Stablecoin işlem hacminin 10 yıl içinde 1.500 kentilyon dolara (1.5 quadrillion) kadar çıkabileceği öngörüsü gündeme geldi. Bu rakam, bugün tahmin edilen küresel sınır ötesi ödeme hacmini aşan bir seviyeye işaret ediyor ve stablecoin pazarının büyüme hızını ile ‘ödeme altyapısı’ olarak potansiyelini göstermesi açısından dikkat çekiyor.
Blockchain analiz şirketi Chainalysis, 5’inde (yerel saatle) yayımladığı raporda, düzeltilmiş stablecoin işlem hacminin 2025’teki 28 trilyon dolardan 2035’te 719 trilyon dolara çıkabileceğini hesapladı. Bu tahmin, yalnızca ‘organik büyüme’ varsayımıyla oluşturulmuş durumda.
Chainalysis, iki ek katalizör devreye girdiğinde bu hacmin çok daha yukarı taşınabileceğini belirtiyor. İlk unsur, baby boomer kuşağının sahip olduğu 100 trilyon doların üzerindeki varlığın, kriptoya daha sıcak bakan genç nesillere devredileceği ‘nesiller arası servet transferi’. İkincisi ise stablecoin’lerin mevcut ödeme ağlarının yerini alarak fiili ‘temel ödeme altyapısı’ konumuna yükselmesi.
Şirket, “Bu iki etkiyi de hesaba kattığımızda 2035’teki stablecoin işlem hacmi 1.500 kentilyon dolara yaklaşabilir ve bu rakam, bugün yaklaşık 1.000 trilyon dolar olduğu tahmin edilen küresel sınır ötesi ödemelerin üzerine çıkabilir” değerlendirmesini yaptı.
Avustralya merkezli kripto borsası BTC Markets’in kripto analisti Rachel Lucas, bu projeksiyonu Cointelegraph’e değerlendirirken, “1.500 kentilyon dolar, temel senaryo değil, üst bant tahmini” ifadesini kullandı. Ancak Lucas, ‘abartılı’ görülebilecek bu seviyenin tamamen ulaşılamaz olmadığını savunarak, “Büyüme hızı giderek artıyor, bu yüzden imkânsız bir rakam değil” dedi.
Lucas, burada bahsedilen işlem hacminin, piyasada gerçekten var olan varlık miktarını değil, ‘paranın ne kadar sık el değiştirdiğini’ gösteren bir gösterge olduğunun altını çizdi. Aynı 1 doların, gün içinde onlarca kez mutabakat için kullanılabileceğini hatırlattı.
Analist, altyapı cephesinde ise henüz ‘kurulum aşamasında’ olunduğunu vurguladı. Lucas’a göre Stripe’ın Bridge satın alması ve Mastercard(MA)’ın BVNK ile ortaklığı, deneysel pilotlar değil, doğrudan ‘ticari bahis’ niteliğinde hamleler. Lucas, ABD’de gündemde olan ‘GENIUS yasasının’ düzenleyici netlik sağlaması halinde kurumsal katılım hızının bugünkünden çok daha yüksek olabileceğini de ekledi.
Chainalysis’in analizi, genç kuşakların kripto varlıklara olan ilgisiyle de örtüşüyor. OKX’in Ocak ayında ABD’de yaptığı ankete göre Z kuşağının yüzde 40’ı, Y kuşağının (millennial) ise yüzde 36’sı bu yıl kripto varlık faaliyetlerini artırmayı planladığını söyledi. Baby boomer kuşağında bu oran yalnızca yüzde 11’de kaldı.
Kurumsal tarafta da benimseme ivme kazanıyor. EY-Parthenon’un Eylül’de yayımladığı rapora göre, dünya genelindeki finans kurumları ve şirketlerin yüzde 13’ü halihazırda stablecoin kullanıyor. Stablecoin kullanmayan kurumların yüzde 54’ü ise önümüzdeki 12 ay içinde bu alana girmeyi planladığını belirtiyor.
Stablecoin’ler, kripto para piyasasındaki dalgalanmayı sınırlarken aynı zamanda ‘ödeme’ ve ‘havale’ amacıyla kullanılabildikleri için ekosistemin başlıca ‘büyüme motoru’ olarak görülüyor. Ancak 1.500 kentilyon dolarlık tahmin ‘uç senaryo’ niteliği taşıyor; gerçek pazar büyüklüğünün, önümüzdeki yıllarda düzenleyici çerçevenin netleşme hızına ve kullanıcı ile kurumların benimseme temposuna bağlı olarak önemli ölçüde farklılaşabileceği belirtiliyor.
Yorum 0