışıyoruz” ifadesini kullandı.
Yapıya bakıldığında, kullanıcı fonları banka havalesi başlatılana kadar Oobit’in cüzdan altyapısında tutuluyor; transfer talimatı verildiğinde sadece ödeme işlemini yürütmek üzere DTR’ye aktarılıyor. DTR, alıcı banka hesabına transferi gerçekleştiren teknik araç rolünde ve Oobit’in açıklamasına göre yatırım ya da takdiren fon tutma amaçlı bir pozisyon almıyor. Ayrıca Oobit önce ‘kripto → dolar’ dönüşümünü gerçekleştiriyor, ardından bu dolar karşılığı tutarı Tether(USDT) biçiminde DTR’ye iletiyor; DTR ise söz konusu USDT’yi yerel para birimine çevirerek son takası tamamlıyor.
Oobit daha önce Tether desteğini kamuya açıklamıştı. Bu nedenle, yeni servisin ‘en büyük stabil kripto para ihraççısının’ ekosistemiyle doğrudan bağlantılı olması piyasada yakından izlenen bir gelişme niteliğinde. Stabil kripto paraların sınır ötesi takas ve ödeme alanında ağırlığını artırdığı mevcut ortamda Oobit, öz saklama cüzdanına odaklanan kullanıcı deneyimiyle pazarda daha güçlü bir konum elde etmeyi hedefliyor.
CEO Amram Adar, bu servisin DTR’nin desteklediği tüm ülkelerde ‘genel geçer’ bir şekilde açık olduğunu, yani yalnızca belirli ülkelere yönelik pilot aşaması bulunmadığını belirtti. Bununla birlikte dolar transferlerinin şu an için yalnızca Amerika Birleşik Devletleri içi yerel akışlarla sınırlı olduğunun altını çizdi.
Transfer için alt limit, bölgeye göre yaklaşık 10 euro(11,70 dolar civarı) ile 100 dolar(ortalama 144.000 won karşılığı) arasında değişiyor. Üst limit ise yaklaşık 50.000 dolar(yaklaşık 72,05 milyon won) düzeyine kadar çıkabiliyor.
Ücret yapısında Oobit ve DTR ayrı ayrı pay alıyor. Oobit tarafında, sabit 1 dolar(ortalama 1.000 won) ya da işlem tutarının %1’i arasından yüksek olan rakam ücret olarak uygulanıyor. Buna ek olarak ‘kripto → dolar’ dönüşümü sırasında yaklaşık %0,5 düzeyinde bir spread(kur farkı) eklenebileceği belirtiliyor. DTR ise para birimine göre 0,65 cent ile 2 euro arası sabit ücret veya %0,65–%1 bandında değişen oransal ücret almayı planladığını ifade ediyor.
Bu sırada geleneksel finans kurumları ve fintech şirketleri de stabil kripto paraları düzenlenmiş ödeme sistemlerine entegre etme adımlarını hızlandırıyor. Visa, kurumsal müşteriler için USD Coin(USDC) tabanlı takas ve stabil kripto ödeme çözümlerini genişletirken, Crypto.com, Circle’ın API altyapısını kullanarak USDC cüzdanları ile banka dolar transferlerini birbirine bağlayan bir yapı sunmuştu. Ödeme altyapılarıyla uyumlu regülasyon ve ‘uyum(compliance)’ çözümlerinin giderek sıkı biçimde iç içe geçmesi, bu alandaki dönüşümü hızlandıran bir diğer etken olarak öne çıkıyor.
Sonuçta kritik soru, kullanıcıların zincir üzerindeki varlıklarını bankacılık sistemine ‘ne kadar az sürtünmeyle’ taşıyabileceği üzerinde yoğunlaşıyor. Stabil kripto paralar ve öz saklama cüzdanları etrafında sertleşen off-ramp rekabeti, 2026 itibarıyla ödeme pazarındaki güç dengesini, hem kullanıcı deneyimini geliştiren hem de regülasyonlara uyumlu çözümler sunan oyuncular lehine çevirebilir.
Yorum 0