ABD'de ikinci el konut satışları temmuzda bir önceki aya göre yüzde 1,7 azalarak yıllıklandırılmış bazda 4,06 milyon adede geriledi. Geçen yılın aynı ayına kıyasla satışlar yüzde 0,7 artmış olsa da, yüksek konut fiyatları ve mortgage faizleri piyasadaki toparlanmayı sınırlamaya devam ediyor.
ABD Emlakçılar Birliği (NAR) 11'inde açıkladığı verilere göre temmuz ayı ikinci el konut satışları, piyasanın beklediği yıllık 4,05 milyon adetlik tahmini hafifçe aştı. Ancak satışların bir önceki aya göre yeniden düşüş göstermesi, kalıcı bir toparlanma sinyali vermedi.
Temmuzda ikinci el konutların medyan satış fiyatı 434.100 dolar olarak kaydedildi; bu rakam geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2 artışa işaret ediyor. Satış hacmi düşerken fiyatların yükselmeye devam etmesi, konut almak isteyen hane halklarının üzerindeki maliyet baskısının sürdüğünü gösteriyor.
İkinci el konut satışları, yeni inşa edilen konutlar hariç olmak üzere daha önce sahibi bulunan konutların el değiştirme hacmini ölçen bir gösterge. Yıllıklandırılmış rakam ise ilgili ayda gözlenen satış hızının bir yıl boyunca aynı şekilde süreceği varsayımıyla hesaplanıyor.
Freddie Mac, 6 Ağustos'ta (yerel saatle) açıkladığı verilerde ABD'de 30 yıllık sabit faizli konut kredilerinin ortalama faizinin yüzde 6,69'a ulaştığını bildirdi. Bu oran, bir önceki haftanın yüzde 6,66'sını ve geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 6,63'ünü aşarak yaklaşık bir yıl sonra görülen en yüksek seviyeye işaret etti.
Temmuz ayı satış verileri ile 6 Ağustos'taki mortgage faizi farklı tarihlere ait ölçümler. Bu nedenle temmuzdaki satış düşüşünü doğrudan yüzde 6,69'luk tek bir orana bağlamak güç olsa da, yüzde 6'nın üst bandında seyreden faizlerin konut alım gücünü baskıladığı açık.
ABD'de 30 yıllık sabit faizli kredi, alıcıların uzun vadede aynı oranı kullandığı en yaygın mortgage ürünü. Faizler yükseldiğinde aynı tutarlık bir kredi için aylık geri ödemeler artıyor, bu da alıcıların bütçesine uygun konut fiyat aralığını daraltıyor.
Düşük faizle kredi kullanmış olan mevcut ev sahipleri için bu krediden vazgeçmek de ayrı bir yük. Yeni bir ev almak isteyen bu kişiler daha yüksek faizli bir krediye geçmek zorunda kalacağından, evlerini satışa çıkarmıyor ve piyasada 'satıcı kilitlenmesi' olarak adlandırılan bir durum ortaya çıkıyor.
High Frequency Economics Baş Ekonomisti Carl Weinberg(Carl Weinberg), Fortune'a yaptığı açıklamada “zaten evi olan kişilerin satacak gücü yok” dedi ve “pandemi döneminde çok düşük faizle kredi kullananlar bu krediden vazgeçemiyor” diye ekledi. Weinberg'in sözleri, mevcut ev sahiplerinin satışa çıkarmadığı konutların hem stoku hem de işlem hacmini aynı anda sınırladığına işaret ediyor.
Fortune'un haberine göre temmuz ayında gerçekleşen ikinci el konut satışlarının yüzde 29'unu ilk kez ev alanlar oluşturdu. Elinde satacak bir evi olmadığı için yeni konut alımını başka bir kredi ya da birikimle finanse etmek zorunda kalan bu grubun, yüksek faiz ve fiyatlardan daha ağır etkilendiği değerlendiriliyor.
Yeni konut piyasasındaki güven de zayışadı. Ulusal Ev İnşaatçıları Birliği (NAHB), temmuz ayında inşaat şirketlerinin güven endeksinin 34'e gerilediğini açıkladı.
Bu endeksin 50'nin altında kalması, önümüzdeki döneme ilişkin satış koşullarını olumlu görenlerden çok olumsuz görenlerin çoğunlukta olduğu anlamına geliyor. Birlik, yüksek mortgage faizlerinin yanı sıra arsa ve malzeme maliyetlerini, kalifiye işgücü eksikliğini de baskı unsurları arasında sıraladı.
ABD konut piyasası ve mortgage faizleri, tüketici harcama koşullarını ve uzun vadeli faiz seyrini izlemek için başvurulan makro göstergeler arasında yer alıyor. TokenPost daha önce mortgage faizlerindeki yükseliş ile kredi başvurularındaki düşüşün eş zamanlı gerçekleştiği gelişmeyi aktarmıştı.
Mortgage talebindeki düşüşün Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) üzerinde doğrudan bir etkisi bulunduğu şu an için teyit edilmiş değil. Yine de konut kredisi faizleri ile kripto para piyasası, ABD'deki uzun vadeli faiz seviyeleri ve enflasyon beklentileri gibi bazı ortak makro değişkenlerden etkileniyor.
Yorum 0