ABD'nin en büyük uzun vadeli devlet tahvili ETF'si iShares 20+ Yıl Vadeli ABD Hazine Tahvili ETF'si (TLT), 17'sinde (yerel saatle) yüzde 0,8 değer kaybederek 81,35 dolardan kapandı. Bu seviye, Haziran 2004'ten bu yana yani yaklaşık 22 yılın en düşük noktasına işaret ediyor. MarketWatch'ın haberine göre, fonun yıl başından bu yana kaybı yüzde 6,6'ya ulaştı.
TLT, vadesine 20 yıldan fazla süre kalan ABD Hazine tahvillerine yatırım yapan başlıca uzun vadeli borsa yatırım fonu olarak biliniyor. Fonu yöneten BlackRock(BLK), ürün verilerinde TLT'nin kalan vadesi 20 yılı aşan ABD Hazine tahvili endeksini takip ettiğini belirtiyor. iShares verilerine göre 31 Temmuz itibarıyla fonun net varlık büyüklüğü 41,54 milyar dolar, 30 günlük SEC getirisi ise yüzde 5,14 olarak kaydedildi.
Tahvil fiyatındaki düşüş, getirilerdeki yükselişle paralel ilerliyor. Uzun vadeli tahvil almak isteyen yatırımcılar daha yüksek faiz talep ettikçe, elde tutulan mevcut tahvillerin fiyatı geriliyor. Faiz indirimi beklentisi sürse de uzun vadeli tahvil fiyatlarının toparlanamamasının arkasında artan arz baskısı yatıyor.
ABD hükümeti bütçe açığını kapatmak için tahvil ihracına devam ediyor. Piyasaya sürülen tahvil miktarı arttıkça yatırımcılar, parayı daha uzun süre bağlamanın karşılığında daha yüksek getiri istiyor. Bu süreçte uzun vadeli tahvillerin getirisi, kısa vadeli tahvillere kıyasla daha sert dalgalanabiliyor.
Büyük teknoloji şirketlerinin borçlanması da aynı piyasada fon rekabetini kızıştırdı. Reuters'ın LSEG verilerine dayanarak aktardığına göre Amazon(AMZN), Alphabet(GOOGL), Meta(META) ve Oracle(ORCL), 7 Temmuz'a kadar 2026 yılında toplam yaklaşık 194 milyar dolarlık tahvil ihraç etti. Bu rakam, 2025'in tamamında gerçekleşen yaklaşık 108 milyar dolarlık ihracın yüzde 79 üzerinde.
Şirketlerin borçlanma gerekçesi, yapay zeka(AI) altyapı yatırımlarıyla doğrudan bağlantılı. Reuters'a göre Alphabet(GOOGL), Amazon(AMZN), Microsoft(MSFT) ve Meta(META), nisan ayında AI harcamalarını yavaşlatmayacaklarının sinyalini verdi; bu dört şirketin bu yılki toplam harcamasının 700 milyar doları aşması bekleniyor. Ancak bu rakamın, şirketlerin açıkladığı yatırım yönü ile piyasa verilerine dayanan bir tahmin olduğu, gerçekleşen harcamanın şirket bazında farklılık gösterebileceği belirtiliyor.
AI altyapı yatırımları veri merkezi, çip, enerji tesisi ve bulut sunucu kapasitesinin genişletilmesini kapsıyor. Büyük teknoloji şirketleri bu yükü yalnızca iç nakit akışıyla karşılamak yerine, çoğunlukla şirket tahvili ihracıyla birlikte fon topluyor. Devlet tahvili ile yüksek kaliteli şirket tahvillerinin aynı anda yatırımcı fonlarını çekmesi, uzun vadeli fonlamanın fiyatı olan faiz oranlarında baskı yaratıyor.
Yatırımcılar açısından devlet tahvili ile şirket tahvilinin göreli cazibesi karşılaştırma konusu haline geliyor. Devlet tahvilinde kredi riski düşük olsa da artan arz fiyat baskısını büyütebiliyor; şirket tahvillerinde ise kredi spreadi ve şirketlere özgü yatırım planları birlikte değerlendirilmesi gereken unsurlar. Vade uzadıkça faiz değişiminin fiyata etkisi de büyüyor.
ABD'deki uzun vadeli faiz seyri, diğer piyasalardaki yatırımcılar için de ayrı bir değişken oluşturuyor. ABD'de uzun vadeli faizlerin yüksek seyretmesi dolar varlıklarının iskonto oranını yukarı çekebiliyor, bu da teknoloji hisseleri ve yüksek riskli varlıkların fiyatlamasını etkileyebiliyor. Kripto para piyasasında daha önce ABD'deki istihdam yavaşlaması ve Fed'in faiz patikasının, riskli varlık tartışmalarında bir değişken olarak öne çıktığı yönünde değerlendirmeler de yapılmıştı.
Ancak bu uzun vadeli tahvil düşüşünün Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH), Ripple(XRP) ve Solana(SOL) fiyatlarına doğrudan nasıl bir etkisi olacağı ayrıca teyit edilmesi gereken bir konu. Bu haberde doğrulanan gelişmeler şunlar: ABD uzun vadeli tahvil ETF'sinin fiyatındaki düşüş, ABD hükümetinin tahvil arzı yükü ve büyük teknoloji şirketlerinin tahvil ihracındaki belirgin artış.
Yorum 0